1. kabul etmesi güç bir yeme stili.. yemek yeme şekli, hatta hayatın doruk noktası. keşfetmek kolay değil hatta alkol ya da sigara bağımlılığı gibi kabullenmesi de kolay değil. lakin moraliniz her sıfıra vurduğunda kendinizi elinizde bir abur cubur ile buluyorsanız, sizi mutlu eden çok sevgili dostlarınız değil de bir tabak baklava ya da pastaysa.... evet itiraf etmeniz yararınıza olacaktır.. beyniniz artık büyük bir savaşta..

    dışarıdan yardım almak şöyle bir dursun, alış veriş alışkanlığınızı ve dahası duygularınızı; ne için yediğinizi tespit etmeniz yararınıza.. neden her moralim bozulduğunda, kendimi kötü hissettiğimde tek dostum kötü içerikli yiyecekler? insanın bu soruya cevap vermesi mühim elbet.. sonrasında yol üzerindeki her alış veriş mekanına girip çıkıyorsanız o abur cubur dolu raflardan kendinizi çekmeyi bileceksiniz.. kendinize alternatif atıştırmalıklar belirleyip son derece sağlıksız bir yolda olduğunuzu unutmayacaksınız.

    baş etmesi oldukça güç ama kimse farkında olmadan duygusal açlığın pençesinde savaş veriyor. bizi sadece kilolu değil, mutsuz ve hantal da yapıyor; fark edin!
  2. ben her moralim bozulduğunda ya da tavan yaptığında bira içtiğim için etkilenmiyorum bu durumdan. kabulleniyorum da aslında, tek karar veremediğim kaç tane lazım olduğu. doğru saptamayı yapamıyorum, hep bir tane eksik gibi sanki.

    dışarıdan yardım aldığım da oluyor (arkadaşım ısmarlıyor ya da ben garsondan bir şişe daha carlsberg getirmesini istiyorum, getiriyor sağolsun), bazen de yardım almıyorum (kendi biramı kendim alıyorum.. bir adım ileri götürüp kendi biramı kendim yaptığım da oluyor.),

    ayrıca bira kötü içerikli bir içecek değildir, içindeki malt , arpa, şerbetçiotu sayesinde böbreklere iyi gelir.
    yol üzerinde akşam saat 10'dan sonra da tanıdıklara bira satışı yapan tekel büfelerine uğrayınca gülümseyerek dolabı açıyorum.
    kendime alternatif atıştırmalıklar belirlediğimde (votka, likör vs gibi) aynı tadı alamadığım için böyle şeyler yapıyorum.. (böbrek sağlığı dedik ya işte)

    beni oldukça mutlu ve hareketli de yapyor. *
    duygusuz olduğum için açlığını da hissetmiyorum.
  3. moralim bozuk, keyfim kaçık olduğunda boğazımdan lokma geçmiyor.
    yemek güzel bir şey ve ben keyifsiz olduğumda güzel şeyler yapmak zor geliyor olsa gerek.

    ne güzel dünya aslında, imreniyorum. moralim; yok hapur hupur. oh keyfim yerinde; hapur hupur. çok sıradan bir gün, en iyisi biraz yiyeyim; hapur hupur.
  4. yemek ile ödüllenip seratonini yükselttiğinizdendir.