1. bu adamı başkan falan yapmayacaklar, meczup kontenjanından söylediklerine giydirerek Amerikan rüyasının devam ettiğini göstermeye çalışıyorlar falan filan ... Hollywood yapımı gibi bişey kısacası. ne mi olur? amerikanın ilk kadın başkanı diye devam filmini çekerler; işte şu da afişi
    mesut
  2. lobiler seçtirmez zannederdim ama yeni başkan olması şu an garanti gibi.

    meseleye susan sarandon gibi bakmak gerek sanırım...
    mesut
  3. amerikanın yeni başkanı. ne zaman görsem aklıma sarıbıyık tipi ali ağaoğlu karakteri gelen kişi.

    Bu seçimler şunu gösterdi ki Amerikan halkı Bernie sanders gibi sosyalist bir adaya ilgi duyuyor yani sistemi sorguluyor bu yönde eğilim var gelecek seçimler için Amerika da farklı bir değişim olabileceği yönünde işaret. Şu anda iki kötüden birini seçtiler.
  4. slavoj zizek'e sormuşlar ne olur donald trump abd'nin yeni başkanı olursa diye. “Oy kullanabilecek olsam Trump'ı desteklerdim. Ondan korkuyorum. Gerçek tehlikeninse Hillary olduğunu düşünüyorum” demiş ve eklemiş: “Eğer Trump kazanırsa Cumhuriyetçiler ve Demokratların ikisi de temellerine dönecek, kendilerini yeniden düşünecek ve belki de oradan bazı şeyler çıkacak. Amerika hala diktatörlükle yönetilen bir devlet değil, Trump da faşizmi getirmeyecek. Ancak bu büyük bir uyanış olabilir. Yeni siyasi süreçler tetiklenebilir.”

    euronews'a verdiği mülakatta ise: "Elbette… Trump kişisel olarak iğrenç, adi, ırkçı ve saldırgan bir tip… Aynı zamanda onun İsrail ve Filistin konusunda söyledikleri çok doğru. Filistin konusuna ilgi duyduğunu ve bu konuya daha doğal açıdan yaklaşılması gerektiğini söylemişti. Sadece Rusya’ya karşı gelinmemesi, bir diyalog süreci içerisine girilmesini ve asgari ücretin artırılması gerektiğini açıkladı. Obama’nın evrensel sağlık sistemini iptal etmekten de hoşnut olmadığını belirtti." diyor zizek.

    trump'un ortadoğu'da kan gölüne dönmüş ve iç savaş batağından kurtulamayan ülkeler konusunda nasıl bir dış politika izleyeceği konusunda şu makale bir parça zihin açıcı olabilir sanırım. bu arada kürtlere hayranlığını ve türkiye devletinin aksine politik olarak suriyeli kürtleri desteklediğini sık sık dile getiriyor.

    New York Times'a verdiği bir mülakatta abd'nin askeri harcamalarına ilişkin sorulan bir soruya, ABD'nin bazı zengin ülkeleri korumak için de büyük askeri harcamalar yaptığını, ancak aynı şekilde geri dönüş alamadıklarını, bu nedenle bu ülkelerle anlaşma sağlanamaması hâlinde onları korumanın anlamsız olduğunu söyleyerek yanıt vermiş. mülakatla ilgili diğer ayrıntıları şurada okuyabilirsiniz.

    son derece sevimsiz, ırkçı, seksist bir kapitalist olduğu açık ancak abd'nin tam müdahaleci ve yıkıcı dış politikasında kısmi değişikliklerin olabileceği sinyalini de veriyor bana okuduklarım.
  5. dünya üzerinde yaşanan her olayda, her fırsatta amerika birleşik devletleri'ne laf atmadan duramayan kişilerin ne derece cahil, ikiyüzlü tipler olduğunu bir kez daha anlamamı sağlayan amerika birleşik devletleri'nin yeni başkanı.

