dücane cündioğlu

Kimdir?

dücane cündioğlu (21 ocak 1962, üsküdar, istanbul) yazar, düşünür.

2 nisan 1980’de başladığı yazı hayatına çeşitli dergi ve gazetelerde makaleler yazarak devam etti. 1981’de kur’an ilimlerini temel uğraş alanı olarak seçti. yorumbilim'in (ilm-i tefsir) yanı sıra uzun yıllar tarih, dilbilim (ilm-i belâğat), düşüncebilim (ilm-i mantık) ve felsefe dersleri verdi. bir dönem berlin'de yaşadı. şubat 1998’ten 2011'e kadar yeni şafak gazetesinde köşe yazarlığı yapmış, 05.02.2011 tarihinde 'son günahım' adlı yazısı ile gazete yazılarına son vermiştir. (vikipedi)
  1. dini bütün bir abimiz. söylediklerinin doğruluğunu tartışacak bilgi birikimim yok lakin kendisine karşı sebepsiz bir sempati besliyorum. bir günlüğüne büyük ada'daki evinde misafir olup hiçbir şey konuşmayarak gözüne girmek isterim.
  2. devrin büyük şarihlerinden. sinema yazılarıyla birlikte kendisiyle tanıştım. vuslatıma ermiş gibi oldum ve tüm yazılarını okumaya başladım. doyamadım kitaplarını aldım. ******
    velhasılıkelam türkiye'de yaşamanın getirdiği siyasi/felsefi/politik fikirlere tutunamama sorununu talipleri için yeni bir sonuca/soruna vardırıyor. düşünce dünyasını ise çeşitlendirdiği yeni sanatçılarla/fikir üretenlerle örneklendiriyor, yol gösteriyor.
    bendeki özel yeriyse geçmiş yaşantısından şimdiki dücane'ye evrilmesi. bazılarında önyargı oluştursa da kendisinin de sözünü ettiği isyan virajını en iyi dönüp daireyi tamamlamaya çalışanlardan biridir.
    sde
  3. bir kaç ay önce verdiği bir konferanstan sonra ;hocamızla bir tanışıklığımız olmamasına rağmen; bir vesile ile kendisini misafir etme ve sohbetinden faydalanma (en azından faydalanmaya çalışma) fırsatını bulmuştum. konferansında 2 saat civarı ve daha sonrasında yemekte 3-4 saat civarı vakit beraber vakit geçirdik.yemekte iken dedim böyle dolu bir adam bulmuşken sömüreyim. baktım hoca hep orta yollu konuşuyor. konuyu biraz daha ilginç (tabii ki benim için) yerlere çekmeye çalışsam da,masadaki diğer 2 şahsında ilginç bulacağı konularda kalmaya özen gösterdi. ne kadara tahrik etmeye çalışsam da çizgisinden sapmadı. bir hoca huysuzluğu içinde bir yerde fokurdadığını hissediyordum. ama buna rağmen tahriklere kapılmadı ve hiç bir ukalalık yada nobranlık yapmadan geceyi tamamladı. hatta hak ettiğimden fazla nezaket ve yakınlık gösterdi. gecenin sonunda da üç tane kitap hediye ederek beni çok mutlu etti. ama maalesef bende o kapasite olmadığı için iki kitabında yarısına kadar okuyabildim ve bıraktım.

    bir velinin kerameti ile ilgili konu açılmıştı, "benim böyle şeylerle alakam yoktur" deyip konuyu kapattı. ama benim gibi hadsiz bir dallamaya saatlerce sabretmesi aslında ne kadar derviş meşrep olduğunu gösteriyor. güzel insan vesselam.