• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (6.75)
dünya bu kadar - mahir ünsal eriş
radyonun sesi duyulmaz, bağ evinin ışığı görünmez olunca ara ara duyulan kesik inlemeler geldi kulaklarına. fikret korktu. bok vardı gecenin bu saatinde bu saçmasapan şeylere kalkışacak, hem de iki şişe büyüğü gözünün yaşına bakmadan bitirmişken. sesi hilmi de fark etti. “hocam, bu hayvan inlemesi mi, birileri iş mi tutuyor yoksa bağlık arasını bulmuş da?” diye sordu. hocam diyerek ikisini de ortalamaya çalışmıştı. “baykuştur,” dedi koço. “bazı baykuşlar böyle inler gibi ses çıkarır, korkmayın,” hilmi bozuldu, “yok üstat, korktuğumuzdan değil de, olmadık bir şeye denk gelmeyelim şimdi gece vakti. bangır bangır ferdi çalıyor evde ve olduğu kadar güzeldik kitaplarıyla sevdiğimiz mahir ünsal eriş, bu kez bir romanla, başka bir dil deniyor.

sesleri, hatıraları, tesadüfleri, yeşil ve alabildiğine geniş fındık bahçelerini, deniz kıyısını, ipince ipeksi dantelleri, pervaneleri, hasreti, haseti, heba edilmiş yılları... kör kuyuları, bir nakkaş gibi birbirine teyelleyerek hikâyeleri, ay karanlığını, defineleri, haritaları işliyor; yavaş yavaş anlatıyor üstelik, gülerek kıkırdayarak, kıpır kıpır... uzakta, bozkırın ortasında, bir kayısı bahçesinde birileri kafa çekip, tütün sarıyor...

dünya bu kadar, çarpa çarpa geceye ışıl ışıl hikâyeler bırakıyor. yeni roman, işte gökyüzü...
(iletişim- tanıtım yazısı)
  1. mahir ünsal eriş'in döktürdüğü romandır. ne kadar güçlü bir kalemi olduğunu göstermiştir. kitap aslında öykülerle örülmüş, sonunda nispeten büyükçe bir öyküye bağlanan bu ufak öyküler kitabı kolay okunan ve hızlıca akan güzel bir yapıya kavuşturmuş. roman bir yanıyla barış bıçakçı'nın herkes herkesle dostmuş gibi'sini andırıyor. bence son yılların en iyi yazarından; okunası, güzel bir kitaptır.
  2. mahir bir roman değil, öykü yazarıdır. bu kitap bunu ispatladı bence. öykü yazarı olarak kalmasını da isterim açıkçası.
    adı roman ama aslında onlarca öykünün birleştiği bir kitap. bu şekilde yaklaşınca harika. ama roman dersen nerde roman hangi roman denir.

    mahirin ilk kitabından beri herkes anlatımını barış bıçakçının anlatımına benzetiyor (muş) barış bıçakçı bunu kafaya takmış hatta. sonra oturup konuşunca ikisi de aynı şeyi anlatsa bile mahirin çok gevezelik ederek anlattığını barış bıçakçının ise çok az kelime kullanmayı seçtiğine karar vermişler (söyleşide mahir anlatmıştı bu kısmı)
    ama bu kitabın örüntüsü-tarzı herkes herkesle dostmuş gibinin neredeyse aynısı. bu da gösteriyor ki mahir barış bıçakçının geveze hali*

    ayrıca korktuğum bir şey var, malesef ki kitap sonrası bir söyleşide olumsuz sinyaller aldım:
    mahirin mütevazi öykü yazarı kimliğini aşıp "ben roman yazarıyım bi kere" tavırlarına girme ihtimali beni korkutuyor. öyle olsa onu daha az severim gibi.

    ayrıca yeni kitabı tekrar öykü olacak söylentisi var. umarım yayıncı baskısı galip gelmez.
  3. mahir ünsal erişin en sevdiği kitaplardan biri olduğunu söylediği , ayfer tunç un bir deliler evinin yalan yanlış anlatılan kısa tarihi kitabına benzeyen oldukça keyifli ama yine de mahir ünsal erişin öyküleri kadar çarpıcı olmayan kitap.