1. cinayetleri işleyiş yöntemleri ve kurbanlarına yaptıkları işkenceler ile dünyanın gelmiş geçmiş en tehlikeli seri katilleridir.

    1- edward theodore gein
    alkolik bir babayla aşırı dinci bir annenin oğlu olan edvard annesinin cinselliği büyük bir günah olarak görmesinin etkisiyle kadın bedeni üzerine yönelmiştir. ailesini küçük yaşta kaybeden katil annesinin ölümünden sonra özellikle kadın cesedlerine ilgi duymuştur. önce annesini mezardan çıkarıp diriltmeye çalışmış daha sonra bu işlemi başka kadın cesedlerinde de uygulamıştır. 55 yaşında iki kadını öldüren edvard bilinen seri katillerin en psikopatıdır.
    yakalandığında evinde ayakkabı kutusunda vajinalar, meme uçlarından yapılmış kemerler ve kafatasından yapılmış bardaklar bulunmuştur.
    şizofreni teşhisi konan katil ceza almamış ve kanserden ölene kadar akıl hastanesinde yatmıştır.

    2- elizabeth bathory
    kanlı kontes adıyla bilinen bathory macaristanın asil ailelerinden birine mensup bir soyluydu. 40 yaşına gelince yaşlanma takıntısı yaşayan kontes. hizmetkarları arasından seçtiği genç kızları öldürerek onların kanlarını içiyor ve küvette kan banyosu yaparak gençleşeceğine inanıyordu.
    650 genç kızı öldüren kontesin cinayetleri açığa çıkınca, soylu olduğu için yargılanmamıştır. ama hayatının kalanını şatosunda hapis olarak geçirmiştir.

    3-albert fish
    çocukluğu yetimhanede geçen fish'in ruhsal sorunları küçük yaşlarda başlamıştı. uyumsuz ve huzursuz geçen çocukluk döneminden sonra cinayetleri işlemeye başladı.
    kurbanları 12 yaş civarı çocuklardı. kendisi bu yaşta yetimhaneye gelmişti. seçtiği kurbanlarını işkenceyle öldürüp belli bir ritüelde tanrıya adak olarak sunardı. kurbanlarının elini, ayağını, yerdi. yakalanarak elektrikli sandalyede idam edildi.

    4-carl panzram
    hedonist seri katillerin en psikopat örneğidir. bine yakın kadın ve erkeğe tecavüz etmiştir. 21 cinayeti olan panzram mahkemede “keşke tüm insanlığın tek bir boynu olsaydı ve o da benim elimde olsaydı” sözleriyle herkesin kanını donduran bir ifade vermiştir. pişman olmadığını söyleyen katil idam edilmiştir.

    bu seri katillerin hayatları ve cinayetleri kuzuların sessizliği, dracula, a journal of murder gibi filmlere konu olmuştur.
    ortak yönleri yakalandıklarında pişman olmadıklarını söylemeleridir. kriminoloji tarihinde hiç bir seri katil pişmanlık belirten tek bir cümle kurmamıştır.
  2. daima saygı duyduğum ve duyacağım canileri de içinde bulundurur.

    hayır, hayır. bir zülfiyare dokundum gibi oldu ama önce dinleyin. ilk olarak cani, katil, psikopat vs. değilim. hatta beni tanıyanlar sen çok sevecen birisin der.

    peki nereden geliyor bu saygı? tabi ki zekadan. düşünün ki yüzlerce kimyasal, fiziksel ve biyolojik testlere sahip, her türlü kamera, kayıt ve sizi ele verebilecek her şeye rahatlıkla ulaşabilen bir ordu insana rağmen kurduğunuz planı defalarca kusursuz olarak işletebiliyorsunuz.

    sürekli olarak aynı alet edevatı, aynı özelliğe sahip insanlar üzerinde kullanıyorsunuz. biri tarafından yakalanmanız için çok fazla ipucu veriyorsunuz karşı tarafa ancak yine de kaçabiliyorsunuz. bu zeka değil de nedir derim.

    aranızda hiç ejderha dövmeli kızı okuyan var mı? okuyanlar oradaki seri katili hatırlar. size soruyorum, evinizin altında böyle bir mahzen olsa kaç gün saklı kalmasını sağlayabilirsiniz? tamam o kitap ama gerçek hayatta da var böyle insanlar.

    kısaca asla yaptıklarını beğenmediğim ancak zekalarına hayran olduğum mahlukatlar.