din


  1. "din, insanın allah ile olan bir meselesidir.''

    lev nikolayeviç tolstoy

    bu meselenin arasına kontak yapanlar, bu meseleyi yerden yere vuranlar, bu meseleyi siyasi ve içtimai çıkarına alet edenler, meseleyi alaya alanlar, meselenin içeriğini değiştirenler, sâfi suyu bulandırır gibi bulandıran ve bulanıktan nemalananlar, meseleyi tüccar hissiyatıyla ele alacak olanlar, meseleyi içinden çıkılamaz hale getirenler var ve ilelebet olacaktır. küfre, inançsızlığa ve düşmanlık besleyen kişi veya kişilere ''sermaye'' meselenin sahiplerinden verilir. inanç sahipleri inançsızlara sermaye olur ve verilen sermaye kendilerine silah olarak kullanıldığında silaha zırh tutacak selahiyete sahip değiller.

    inananların yüreğinde, inançsızların hedef tahtasındadır.

    eski dilde; deli. belki de ondandır islam dini için; ''akıl değil nakil dinidir'' denilmesi. nakil diyenlere gelsin; sen düşünme ayı!

    meselesinin içine çomak sokanlar ve araya bir şey koyanlardan çok çekeceğiz.
  2. din insanın dünya ile olan meselesidir.yaşama karşı "hepsi bu kadar olamaz?!" deyişidir.din insanın ölümden korkması ve kendini güzel masallarla avutmasıdır.
    aslında din aklıselim insanların bir hayvan sürüsünden bir medeniyet yaratmaya çalışmasıdır. din bir çok şey ve hiç bir şeydir. vicdandan ötesi yalandır.
    gene de ateist olmak çok zor.soğuk ve yalnız. güvenecek bir yüce güç bulamamak, dua edip ümit edememek, ölümden sonra sevdiklerimle buluşurum hayali kuramamak ve haksızlıkları acımasızlıkları şikayet edecek o yüce merciiye asla şikayeti ulaştıramamak demektir.
    en nihayetinde dinler hep güzel şeyleri öğütler. keşke bütün insanlarda tanrı korkusu tanrı sevgisi ve inancı (en azından bunlardan biri) olsa...o zaman cennete de ihtiyaç kalmazdı belki.
  3. inanç vicdanla alakalıdır. kurumlarla ilgili değil. kurumsallaşan herşey bir sermaye ve hiyarşik yapılanma oluşturmaya başlar bu da inancı politik bir aygıta dönüştürür.
  4. eğer allah gerçekten bizi kâle alıp bir din yolladıysa kitaplarda yazandır. yok; tam tersi ise insanın egosundan, korkusundan ortaya çıkardığıdır.
  5. din toplumun afyonudur.(*:karl marx) inanıyorsanız din adamlarına, topluma, şeyhlere, hocalara değil, okuduğunuza inanın. kitabı yoksa dininizin halkı sömüren din adamlarına değil, imkanı olmasına rağmen onu reddederek fakir yaşayan dindarlara inanın. okumadan veya sağlam bir kaynaktan öğrenilmeyen bir din afyondur. sizi koyundan farksız yapar.

    neydi islamdaki ilk emir? oku!!
  6. devlet işlerinden ayrı tutulması gereken , insanları sömürmek amaçlı kullanılmaması gereken,dünya üzerinde yüzlerce bulunan inançlara verilen genel addır.
  7. fakirleri isyan ve ayaklanmalardan uzak tutan, zenginlerin kesesini dolduran bir tür afyon.
  8. dünya üzerinde yapılmış savaşların iki sebebinden birisidir. diğeri için (bkz: ırkçılık)
  9. din olayının detaylarına inip tartışabileceğimiz çok yönünün olduğunu sanırım hepimiz biliyoruz. benim tespitim ise olaya genel bir bakış açısıyla bir nevi denkleme dökerek düşüncelerimi anlatmak. şunu da söylemek isterim ki kendi kendime veya çevremde bu tezime her hangi bir antitez bulabilmiş değilim.

    denklem = maliyet<=> olaydan sonraki tatmin düzeyimiz (fayda)
    şimdi basit denklemle ilgili bir kaç örnek vereyim.

    örnek
    bir salı akşamı tek başınıza sinemaya gidiyorsunuz. gittiğiniz filmi beğenmiyorsunuz. peki bu filmi neden beğenmediğinizi hiç düşündünüz mü? çünkü beynimiz istem dışı bu olay için yaptığımız maliyetleri tartarak bir beklentiye giriyor. film sonunda bu maliyet ile elde ettiğimiz keyfi karşılaştırıyor ve mutluluk veya mutsuzluk dediğimiz şey ortaya çıkıyor. ( belki bunun bilimsel açıklamaları farklı şekillerde yapılır. cahilliğimi mazur görün )
    şimdi bu sinema işi için girdiğimiz maliyetler neler? 1- zaman 2- para 3-örneğin varsa "of be şu dandik filme gideceğime, arkadaşlarla takılırdım" düşüncesi bu örnek için 3. maliyetimizi saymayalım. ne dedik? 1 zaman 2 para. ikisinin toplamı için kendi beynimizde oluşan bir katsayı verelim atıyorum 5 olsun. şimdi beğenmediğimiz filmin sonunda keyfe yine kendi beynimiz puan versin: 3. ne oldu? girdiğimiz maliyet sinema sonunda aldığımız keyiften düşük puanlı olduğu için mutsuz olduk. eğer filmi sevseydik mutlu olabilirdik veya bilet bedava gelmiş olsaydı da mutlu olabilirdik. bu basit örnekle bile olayı dallandırıp budaklandırabiliriz ama böyle olsun istemiyorum, devam edelim. peki bu örneği dine nasıl bağlayabiliriz? buda basit.

    maliyet<=> olaydan sonraki tatmin düzeyimiz (fayda) denkleminde maliyet yerine dinlerin gerekliliklerini yazalım örneğin kurban kesmek, pazarları kiliseye gitmek, dans etmek, diş fırçalamak. fayda kısmına ise şu anda popüler olan dinlerin ödülünü yani cennette sonsuz mutluluğu yazalım. şimdi beynimiz gibi düşünelim denklemin sol tarafındaki maliyetlerin toplamı kaç atıyorum 3+8+6+4=21 olsun sağ tarafı ne zaman geçebilir? hiç bir zaman demek ki neymiş din iyiymiş, din güzelmiş.

    böyle basit bir düşünce benimkisi.
  10. din için özgürlüklerden dem vuranlar dine inanma özgürlüğünü pek sallamazlar, e hani özgürlük? yok, o sadece bana.