1. toplumun yarattığı ve uyguladığı her türlü sisteme karşı çıkışını, bir fıçının içinde yaşayarak gösteren atinalı filozof.

    kendisiyle ilgili çok bilinen bir hikaye vardır.
    iskender bu değişik adamı çok merak eder ve bir gün içinde yaşadığı fıçıda onu ziyaret eder.
    o zamanlar dünyanın hakimi olan iskender, diogenes'e bir isteği olup olmadığını sorar
    diogenes, "evet var, gölge etme." diyerek o meşhur cevabını verir.

    enteresan bir kişiliği varmış okuduğum kadarıyla. bana kalırsa, keşke tüm günlerini fıçıda geçirmeseydi. belki kendisinden daha çok şey kalırdı bizlere.

    edit: drunkard seesheaven düzeltti. bahsettiğim konuşma diogenes fıçının yanındayken değil dere kenarında köpeğiyle güneşlenirken gerçekleşmiş.
  2. kinik ekolün en ünlü filozofu. atinalı kseneidas'ın kölesidir. yunan düşünüşüne en büyük katkısı kozmopolis fikridir. dünya vatandaşı olarak çevireceğimiz bu sözü sürgün olduğu için de söylemiş olabilir devletsiz toplum ideali için de söylemiş olabilir.

    uygarlaşmış toplumun eşitsizlik ve ayrımlarına karşıdır. parayı düşkünlük ve kötülük nedeni olarak görür, dolayısıyla zengin fakir ayrımına da karşıdır. laerteli diogenes'in doksografında "tek doğru toplum evren kadar geniş toplumdur." sözüne rastlarız. bu sözü barker, greek political theory kitabında mülkiyet karşıtı olarak yorumlar. her şeyin tanrılara ait olduğunu söylediği için bu yorum gayet mantıklıdır.

    her konuda eşitliği savunan diyojen, bilge cahil ayrımı yapar. bilgeliği antisthenes gibi koşullara bağlamaz ve kinikçe bir sade yaşamı vurgular. gündüz vakti mum yakıp insan arıyorum demesi ve toplanan halka insan arıyorum bayağı kimseler diye çıkışması, elitist bir kamplaşma yarattığının örneğidir.

    foucault'nun biyopolitikayı açıklamakta kullandığı protest davranışları da halka bir tepkidir. tüm protestliğine rağmen içinde yaşadığı söylenen fıçı manastır diyebileceğimiz bir okulun girişindedir.
    köpeklerin bilgeliği felsefesi hakkında sağlam bir kaynaktır.
    sezgi
  3. neden öldüğü bilinmemekle birlikte, bana en efsane gelen rivayet nefesini tutarak intihar ettiğine dayanan anlatıdır. bir insan nefesini tutarak nasıl intihar edebilir'i sorgulatır... öldükten 2000 küsür yıl sonra bile hakkında ufak bir anekdottan bile insanın kafasında soru işaretleri bırakacak icraatlarına ölürken bile imza atmış, filozof gibi filozoftur.

    atina sokaklarında, elinde fener ile "adam arıyorum" diye gezdiği, kendisine dile benden ne dilersen diyen büyük iskender'e "gölge etme başka ihsan istemem" demişliği de vardır.

    şu iki davranışı günümüz türkiye'sinde yapsan ya bakırköy'e ya silivri'ye kapatırlar şerefsizim ^^
  4. montaigne'in "kendini öldürme" başlıklı denemesinde gördüğüm, hakkında şöyle 'sağlam' bir anektod bulunan, sevdiğim filozoflardan biridir.

    "diogenes, filozof speusippos’a rastlamış. tutulduğu iyileşmez fil hastalığından ötürü kendini sedyeyle gezdirten speusippos: selam sana, diogenes, demiş. sana selam yok, diye karşılık vermiş diogenes, sen ki bu halinle yaşamaya katlanıyorsun hala. bir zaman sonra filozof öylesine zor yaşamaktan sıkılarak kendini öldürmüş."