    şu güne kadar kimi tanıdıysam, kiminle konuştuysam, herkes ama herkes, ırak'a yapılan saldırıların yanlış olduğunu ve bizzat birleşik devletlerin o bölgede etkin ve yanlış bir politika uyguladığını savunuyor. tabi arada yanlış bilgilerde dolaşıyor. petrol için saldırmışlar gibi. adamlar oradaki petrolu neredeyse ellemedi bile. bush döneminde gerçekleşen bu olayı en çok eleştiren kişi kendi partisinden donald trump oldu. yapılmaması gerektiğini ve yanlış olduğunu defalarca belirtti. bizim oralarda işimiz olmamalı dedi defalarca. bari gittin petrolu neden orada bıraktınız, şimdi teröristler o petrolü ele geçirip zengin oldu ve o bölgeyi daha çok karıştırıyorlar diye ekledi. ama gel gör ki her fırsatta amerika birleşik devletleri'nin başka ülkelerin iç işlerine ya da rejimlerine laf atmakla sınırlı bir politik görüşe sahip olan insanımız konu trump olunca ikiyüzlü davranmaktan kendilerini alıkoyamıyorlar. kendilerine şimdi sorsan, ırak büyük bir skandaldı der fakat aynı olayları suriye üzerinden yapmak istediğini açıkça belirtip, o bölgedeki muhalif kürtleri silahlandıracağını açıklayan clinton seçilsin ister. o bölge yanıp tutuştuğu zaman ise suçu yine clinton'a atar.

    arkadaşlar, sizler politik doğruculukla aklınızı kaybetmişsiniz. siz kandırılmak istiyorsunuz.

    neymiş, hillary clinton ile türkiye'nin ortak çıkarları daha çok kesişiyormuş. sizler türkiye'de ne derece berbat bir politika izlenildiğini bilmiyor musunuz? esad ile aile fotoğrafı çektirdikten sonra düşman ilan eden, rusya'ya laf atıp atıp daha sonra özür dileyen, çok özledik geri dön diye ağladıkları adam için şimdi cadı avı başlattıkları bir ülkede politikadan bahsedebilir misiniz gerçekten? şimdi bu kişilere tükiye'de bağımsız bir kürdistan ister misiniz diye bir soru yönelttiğin zaman çok net bir şekilde karşı çıkar. ama suriye'de bağımsız bir kürdistan kurulmasını istiyorlar dolaylı yoldan. Trump net olarak işid ile savaşmak istiyor ve bunu o bölgede gerçekten işid ile aktif şekilde savaşan rusya ile beraber yapmak istiyor. bunu da haliyle esad yardımıyla yapacaktır. clinton elbette istemez bunu. kadın aksine esad'ı devirmek için uğraşıyor. o kadar debate oldu hiçbirini izlemediniz mi ya? kürt sevicisiymiş, hayranıymış.. ülkenizde sürekli bomba patlatan adamları silahlandıracağım diyen kadın çok iyi ama.

    türkiye'yi geçtim avrupa ve amerika kıtasını bile yaşanmaz hale getiren, savaş döneminde bile miyoz bölünme misali üreyen ve yerleştikleri yerin parazitler gibi etnik kökenini değiştiren suriyelileri akşam yolda görsek yanlarından geçmeye çekiniriz, otobüste yanlarına oturmaktan çekiniriz, her gün arkadaş ortamında suriyeli mültecileri eleştiririz, ülkedeki suç oranlarının yükselmesine sebep olup zaten sorunlu bir ülke olan türkiye'yi daha da tehlikeli yapan kişileri artık ülkemizde isteyemeyiz ve hiçbir politikacı, politik doğruluklar uğruna bunları dikkate almaz hatta ülkenin başındaki kişiler aksini savunurken ana muhalefetten bile tepki gelmezken, şimdi politikacı olmayan bir adam açık bir şekilde bunları dile getirip ülkesinde istemediğini belirtince ırkçı oluyor, fakat bizler olmuyoruz. ben bu düşünce sistemine hayranım ya...

