1. tıbbın ilerlemesi ve gelecekte uygun koşullar sağlandığında diriltmek üzere ölülerin dondurulması projesidir. 1992 yılında dr. paul segal american cryonics society’nin sponsorluğunda kaliforniya üniversitesi’nde bir deney yaptı. dr.segal beagla cinsi köpeğini deney için kullandı. 3.5 yaşındaki köpeği kilinik ortamda kanını boşaltmış daha sonra 70 dakika boyunca dondurmuş ve tekrar kanı köpeğin damarlarına zerk ederek oda sıcaklığında köpek hayata geri getirilmiş. ve adı miles olan köpeğin karakteristik hiç bir özelliğinin değişmediği gözlemlenmiş.
    bu deney insanlarında dondurulduktan sonra dirileceklerine örnek gösterilmiş.

    dondurma aşamasının ilk adımı ilk iki saatte ölü bedene heparin isimli ilacı enjekte etmekle başlıyor. bu ilaç kanın pıhtılaşmasını önlüyor. daha sonra beden buz kalıpları içine konarak soğutuluyor ve göğüs kafesinin açılması süretiyle bütün kan boşaltılır. kanın yerine damarlara -50 derecede donmayan bir kimyasal olan gliserol enjekte edilir.
    insan bedeninin donması ile buz kristallerinin hücrelerin etrafını sarar ve su kaybına sebep olur hücre zarı gerilir ve parçalanır. gliserol maddesi hücre kaybını önlemek için kullanılır. enjekte edilen madde beden ısısını -50 dereceye düşürür ve hücreler böylelikle korunmuş olur.
    daha sonra uyku tulumuna konulan ölü beden dışı tahtadan içi fiber glasdan yapılan özel bir kutuya konur kutunun üzerine hergün kuru buz kalıplarının konmasıyla beden ısının -40 dereceye düşmesi sağlanır. ölü beden - 40 dereceye geldikten sonra nitrojen dolu bir tanka alınır. tankın içinde kademeli olarak hergün bir miktar aşağıya indirilir cesedin beden ısısı bir hafta sonunda -196 dereceyi bularak nitrojene batırılır. zamanı geldiğinde çözülmesi için fiber glaslı ve perlitli özel tanklara konulur.

    amerika'da bu projeyi 4 şirket yapıyor ve nitrojen dolu tanklarında 230 ölü insan ve 35 evcil hayvan dirileceği günü bekliyor. öldükten dondurulmak istenen kişi sayısı ise bir hayli fazla. türkiyeden de 16 kişi öldükten sonra dondurulmak için dondurma işlemini yapan şirketlerle anlamış. bu işlem çok maliyetli olduğundan sadece gelir düzeyi çok yüksek insanlar başvuruyor.

    böyle bir proje gerçekleşir mi? bir gün donan bedenler çözülüp hayata döner mi bilinmez. servet düşmanlığı gibi algılanmasın ama bu tür projeler hep zenginler için sanırım. zenginin ölüsü bile çılgınlık peşinde diyeceğim ayıp olacak.
  2. birkaç açıdan desteklemediğim ve etkisi üzerine kknyyk ile beyin fırtınası yaptığımız proje. insanların diriltilebileceğine(*:ruhen ve bedenen), aynı kişi olarak hayatlarına devam edebileceğine inanmıyorum da hadi diyelim ki oldu. diriltilme vakti(*:"zamanı geldiğinde", "bir gün" gibi ifadeler kullanılmış) anladığım kadarıyla bayağı ileri bir tarih. buna göre,

    - o insanları kim diriltecek? yani,ya diriltecek kişiler de o arada ölmüş olursa ve o insanlar öyle unutulurlarsa? atıyorum bundan bin yıl sonra tanklar içinde keşfedildiklerinde (bu işlem artık kalmamış olur muhtemelen), şimdi mumyalara yaptığımız muameleye maruz kalmayacakları ne malum :/

