1. türkiye'de yaşayıp huzurlu ve mutlu olmayı başarabilmek.

    bunun için epey gamsız olmak gerekiyor ve bana göre dünyanın en ilginçleri arasına girer.
  2. şu ana kadar duyduğum en ilginç olay şöyle:

    osmanlı'da 3. selim'in tahta geçtiği zamanlar, o zamanın en bilgili ve saygın bilim adamı ise atâullah efendi. atâullah efendi yaşamı boyunca hiç hak ettiği değeri alamamış biri aynı zamanda. saray hekimi ölünce ne kadar kendisinin o makama layık görüleceğine inansa da bu olay gerçekleşmez ve üstüne yeni atanan hekim hakkında dedikodu ettiği iftirasından dolayı sürülür. bu durumu padişah daha sonra anlar ve atâullah efendi hakkında af çıkarır. fakat atâullah efendi af fermanın getiren görevlinin heyecandan "itlakınıza (affınıza) ferman getirdim" diyecek yerde "itlafınıza (idamınıza) ferman getirdim" demesi üzerine fenalaşır ve ölür.
  3. 46 yaşında, 23 yıllık evli ve 7 çocuk babası bi adamın önce cinsiyet değiştirip daha sonra da 6 yaşında bi kız çocuğu olarak bir aile tarafından evlat edinilmesi. bu
  4. çanakkale savaşları sırasında savaş esnasında kaybolan ve hala ne olduğu bulunamayan norfolk alayı.
  5. hepimiz internette dolaşan "titanike bilet alıp binemeyen tek yolcunun türk doktor besim ömer akalım" olduğunu görmüştür. lakin bu yanlıştır. bu konuda çok sayıda hikaye olduğu gibi binemeyen tek yolcu kendisi değildir. zaten kendisinin ifadesinde "titanikten kurtulan tek türk benim" diyor. büyük ihtimal bilet alan tek türk te kendisi. neyse nette dolaşırken tekrar besim ömer i görünce aklıma şu hikaye geldi.

    yıllar önce iskoçya’da yaşayan dokuz çocuklu clark ailesinin bir rüyası vardı. amerika’ya gitmek. orada yaşamak. bunun için planlar yapmışlar, karı-koca birlikte para biriktirmeye başladılar. yeterli parayı biriktirmeleri yıllar sürdü. ama sonunda bunu başardılar. pasaportlarını aldılar ve yolcu gemisinde yerleri ayrıldı. bütün aile sabırsızlıkla o günü beklemeye başladı. gelgelelim, yolculuğa bir hafta kala en küçük oğullarını köpek ısırdı. doktor yarayı dikti ve gerekli pansumanı yaptı. ama hiç ummadıkları bir şey daha yaptı. ‘kapılarının üzerinde sarı bir kağıt yapıştırdı’ kuduz ihtimaline karşı bütün aile iki hafta karantinaya alındı.

    bütün hayalleri suya düştü. amerika’ya planladıkları, o rüya yolculuğu gerçekleşmeyecekti. kendilerinin binmediği gemi şehirden ayrılırken, ümitsizlik ve kızgınlık dolu baba pencerede gözyaşı döktü. içinden hem oğlunu ısıran köpeğe, hem de bu işi başlarına getiren kadere lanetler yağdırdı.

    beş gün sonra iskoçya’da trajik bir olay yayıldı. bilet aldıkları ama binemedikleri gemi batmıştı! hiç batmayacağı düşünülen titanik isimli bu gemi batmıştı. yüzlerce canı da beraberinde götürmüştü. clark ailesi bir köpeğin ısırmasıyla bu gemiye binmemiş ve okyanusun dondurucu sularında boğulmaktan kurtulmuştu.

    bay clark haberi duyunca minik oğlunu bağrına bastı ve ailenin kurtarılmasına vesile olduğu için teşekkür etti. önceleri bir trajedi gibi görünen bu olaydan sonra yüzlerce kez şükretti.