    lütfen biraz okuyun, araştırın. ana akım medyasına kapılmayın. adam diyorki, meksika bizi bitiriyor. ekonomi olarak önümüze geçiyorlar. bize, kendi kalifiye elemanlarını yollamıyorlar. nerede tecavüzcü nerede hırsız nerede katil ya da uyuşturucu kaçakçısı varsa bize yolluyorlar. eyaletlerimin suç oranının artmasına sebep oluyorlar. ben ülkemde tecavüzcü meksikalı istemiyorum diyor. sanırım sizin o bölgede olanlardan pek haberiniz yok fakat yıllar boyunca nasıl suriyeliler sınırları yok edip patır patır ülkemize kaçak yollarla geliyorsa, meksikalılar da böyle yapıyorlar. sınırları hiçe sayıp kaçak bir şekilde geliyorlar ve abd topraklarında çocuk doğurup vatandaş oluyor. siz bu duruma ırkçılık diyebilirisiniz elbet. adam oy derdine düşmeden, ama şu kitleyi rahatsız etmeyelim de oy versinler demeden resmen göte göt diyerek bir seçim kampanyası yürüttü.

    trump; tüm basın ona karşıyken, tüm anketler manipüle edilirken, hillary clinton feto dahil bir çok gereksiz tarikattan, silah tüccarlarından, katar'dan, bankalardan delicesine bağış alıyorken trump tüm seçim kampanyasını kendi başına yürüttü. parası bile bitti adamın. evli bir kadınla çok uzun zaman önce çıkan kaset skandalı üzerine hiç gevelemeden çıktı özür diledi. hillary'nin altındaki medya ise bu olayı sürekli abartırken hillary ve kocasının harika skandallarını sadece trump yaptığı konuşmalarda anlatabildi. çıkan e-mail skandallarında kadının ne derece pislik olduğu çok daha iyi gördük. o skandalı araştıran fbi görevlisi ise nedense bir anda çıldırıp karısını ve kendisini öldürüp evini yakıyor. kadının yediği her boku saklamaya çalıştılar. madonna çıkıp hillary için oy verene blowjob yapacağım dedi. katy perry ise hillary clinton için soyundu. robert de niro, trump'ı yumruklamak istiyorum dedi. jay-z, beyonce, lady gaga clinton için konserler verdi. lebron james ve jr smith hillary ile sahneye çıktı oy dilendi. obama ve eşinden hiç bahsetmiyorum bile. birleşik devletler'in tüm önemli figürlerine karşı, bu işin uzmanları(?) tarafından seçilmesine hiç ihtimal verilmemesine rağmen kazandı donald trump.

    seçimi cnn canlı yayın akışından takip ettim. arada televizyon yayınlarını da izledim. florida, north carolina, ohio teker teker giderken tv'de hala clinton kazanacak diye bağırıyorlardı. bir ara ise ntv'yi izledim. net hatırlamıyorum ama bahçeşehir üniversitesinde görevli bir adam yorumluyordu seçimi. yanında da yaşlı birkaç kişi vardı. virginia kırmızılaştıkça adam ne diyeceğini şaşırdı. baktı florida gitti, hillary'nin kazanması için şu eyaletleri de alması lazım dedi. trump'dan hiç bahsetmiyordu bile. yanındaki yaşlı adamda arada konuşmaya girip, trump'lı bir amerikaya uyanmayacağız diyip durdu. donald trump, ne birleşik devletler'de ne de başka ülkelerde desteklenmeyen aksine çok eleştirilen bir adamdı. göçmenler için sürekli yatırım yapacağım diyip alttan alta ucuz iş gücünü isteyen kodamanların hepsi karşıydı bu adama.

    donald trump; hobi olarak atıldığı siyasette, yukarıda bahsettiğim ve yazmaya üşendiğim yüzlerce etkene rağmen hayatının 40 yılını siyaset ile uğraşarak harcayan, senatoluk, dış işleri bakanlığı, first lady olan ve arkasında inanılmaz bir bağış gücüne sahip hillary clinton'ı ezerek yenmiştir.

    ırkçı ve seksist söylemlere cevap verdim fakat sevimsiz olduğu konusuna hiç değinmedim.

    bu adam nasıl sevimsiz olabilir ya hahaha.
  6. jan