• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (0.00)
durulmayan bir kafa - kay redfield jamison
bu tür deliliğin çok kendine özel bir iç sızısı, çoşkunluğu, yapayalnızlığı, dehşeti var. uçtuğunuz zaman harikasınız. düşünceler olsun, duygular olsun müthiş bir hızla, yoğunlukla üst üste geliyor, aynı kayan yıldızlar gibi siz bu yıldızların peşine düşüp her an daha iyisini daha parlağını buluyorsunuz. çekingenlik diye bir şey kalmıyor, aradığınız sözcükleri, jestleri tak diye buluyorsunuz, başkalarını büyülediğinizin kesinlikle bilincindesiniz. tekdüze insanlarda ilginç yanlar keşfediyorsunuz. gövdenizin her yanını müthiş bir duyarlık sarıyor, baştan çıkarmak, baştan çıkarılmak karşı konulmaz bir istek heline geliyor. her şey çok kolay, siz çok güçlüsünüz, parasal açıdan da her şeyi yapabilecek durumdasınız, üst düzey bir keyif, coşku, mutluluk iliklerinize kadar dolmuş.
(arka kapak)
  1. durulmayan bir kafa bipolar bozukluk hakkında yazılmış en iyi kitap. çünkü yazar bir psikoloji profesörü aynı zamanda kendisi de bir bipolar.

    bu yüzden hem hastalığın klinik yönü, teorisi hem de yaşamın içinden kendi hikayelerini anlatıp karşılaştırıyor. kitap hem öğretici, hem umut verici, hem de bir başarı öyküsü.

    bipolarların ve bipolar yakınlarının kesinlikle okuması gereken bir kitap. "başucu kitabı" ne demekse benim için işte o.
  2. bütün iyi niyetimle bu rahatsızlığı yaşayan bir arkadaşım için satın aldığım kitap.
    ancak sorun şu ki kendisine henüz veremedim. haddim olmayan işlere bulaşmışım gibi hissetmek ve hissettirmek istemem. benim için daha okumadan başucu kitabı oldu; sahibine gitmesi konusundaki kararımı bekleyen.
    belki de okuyup karar vermek daha doğru olacaktır.

    bu konuda fikri olan yazarlar varsa duymayı çok isterim.
  3. kitap hakkında yeni bir güncelleme yapmak isterim. bir önceki yorumumda bipolar olduğunu öğrendiğim bir arkadaşım için ne yapabilirim diye düşünürken kendim için kitap alırken tesadüf eseri bu kitaba da rastladım ve aldım. bir anlık heyecanla aldığım bu kitabı bir süre ne yapacağımı bilemedim. ne kendim okuyabildim, ne de kendisine verebildim. ve buraya danıştım.

    daha sonra buradan çok tatlı bir youser arkadaşım benimle iletişime geçti ve kitabı teslim etmem konusunda beni ikna etti. ben de bunu yapmadan önce en azından biraz gözden geçirmem gerektiğine inandım.

    empati yeteneğim yok diyemem, yine de bir bipolarla benim okumam arasında fark olacağını kesinlikle söyleyebilirim. kitapta kaleme alınan cümleler çok samimi. dolandırmadan her şeyi tüm netliğiyle açığa çıkaracak nitelikte. yazarın hem profesyonel anlamda bu işlerle ilgilenip, hem hasta olan tarafta bulunması sebebiyle söylediği sözlerin çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. beni tipik alışılagelmiş motivasyon cümlelerinden daha fazlası olduğuna inandırdı

    gelelim arkadaşımın yorumuna. kendisine bu kitabı verirken hala daha "girdik bir alamete gidiyoruz kıyamete" hissi içindeydim. ben daha cümlelerimi toparlayamazken, konuya yamuk yumuk girmeye çalışırken arkadaşımın gözleri dolmuştu. en nihayetinde kitabı çantamdan çıkarınca, o da ağlamaya başlayınca elim ayağım iyice uyuşmuştu.

    "bu aldığım en güzel hediye!" bu sözleri duyana kadar renkleri görmediğimi fark etmemiştim bile. büyük bir rahatlama geldi. kendisi ilk andan itibaren okumaya başladı ve kitapla büyük bir bağ kurduğunu belirtti. ilerleyen günlerde en yakın arkadaşı gibi hissettiğini bile söyledi. sonraları kitapta okuduğu bazı şeyler üzerine düşündüğünü ve bu konuları doktoruyla da hiç olmadığı kadar net bir biçimde konuşabildiğini öğrendim. ona hayatın akışı üzerine her konuda destek sağlayabilmişti.

    bu kitap belki hayat kurtarmıyor. bunu zaten hiçbir şeyden beklemiyor olmamız gerek. ancak benim bu kitabı almam, okumam, kendisine hediye etmem, onun okuması, hayatına fayda sağlayacak bir şeyler çıkarması.. bunlar önemli detaylar. bu kitap arkadaşımla olan ilişkimi daha değerli kılmaktan öte, ona hayatında mücadele edemediği birçok meseleye karşı dik durabilme gücü tanıdı.

    yazdıklarım yanlış anlaşılmasın. şu an "bir kitap okudum hayatım değişti" durumundan bahsetmiyorum. sözünü ettiğim olaylar dizesi uzun bir süreci kapsıyor. ancak geriye dönüp baktığımda kitaptan sonra işlerin yoluna girmeye başladığını hissediyorum.

    bütün bunları neden yazdım? çünkü bugünlerde sözlükte bu kitabın yeniden aratıldığını biliyorum ve benim hayatımdaki yansımasını paylaşmayı bir gereklilik gibi hissettim.

    ve son olarak, söyleyin bana, modası geçmeyen, anlamını yitirmeyen tek hediye çeşidi kitap değil de nedir?