1. nikah varken düğünün gereksiz olması

    zaten artık her şey değişiyor. sırf gelin kısmı evlendiğini reklam edecek diye o kadar masrafa ne gerek var. en mantıklısı işi yıldırım nikahıyla yaptık oldu'ya getirmek.
  2. aslında doğum gününü kutlamak gibi. senin için önemli olan bu olayı kutluyorsun, ne güzel. hoş bir müzik olur, lezzetli yemekler, zarif bir gelinlik... sevdiğin insanları çağırırsın az ama öz , samimi bir eğlence olur.

    nitekim annem geçmişte çok takı takmış , bi de sarmal oluşturacak kadar uzun bir halay çekmek istiyormuş.
    davetli sayısı oldu mu sana 500? @swh
  3. youserların hiç anlamamış olduğunu farkettiğim mevzu, takı ile kurulmuş ekonomik sistemde ebeveyn yillarca diger düğünlere giderek taktığı takılarla "benim düğünüme de gelirseniz aynindan isterim" demek istemiştir, bu takilar da bi dünya masraf yapmis cifte ilaç gibi gelmistir, genelde düğün masraflarının çok üstünde takı birikir. nikah törenleri bilindiği üzere yarım saat civarı sürer ve misafirler birbirini görüp muhabbet edemez, sosyal dayanışamaz, içtimai tenasüd gelişmez yani, az kişi gelir ve ebeveynin yıllarca taktığı takı yatırımı heba edilmiş olur. 5-10 bin kişilik düğünlerin olduğu bir ulkedeyiz hala, aile dostlariyla kucuk bir nikah yapsan millet söver takilar da boşa gider
  4. kimsenin (en azından dişe dokunur bir meblağ olarak) takı takmayacağını bildiğiniz; hatta takı takmalarını gerektiğini bildikleri için türlü bahaneler uydurup düğüne bile gelmeyeceğinden emin olduğunuz üç beş kıskanç akraba, doğru düzgün selamlaşmadığınız komşu ve kim olduğunu dahi bilmediğiniz insanlar (ama aileniz mutlaka tanıyordur hepsini) için vur patlasın çal oynasın saçma sapan uyduruk modern* türkülerin söylendiği ve milletin camış gibi oturup ikramlara gömüldüğü bir düğünü istememek en doğal haktır.

    merdivenaltı düğün salonlarında 1500-2000 tl gibi rakamlara ayarlanan saçma sapan bir düğün yerine, aynı parayla, kısa ve sade bir nikah sonrası en çekirdek arkadaş takımıyla birlikte yapılacak güzel bir eğlence en iyidir bana göre.

    dayımla karşılıklı "angaranın bağları" diye göbek atmak gibi bir hataya düşeceğime, kahkahanın bol olduğu bir masada, tepemizde pink floyd'dan "hey you" çalarken shotları devirmeyi tercih ederim.

    ek: -ki şöyle de bir durum var; yakın zamanda evlenen bir arkadaşım sadece kına-nişan-düğün üçlüsüne toplamda 110bin tl masraf etti. ben 100 küsür bin lira parayı sırf milleti güzel ağırlayacağım, gösterişli olacak ve eksiksiz olacak diye piç edemem. kaldı ki o kadar param olsa gider iş kurarım. aylardır finansman ararken ve cep delik cepken delik durumdayken kalkıp "ama bir defa evleniyorsunuz" goygoyu yapacak adamın da ağzını yüzünü severim(!).
  5. çok büyük bir çember olan "gün kültürü" bence düğün. sırf takı töreni için yapıldığına inandığım, yıllardır eşin dostun düğününde takılan paralar/altınlardan sonra sıranın gelmesiyle parsanın toplanması üzerine kurulu bir sistem sanki.

    eskiden en azından kaliteli mekanlarda organize edilen düğünler çoğunluktaydı sanki, geçenlerde bir arkadaşım davet etti gittik düğün diye, bildiğin takı töreni için organize edilmiş ucuz, rezil bir ortam var.

    zaten evli gibi yaşadığımız için kız arkadaşımla düğün yapmayı düşünmüyoruz ama yaparsak davetli listesi 10 kişiyi geçmez herhalde..
    kimbo
  6. kime göre neye göre gereksiz tartışılır ama kocaman güzel bi düğünle evlenmek mi yoksa sadece sevdiğin insanla kimseye haber vermeden yurt dışında bi yerde evlenmek mi deseler ikinciyi seçerdim sanırım