1. herhangi bir duygudurumun, momentik his kaynağının, bu kaynağı yönelteceği, nihaisine serimleyeceği zaman, başaramaması da denebilir.

    şeylere karşı buradalığında var olan insan, şeylerin onda oluşturduğu reaksiyonun farkındadır ama o reaksiyonlar sadece 'reaksiyon' kelâmına sıkışmıştır.
    duygu, belirdiğinde daha evvelden aldığı yolları almaz bu durumda. kendisi olarak kalır. ve insanın toplumsal gerekliliğini, karşıdan gelen beklentileri yerine getiremez.

    özlem, hüzün, nefret, şen oluş v.s. hepsi var olur ama kılını kıpırdatmazlar, kendilerini tastamam hissedebilmen ve hissettirebilmen için.
    neticelenişlerinin eksikliklerinin(*:yetersizlik) (*:riyâkârlık) (*:birbirileşemeyiş) birikmişliğinden doğan, tinsel bir boşvermişlik, atalet muhkemleşir insanda.

    bu yük insanı an'a mahpus eder. mahpus edişi yük'lüğünden kaynaklanır. ama bu yönelemeyişi severse, özümserse tin, yük'lüğünden arınır duygular ve artık an'a mahpus değil, an'a ait olunur.