1. en muhteşem örneği ağaçla su arasında görülür. su ağaçta saklanır, ağaç suyla beslenir. insanlar arasında pek olmuyor, ne ağaç gibi kök var ne su gibi berraklık.
    abi
  2. insanları birbirine bağlayan en muhteşem bağlardan biridir.
    dostluk bu zamanın en çok aranan kavramını ; '' insanı anlayan insanı'' içinde barındırır.
    dlg
  3. içinde yüksek doz güven duygusu barındırması gereken ilişki biçimi
    öyle ki bir insan sizi bütün çıplaklığınızla görecek ve bunu zamanı geldiğinde aleyhinizde kullanmayacak
    zor!
  4. en iyi dostun ayna densede, çıkarlar örtüştüğü müddetçe devam eden, karşılıksız bir noktadan sonra tıkanan arkadaşlıklar olsada bunlara inat sapasağlam dostluklarda vardır. zor bulunur, çabuk yitirilmez. günümüz dünyasında bu kavramdan haberi olmayan insan sürülerinin arasında gerçek dostluğu bulanlar da şanslıdır.

    zordur dostluk ama bir kavrandımı, kenetlendi mi eller yürekler işte yıkılması imkansızdır.
    düşme diye tutan, düşünce kaldıran, hatalarında seni silkeleyen, kendine getirendir dost. seni değiştirmeye çalışmayan hatalarınla kabul edip, sarıp sarmalayandır.

    beni boşver dediğinde "hayır seni boşveremem" diyendir dost.

    zor anda yıldırım misali yanınızda biten, ağladığınızda üzülen güldüğünüzde üzgün olsa bile belli etmeyendir dost.

    "tut elimi" demeden elinizi tutandır dost.

    yanında yüksek sesle düşünebildiğiniz kişidir dost.

    sana hatanı söyleyen, hatasını söylediğinizde arkasını dönüp gitmeyendir dost.

    hurdalığın içerisindeki paslı tenekelerin arasında ki pırlanta misalidir. varlığı hiç bir şeyle değiştirilemiyen ve yerine hiç birşeyi koyulamayandır.

    tecrübedir dostluk. ufak fırtınalarda yıkılan ağaçlar gibi değil, kasırgalara meydan okuyan çınarlar gibidir.

    az bulunur. ama bir yerlerde vardır mutlaka.
  5. dostluk kişisel çıkar karşısında kurulan bir ilişki değildir hiç beklenmedik bir anında kalbine dogan sıcacık bir duygudur sevinçtir sonsuza dek
  6. dostluk kavramını bilmeyen, bu kavramı tanımayan insanlara inat gerçek dostluğun hakkını veren canlılar var.
    onla tanıştığımda o bana baktı ben ona. uzunca yoldan gelmişti. ellerimi uzattım patilerini tuttum gözlerine bakarak "hoşgeldin yeni yuvana demiştim." bana gelene kadar 2 ev değiştirmişti. mutsuzdu zayıftı. 7 aylıktı daha. iyi geldik birbirimize.
    geçen rahatsızlandım mide problemi yaşadım. yattım o gece kendi yerinde yatmadı. hissetti bir tuhaflık olduğunu. sabaha kadar yastığımın üzerinde bana baktı. ne zaman gözümü kapatsam burnunla dokundu bana. iyi olduğumdan emin olmak istiyordu. mide sorunum artığında annemlerin kapısına giderek miyavlamış ve onları uyandırmıştı.

    ağladığım bir zamanda saatlerce bana baktı gözyaşlarımı yalamaya çalıştı. beni teselli etmeye çalıştı. mutsuz oldu kedim. üzüntümü hissetti.
    kedimi üzmeye hakkım yok benim. böyle karşılıksız, koşulsuz dostluk örneği gösteren kedimi, duyguların anlamını bilmeyen insancıklar için üzmeye hakkım yok.
    sevgili.... bana hediye ettiğin güzel dostum için sana binlerce teşekkür ediyorum.
    evet dostluklar anlamını yitirdiğinde, sevgiler bittiğinde, insanlar bu duyguları unutmaya yüz tuttuğunda neyseki hatırlatacak dostlarımız var konuşamasalar bile onların kelimeleri bakışlarında tabii anlayana.
  7. güzel şeylerden biridir. allah herkese nasip etsin. hepimize versin hayırlı olanından.
  8. yakın geçmişte bir arkadaşımla sinemaya gittik. ben cüzdanıma ulaşamadan kredi kartını tutuşturdu kasiyerin eline her zaman yaptığı gibi. kasiyer şifre girmesini istediğinde post makinesine yakın tarafta durduğumdan üşenmiş olsagerek "xxxx yazsana" dedi*. "yapma böyle şeyler" deyip güldüm, "zaten biliyorsun" dedi. "olsun".

    bu yaşamanın denemeye değer olduğunu düşündüren nadir şeylerden biri olarak kalacak aklımda.
    bozuk
  9. aşk gibi inanmadığım kavramlardan biri daha.. dostmuş, ne dostu, dostum? ne zaman ki çıkarlar girdi devreye insanoğlu da fırıldaklığını her yerde göstermeye başladı.. eninde sonunda yok olur gider, olduğunu sanırsın sadece. büyük eşiklerden geçemedikten sonra birlikte dostluğun da ne önemi olabilir ki..

    yaş almaya devam ettikçe hayat size bu kavramı içi boşalarak sunmaya devam ediyor. ondandır belki de yalnızlıktan büyük keyif almalarım, kimselere minnet duymayışlarım. yaaa hadi oradan da diyen olur da; insan gibi insan var da biz mi geri çevirdik? ya da karpuzun keleğini hayat hep bize tattırıyor da olabilir, olmaz mı?

    ben çok mu iyiyim peki? artık değilim ne yalan söyleyim. öğrendiğim kavramlar olmadı da değil, misal en sevdiğim içlerinden "bencillik". şu hayatta önce kendini düşünmediğin müddetçe mutlu olamıyorsun. iki eli kanda olsa da -ki beni kan da tutar- her şeye koşan beni bile bu hale getirenler utansın. en iyi dost insanın kendisidir, klişesiyle de programıma ara vereyim efenim.