1. zamanında benimsediği dinin doğruluğuna artık inanmamaktır

    islami açıdan bakacak olursak bunu yapan insan, pek tabii cehennemliktir. bunun yanında öldürülmesi gerektiği görüşünü kabul eden önemli bir kısım da vardır, ki işin aslı da zaten böyledir.

    ama burada önemli bir sıkıntı var.
    bir dindarı düşünelim örneğin, gerçekten dinine bağlı.
    ve bir kitap okuyor. bu kitap dininin doğru olmadığını iddia eden bir kitap ve ikna edici.
    kitabı okuyan dindar da bu iddialara cevap veremiyor ve ikna oluyor. böylece inancı sarsılıyor.
    belki zamanla tamamen dinden çıkıyor.

    şimdi,
    ikna olmak kişinin elinde olan bir durum değildir. (aslında zaten inanıyor olması gibi)
    ve insan ikna olma yeteneğine sahiptir, böyle olmasa o dine hiç inanmayacaktı. ayrıca yine insan, sabit bir fikri korumaktansa dinamik bir zihin olmaya daha çok meyillidir. zaten bu sabit olmama ve sürekli değişim insanın doğasıdır ve engellenmesi mümkün de değildir.

    bu yüzden bu tür kitaplar (ve aslında işbu yazı) yasaklatılır ya da okunması kötü görülür. çünkü bunların gerçekten etkileme potansiyeli yüksektir. bu topa hiç girmemek "zihinleri bulandırmamak için" bu kitaplar şeytan olarak görülür.
    ve böylece insan sonsuz azaptan kurtulur.
  2. senin o ağzın neler diyor??

    *tanım koyalım da silinmesin.

    tanım: büyük vicdan muhasebeleri sonucu yapılabilecek bir davranıştır.
  3. dinden çıkmak, evden çıkmaya benzer...
    istemezsen çıkmazsın!
    bir seçimdir. tıpkı diğerleri gibi.
  4. islam dinine göre islam dininden çıkan mürteddir.
  5. din kavramını yorumlayış biçimiyle alakalıdır. dinin gelenekler bütünü olduğunu kavramış bünyelerce* çok da şeyedilmemesi gereken sorundur.
    şöyleki;
    misal satranç oynandığında, bir kanaat önderinin kendi mezhebini itikadi veya fıkhi olarak yorumlayıp, hadislerden kaynak gösterip, kendi dünyaya bakış açısıyla beraber harmanlayıp önümüze günah/mekruh olarak sunması tamamen zahiri bir tutumdur. artırıyorum materyalisttir. hiçbir idealist kaygı gütmeden, rasyonel temel olmadan, çeşitli fallacyler yaparak önümüze konmuş bir ge-le-nek-tir. bu geleneğin çağa uygun olup olmaması, olup olmamasının gerekliliği, a takımına seslenip b takımını sinirlendirmesi önemli değildir. biz tüm bunlara gelenek diyoruz.
    dinden çıkmak çoğunluğun anladığı manayla yanlıştır fakat dinin yorumlanış biçimi iyi kavrandığı taktirde sadece bir dalkavuğun kendi dünya görüşünün size empoze etmeye çalıştığı versiyonundan çıkarsınız. itikadi bir itizal yaşamazsınız. yaşatamazlar da zaten. sözün özü versiyonu güncellemek de elimizde internet kablosunu çıkarıp koca bir tabula rasayla hayatımıza devam etmekte.
    sde
  6. önce dine girmeyi gerektiren eylem. insan doğduğunda dinsizdir sonra herkes eninde sonunda fenerbahçeli olacaktır. şaka lan şaka eskişehirspor nickimizde olsa da neyse konuyu sapturmayalım.

    şimdi ben fetö ya da pkk terör örgütünden çıkabilir miyim. hayır neden hiç girmedim ki. neden gireyim beynim yıkanmış olsa girmiş olurdum istemsizce. sonra okusam düşünsem bu bataktan saçmalıktan çıkardım. insan girmediği boktan çıkamaz.
  7. küçüklüğünde zincirle bağlanan fillerin yetişkinlikte iple sandalyeye bağlasanız bile yerinden ayrılmayacağı söylentisi sosyal medyada çok dolanır. bilmiyorum doğruluğu nedir, fakat dinden çıkmak o sandalyeyi fırlatıp atmak gibidir.

