• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.56)
Yazar amin maalouf
doğu'nun limanları - amin maalouf
"adana'da ayaklanmalar olmuştu. kalabalık, ermeni mahallesini yağmalamıştı. altı yıl sonra çok daha büyük çapta olacakların provası gibi bir şeydi. ama bu bile dehşetti. yüzlerce ölü. belki de binlerce." can çekişen osmanlı imparatorluğu ve beyrut ile fransa arasında yaşamı sürüklenen isyan. doğunun limanları bu yüzyılın başını, bir insanın trajik tarihinin içinden anlatıyor.amin maalouf son romanı 'doğunun limanları' ile yine yky'de. (kitap bilgileri idefix'den alınmıştır.)
  1. bir adamın fransa'da bir direnişçi görmesi ve kendini zorlayarak onunla tanışması ile başlayan güzel bir roman. soyu osmanlı sülalesine dayanan isyan kitabdar'ın eşi clara ile olan bazen komik bazen de trajikomik hayat hikayesi. amin maalouf gerçekten iyi bir yazar.
  2. -spoiler-
    "-demek evim dar geldi sana...
    +evin ferah, ama memleket dar.
    -memleket en iyi arkadaşıma dar gelir de, bana nasıl gelmez?"
    "...bir kahraman olduğunuzu inkar etmeye kalkıştığınızda şanınız iyice yürür, üstelik size bir de alçakgönüllülük payesini verirler..."
    "aramayın tanıyacak yüz yok içinde, bu halktır, bu kaderdir."
    "tıpkı ilkbaharın kısa olduğunu bildiği için bir an önce büyümeye bakan yaban buğdayı gibi."
    "...bunun üzerine dudaklarıma bir kuşun gagalaması gibi telaşlı bir öpücük kondurdu...
    tanrım, gökyüzü o gün ne kadar maviydi!"
  3. öyle bir gelmeme tanımı yapmıştır ki insanın yüreği cız eder, haline acır.

    "gelmemenin bir vakti yoktur. insan coşkuyla beklerken ne kadar zaman geçerse, o büyük günün yaklaştığına o kadar inanır. bir yıl mı geçmiş? ne yapalım, dersiniz, hazırlanması en az bir yıl sürerdi zaten… iki yıl mı geçmiş? gelmesinin eli kulağındadır…"
  4. soluksuz okunabilecek ender amin kitaplarındandır. ender, zira amin'in diğer kitaplarından çok daha yalındır, tarihi gerçekliklere sıkı sıkıya bağlı olsa da; amin, diğer kitaplarındaki gibi tarihi gerçekleri bir bir anlatmaz okuyucuya. kurgusu, olay örgüsü, konu edindiği hikaye o kadar şahanedir ki, kitabın inceliğine de bakarak; soluk bir gün umursamaz toprağın üstünde silinip giderken tek oturuşta bitirebilmek mümkündür.
  5. kitapta geçen aşk vıcık vıcık.
    !---- spoiler ----!

    biz hiç kavga etmeyiz tek tartışmamız: yok ben hatayı müslümanlarda buluyorum diye eşim bana kızıyor da yok ben de hatayı yahudilerde buluyorum diye de kocam bana kızıyor da... ya geç böyle ilişki mi olur? madem bu kadar çok seviyordu bu kız seni 20 koca yıl ya 20 yıl çocuğunu bile göstermedi adama mektupta adamın delirdiğini anlayınca!

    !---- spoiler ----!
  6. güzel bir kitaptır.. semerkant'ı okumanızı tavsiye ediyorum .
    belit
  7. bu sabah(28.12.2016 çarşamba) itibariyle bitirdiğim ve hayli akıcı, naif ve hoş bulduğum kitap.

    bu kitabı ta 2015'in başı belki de daha önce şimdi müdür olan ve bir zaman aynı serviste gittiğim bir abi önermişti; kitap arkadaşımdı, koca serviste sadece ikimiz okurduk bir şeyler...
    ve kendisi tesadüf o ya geçenlerde benim olduğum büroya geldi; ben de kitabımı kendisine imzalattım bu ahde vefa mevzusundan...

    ve adamın bir el yazısı var, sanırsınız kaligraf; o kadar güzel.
    öyle işte.
  8. orijinal ismi les echelles du levant olan, türkçeye "doğu'nun limanları" olarak çevrilen, kürk mantolu madonna'ya kıyasla beni çok daha fazla etkilemiş muazzam ötesi amin maalouf kitabı. her bir cümlesinde, her bir paragraf başında heyecan duydum. hiç bitmesin istedim. maalouf'a saygı duydum. ermeniler ve türkler ile araplar ve yahudiler arasındaki ayrım, bir aşk hikayesi üzerinden savaş ve tarihle harmanlanarak ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. çevirisini yapan saadet özen'e de bir parantez açmak lazım, bu güzel eser mahvedilebilecek kadar hassas iken mükemmel bir çeviri olduğuna inandığım bir dille maalouf'un kelimelerine değer verilmiş. sevgi ve hüzün dolu bir kitabı yaşamış olmanın sevinci var içimde.