• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (7.00)
Yazar Stefan Zweig
dünün dünyası - stefan zweig
stefan zweig, bir avrupalının anıları olarak kaleme aldığı dünün dünyası adlı bu kitabının önsözünde, yazacaklarım, benim yaşadıklarım olmaktan çok, bütün bir kuşağın yaşadıklarıdır, diyor.19. yüzyıl avrupasının görece güvenli, tekdüze ortamında yetişen kuşaklar, 20. yüzyılın hemen başlarında öyle olaylarla yüz yüze geldiler ki, başka zamanlarda belki dokuz-on kuşağın yaşayacağı olaylar ve kökten değişmeler bu kuşağın insanlarının yüreklerinde, benliklerinde onulmaz yaralar açtı. dün ve bugün arasında bütün köprülerin yıkıldığı, bütün değerlerin altüst olduğu yıllarda, peş peşe iki dünya savaşına, almanya'da nasyonal sosyalizmin doğup büyümesine, evinden ve ülkesinden kopmanın, ülkeden ülkeye göç etmenin, anayurdu saydığı avrupa'nın mahvolmasını görmenin acılarına dayanamayarak 1942'de hayatına son veren bu duyarlı yazarın anıları, kişisel bir anlatım olmanın ötesinde yüzyılımızın ilk yarısının ruh dünyasının da bir elkitabı sayılmaktadır. 60 yıllık ömründe görmediği, tanık olmadığı, acısını çekmediği hiçbir felaket kalmadığını söyleyen stefan zweig, anlattıklarımızla bir gerçek kırıntısını bile bizden sonraki kuşağa ulaştırabilirsek yine de boşuna yaşamış sayılmayız, diyor.
  1. stefan zweig gibi birinci dünya savaşı ve ikinci dünya savaşını görmüş ve bu iki savaşa arasındaki durumları çok iyi gözlemleyebilmiş bir yazarın elinden çıkan bir otobiyografidir. savaş öncesi ve savaş sonrası toplum durumu ortaya konarak değişen sosyolojik durum, gelişen savaşlara bağlanmıştır kitapta, örneğin kadınla savaş öncesinde ev hanımı olması için eğitim alan bireylerken ve tek hayalleri iyi yetişmiş ve kendinden biraz da yaşça büyük bir koca bulma umuduyken bir anda savaş sonrası kaybolan erkek nüfusunun da etkisiyle daha da özgürleşmesi ve özgür düşünmesi, erkeklerin savaş öncesi yaşlı görünme gibi bir modaya sahip olmalarının, bıyık ve sakal bırakmaya çalışmalarının, ciddi gözükmeye çalışmalarının savaş sayesinde değişmesi ve savaş sonrasında modanın genç gözükmeye dönüşmesi ve nice toplumsal devinimi gözler önüne koyan kitaptır. bunun yanısıra savaş öncesi sanat merkezi olan avusturya'nın çökmesi, hatta tüm dünyada savaştan sonra sanata olan ilginin azalması, sanatın medeniyetten sonra ortaya çıkan bir ifade biçimi olduğunu ve savaşın insanları nasıl ilkelleştirdiğini anlamamı sağlayan kitaptır.
  2. kitap 19.yy.ın sonlarından ikinci dünya savaşına kadar olan zaman da geçer. aynı zamanda bir otobiyografi kitabıdır. avrupanın bu dönem de geçirdiği değişim ve hayal kırıklıklarını konu alır. avrupadaki muhafazakar toplum yapısının kırılma sürecini anlayabileceğimiz bir roman olmuştur.