• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
durak - yuri bykov
9 ödüle layık görülmüş olan ve eski bir binada geçen, çeşitli ilişkilerin amlatıldığı tavsiye-i şayan bir film… 800 kişinin yaşadığı derme çatma bir binada her tipten insan bulunmaktadır. bunlardan biri olan tulskiy su tesisatçılığı yapmaktadır. apartmanın düzenbaz yöneticisinin kirli işlerine de karşı durmaktadır. binanın risk altında olduğunu ve yıkılmaya yüz tuttuğunu anlayınca etrafındakilerle bir araya gelerek çözüm bulmaya çalışır ve çok uzun bir gece başlayacaktır… not: film özeti sinemalar.com adresinden alınmıştır.
  1. ingilizceye the fool ismi ile çevrilmiş, 2014 yapımı anlayana çok şeyin anlatıldığı bir rus filmi.

    yıkılmaya yüz tutmuş ve kimsenin umrunda olmayan heybetli bir bina, bu bina içerisinde "yaşadıklarını" zanneden fakir ve cahil insanlar yığını, "böyle gelmiş böyle gider"ci, "adam sende"ci, koyvermiş, üzerine ölü toprağı serpilmiş bir toplum, sorumsuz, yolsuzluğa batmış insanı ve vicdani değerlerini kaybetmiş otoriter yöneticiler ve karşılarında prometheus ruhu taşıyan bir kahramanın metaforik hikayesi üzerinden yapılan bir toplum ve sistem eleştrisini konu alan başarılı filmde, toplumu oluşturan yapının her bir statüsündeki kokuşmuşluk ve toplumsal apati stigmatizasyonunu kabullenip nasıl da içselliştirildiği çarpıcı bir dille anlatılıyor.
    eski yurt binasını bir bataklığa benzetirsek, toplum için bu bataklık oldukça doğallıkla gözardı edilebilir, yöneticiler açısından üzerinden nemalanmak dışında bir önem taşımadığı ve bu batıklığın ıslahının sorumluluğunun alınmasından kaçıldığı, bataklıkta yaşayanların ise bataklıkta yaşadıklarından haberinin bile olmadığı bir ortamdan söz etmek mümkün.
    konusu bakımında kırmızı pazartesi - gabriel garcia marquez eserini anımsatan filmde verilmek istenilen mesaj izleyiciye oldukça çarpıcı ve travmatik bir dille aktarılırken, sinemasal anlamında maalesef aynı başarıdan sanatsal açıdan bahsedebilmek mümkün değil.
    film, anlatılmak istenilen atmosferi işaret edebilmek için, mesaj kaygısı taşıyan ağır bir dille; "kör göze parmak" uslubuyla başlıyor. eğer bu handikapın üstesinden gelinebilseydi film bir başyapıt olabilirdi.
    çürüyüş bir gecede ortaya çıkmaz, yokoluş da bir gecede ortaya çıkmaz. tıpkı büyük şirketlerin iflasını bir gecede oluşan çarpıcı ekonomik krizlerin yerine küçük "hissedilemeyen" sızıntıların yaptığı gibi.
    iyi seyirler.