    aslında düşünsel anlamda çıkmamak için kendini cahil bırakmaktan veya her öğrendiğini dine entegre etmeye çalışmaktan çok daha basit bir yoldur, fakat insan cehennemden korkmasa bile bunu vicdanına yediremeyebilir. sonuçta "tanrı bizi sever, tanrı bizi korur, x dini barış dinidir" diye yıllar geçirip buna inanan insanlarla bir arada bulunduysanız sonradan sizi seven birine el hareketi çekmiş gibi hissediyorsunuz, yalnızlık çöküyor. şayet ahiret inancını da kesmişseniz, çevrenizdeki inançlı insanlarla aranıza kimse hissetmese bile bir fark giriyor: hayatınızı ötedünya ideallerine ve idealistlerine emanet etmeme kararı. "burada olan burada kalır" diyorsunuz, bundan sonrasında iki seçeneğiniz var: ya gider ve yokluğa karışırsınız, ya da kalır ve savaşırsınız. arasını denemek yıllar boyu sürebilecek bir işkenceye davetiyedir.

    fakat dinden çıkmak o kadar büyük bir olay da değildir. tanrıya isyan etme sebebi benim gibi bir agnostiğin bile dinî argüman üreterek çözebileceği şeyler olan insanlar var. inandıklarını bilmemek yakıyor zaten bunca insanı. bir de herkesin bireysel çıkarım yapması sorunu var, modern tasavvufçusuyla ışidcisi arasındaki fark uçurum gibi bir şey. biri diyor "tanrı benim", biri diyor "tanrı senin ......." o yüzden önce gerçek islam ne ona karar versinler. tıpkı gerçek hristiyanlık gibi. zaten tanrıya neden inandıklarını da bilmiyorlar; yani tüm çelişik durumlara rağmen inanmayı seçenlere pek bir şey diyemem, çünkü yokluğunu ispat da edemeyiz çelişkili bulsak ve yanlışlasak bile, fakat inandığının mantıklı-tutarlı-doğru olduğunu savunanlar her şeyi eğip büküyorlar diye düşünüyorum. zaten o yüzden hepsi dinden çıkalı çok oldu fakat kendilerine müslüman deyince sorun bitti diye inandıklarından bunu fark etmiyorlar.
  8. bir arkadaşa bakıp çıkın kardeşim.
    malum o arkadaş zaten yoktur orada,
    ama siz yine de olmayan o arkadaşa bakacağınızı söyleyip dalın içeriye,
    baktınız ki ortam sizi açmıyor; o zaman ufaktan voltanızı alın.
    dışarıda kar yağıyor ve hava soğuk ama bol oksijen var,
    fazla oyalanmayın eğer bulamadıysanız aradığınız arkadaşı,
  9. tercih meselesidir. bununla birlikte
    hz. adem'le yani dünya'ya ilk gelen insanla başlayan dini inkar etmek demektir.
    hz. nuh'un gemisine binmek yerine binmemeyi tercih etmek, tufana yakalanmak demektir.
    hz. musa'nın peşine düşmek yerine ardında kalmak veya firavunun safına katılıp, küfürle boğulmak demektir.
    hz. lut'un uyarılarına kulak vermek yerine kendi bildiğini okumak ve azapla gölün dibine batmak demektir.
    hz. yunus'un sözlerine önem vermemek ve belki anlattıklarıyla alay etmek demektir.
    hz. isa'nın her şeye rağmen yaptığı elçilik vazifesini görmezden gelmek demektir.
    hz. muhammed'in peygamberliğini kabul etmemek demektir.
    tüm kustal kitapları, peygamberleri, melekleri, emir ve yasakları reddetmek demektir.

    tarih boyunca bunu yapan tüm insanların yaptıklarından bir hayır görmediklerini. çoğunlukla din sahibi olan allah'ın gazabına uğradıklarını tüm kutsal kitapların da teyidiyle bilmekteyiz.
    ilk başta dediğim gibi din tercih meselesidir. kimsenin kalbine ve zihnine hükmetmek kimsenin haddi değildir. ama bence çıkma kardeş. hangi dinden olursa olsun her insan hata yapabilir. ama allah hata yapmaz ve böyle bir hatayı affetmez.
  10. gerçekten dindar, muhafazakar bir ailede yetişmişseniz kolay olmayacaktır. kafanızda yıllar yılı yerleşmiş şemaları yıkmak, putlaşmış düşünceleri yerle bir etmek hiç kolay değildir, onlarca kitap, belgesel ve sorgulama krizi sonrasında bir gün bir an bunu fark edersiniz. "evet, ben hiçbir dine ait değilim."

    her kayıp gibi bunda da şok, inkar, kızgınlık, pazarlık, depresyon, kabullenme aşamaları yaşanır. evet, ben hiçbir dine ait değilim, dediğiniz o aydınlanma anı kabullenmeye denk gelir, artık içiniz rahattır, öfke dolu, kibirli, cezalandırıcı, çok fazla insan olan o tanrı yerine vicdanınız vardır.