1. sabah eline elmasını üzümünü alıp insanlara kuru ceviz - badem öneren, akşamına kendi hesabıyla 4.000-5.000 kalori alan versiyonları da vardır. nasıl yediklerini biliyorsanız ciddiye alamıyorsunuz böylelerini.

    ama yine de kilo vermek, kilo almak veya sadece yeme düzeninizi kurmak için mutlaka danışmanız gereken meslek mensuplarıdır.
  2. işini yediklerini yazdırma, dönüşüm /porsiyon hesabı yaptırma, sırf tartıdaki bir sayıya odaklanma(*:giden kilo sudan mı, yağdan mı bakmadan ) şeklinde yürütenlerine gıcık olduğum meslek. yaşam koçu tabirini iddialı bulurum ama konsept olarak diyetisyen biraz öyle olmalı bence; sadece belli bir dönem yemeyerek, sağlıklı bir şekilde kilo verilip korunmadığı malum.
  3. ülkenin geneli tarafından sadece zayıflatmakla özdeşleştirilmiş bi meslek olmasına rağmen bu mesleğin sadece %1ini oluşturuyor geri kalan %99 ise klinik düzeyde bi lisans eğitimi gerektiriyor buna rağmen şeyda coşkun gibi finoların sektörü ele geçirmesinden ve diyetisyenlerin pasifliğinden meydanı boş bulanların sayesinde ipini koparan diyetisyen ünvanı koyuyor adının önüne..sağlık bakanlığının da desteğiyle, acilen bir meslek yasası oluşturulmalı ve bu insanların yaşam koçluğu adı altında zayıflama diyeti de dahil diyet yazmasının önüne geçilmeli. aynısı psikologlar için de geçerli..ipini koparan televizyonda, orda burda eğitim veriyo falan filan..yazık.