1. gecenin bir geç vaktinde
    kulelerin dibinde, kemerlerin altında
    dolaştım durdum pırağı…
    gökyüzü karanlıkta altın çeken bir imbik,
    bir simyager imbiği..
    alevi mavi mavi…
    şarl meydanına doğru indim yokuş aşağı…
    orda köşe başında, kliniğe bitişik, bahçe içinde…
    doktor faust’un evi…
    kapıyı çaldım
    doktor evde yok
    mâlum iki yüz yıl kadar önce tavandaki delikten
    yine böyle bir gece çekti aldı onu şeytan…
    kapıyı çalıyorum…
    bu evde ben de senet vereceğim şeytana…
    ben de kanımla imzaladım senedi…
    ne altın istiyorum ondan, ne bilim ne de gençlik…
    hasretlik canıma yetti, pes…
    beni istanbuluma götürsün bir saatlik…
    çalıyorum kapıyı, çalıyorum…
    kapı açılmıyor…
    neden?
    istediğim olmaz iş mi mefistofeles?
    yoksa lime lime ruhum satın alınmaya değmez mi?
    pırağ’da ay doğuyor limon sarısı
    doktor faust’un evi önünde duruyorum
    çalıyorum açılmaz kapıyı gece yarısı…