    -diyelim ki ilk madde aşaması sorunsuz atlatıldı. kişi ne kadar zengin olursa olsun tüm sevdiklerini aynı işleme tâbi tutturamayacak(*:hem maddi olarak, hem de belki onlardan etik veya dini açıdan istemeyen olacak), döndüğünde artık kaybettiğini fark ettiği yakınlarının üzüntüsü :/

    -diriltilen kişinin kendisi her ne kadar kaldığı yerden devam ediyor olsa da dünya çok değişmiş olabilir ; onun sahip olduğu para artık geçmiyor olabilir(*:ortada dımdızlak kalıp köle filan olmak var), küresel ısınmadan dolayı filan dünya'da yaşam kalmayıp diğer gezegenlere taşınılmış olabilir(*:dünya onun olur bir nevi, ölü yatırım ;p), teknoloji, manevi değerler çok değişmiş olabilir(*:ayak uyduramayacağı seviyede). diriltildiğine pişman olma ihtimali çok yüksek yani:/

    özetle, iyi ki zengin değilim de böyle endişelerim yok :)
  3. zengin düdükleme projesi. umut tacirliğinin babasını yapıyor adamlar.
  4. tam anlamıyla bir pseudoscience (türkeçesine sözdebilim diyormuşuz ancak pseudoscience denildiğinde daha bir aşağılıyormuşum gibi hissettiyor).

    neyse efendim adamların iddası şudur, belirli miktar nakti basarsınız sizi ölümünüzün ardından en kısa sürede -196 c derecede sıvı azot içersinde saklarız. paranız tüm vücudunuzu saklayabilmemiz için yetmeyebilir ancak sadece kafanızı saklama şansınızda var tam bütçenize uygun.

    niçin mi sizi sıvı azotta saklamalıyız?
    efendim günümüzde bilim kimi hastalıklara karşı bir çözüm bulamıyor. ilerde bir çözüm bulunursa sizi çözdürüp tekrar hayata döndürüp iyileştirebiliriz. ancak bunun öncesinde size zarar vermeden çözdürüp hayata döndürmenin bir yolunuda bilimin bulacağına inanıyoruz.

    ölümünüzün ardından masraflarınız nasıl mı karşılanacak?
    efendim bir hayat sigortası alalım size, varisiniz olarak kurumumuzu göstersek yeter.

    gerçekten insanların saçma çabalarından bir tanesi daha bilimsel doğruluğu asla kanıtlanmamış ucundan bilimsel metodlardan yararlanarak uydurlurmuş çağımız dolandırılıcığı. çağımıza ve sözde bilimsel temellere uygun bir tür umut tacirliği. bu firmalar büyük dernekler olarak işlev görüyorlar, insanların hayata nasıl döndürüleceği hakkında en ufak bir fikirleri yok. ama keş ondı teybıl olmadıkça ellerindeki insan bedenlerinin sonu yine kaçınılmaz şekilde mezarlık olacak. bu işe ilk başlayan şirketin batmasının ardından olay dondurulan bütün bedenlerin çözülmesi ile tatlıya bağlandı.
  5. beden donuyor ama ruh?? zaten kıyamet gününde allah bedava diriltecek..
  6. zamanında bir kaza sonucu dondurulan tüm bedenler kontrolsüz olarak çözünmüş ve tüm bedenler ölmüştü. böule bir kazanın yinelenmemesi için hiçbir sebep yok. nükleer santrallerde bile ne kazalar oluyor. ayrıca beden başarılı bir şekilde çözülse bile insanın o zamana uyum sağlaması kolay olmaz bence. bundan 20 yıl önceki dünyayla şimdiki arasında bile ne kadar fark varken yüz ya da iki yüz yıl sonra nasıl olur tahmin bile edemiyorum. günümüzün saygın ve bilgili insanları cahil ve ilkel olarak görülebilir.
    jimi