1. bu yazımızda inceleyeceğimiz genelde itici bulunan erkek müsveddesi.
    ağlamayı marifet sanarlar.
    bir umut belki sevişirim diye sürekli kadınların etrafında öldüm bittim diye dört dönerler.
    en büyük görevleri dert dinleyip kadınlara tavsiye vermektir. adam gibi bir sevgili bulduktan sonra kadınlar tarafından tekmeyi yerler.
  2. ne demektir duygusal insan? sadece ağlayan mıdır duygusal olan? tartışılır...
    duygusal insanların aslında daha samimi oldukları düşünülür ve ben bu düşünceye katılıyorum duygusal biri olduğumu düşünerek. duygularını saklamazlar, kıyıda köşede tek başlarına duygularını yaşamaya çalışmazlar. o an yakınında kim varsa onunla paylaşırlar duygularını. duygusal olmayıp bunu kullanmaya çalışanları bir köşeye ayırırsak duygusal insanların bir şeyin peşinde koştukları yoktur aslında duygularını rahatça yaşamak dışında.

    eğer erkekler için konuşacaksak malesef duygusallığı kullanarak uçkur peşinde koşan çok ancak dikkatli incelerseniz onların duygusal olmadıkları kolayca fark edilebiliyor ters bir hareket sonucu.

    duygusal insanın yanında olmak dirayetli olmayı gerektirir bir yandan çünkü yaşadıklarını öyle bir anlatacaklardır ki size de o duyguları hissettireceklerdir. siz siz olun duygusal insanlara dikkatle yaklaşın çünkü bilinçsizce yapılmış ufak hareketler, edilmiş sözler dahi onları kırmaya, üzmeye yetecektir.
  3. kalplerinin öncülüğünde hareket eden insan topluluğu. burunlarının boktan ayrılmadığını, yakın uzak, siyasi ve içtimai tarih yazar. duygu insanın içinde bir dirhem olmalı ama sen kalk duygu içinde bir dirhem ol. olacak şey değil. kalp, kalp, kalp, nereye kadar? doğrusu için bknz: akıl, kalp ve vicdan üçlemesi.
  4. duygusallık ve birinin/kendinin duygusal olduğunu sanmak oldukça farklı şeylerdir. duygusal kişi biyokimyasal anlamda bazı duyguları biraz daha kolay yükselen kişidir. duygusal sanılansa, mantıksız kişidir. olayları başkalarının gözünden kurgulamakta yetersiz, sebep-sonuç ilişkisinden uzak bir düşünce yapısı vardır. bu insanların bazısı "ben kolay öfkelenirim, çok kıskanırım zor insanım" diyerek ahmaklıklarını mizaç kılıfına sokar ve böyle kabullenilmeyi-anlaşılmayı isterler, bazısı da söylenenlere kolayca alınıp cıvık bir aşk anlayışıyla yaşarken buna romantizm adı takarlar ve insanların kendilerini anlamadığını söylerler. bir de depresyonu marifet sayanı vardır, bohemlik bir yaşam tarzıdır onun için. diplerdedir hep, kimse onu anlamaz zaten o da kimsenin onu anlamasını beklememektedir.

    bu ve daha fazla grubun temel ortak noktası anlamamaktır. anlaşılmadıkları doğrudur fakat bunun sebebi anlamaya üşendiklerinden kendilerini de anlayamayıp anlatamamalarıdır.

    duygusal insanları severim. bende olmayan bir özellik, yüksek empati kabiliyeti güzel bir şey. fakat kendini duygusal zannedenlerden uzak dururum.
  5. burçlara inanan bir kesim var mı burada bilmiyorum ama, yengeç burcu olan kadın- erkek fark etmeksizin duygusal oluyor. kendim dahil ne kadar yengeç burcu olan insan tanıdıysam, kendileri kabul etmeseler dahi dışarıdan bağırıyor duygusal olduğunu vücudu. genel olarak duygusal insanların karakteristik özellikleri;
    - yaşadığı her olaya, attığı adıma dahi dikkatli bir şekilde bakar. çünkü, önceden mutlaka acı yahut mutlu bir tecrübesi olmuştur.
    - hüzünlü, mutlu, mutsuz her olay karşısında aşırı bir tepki gösterebilir.
    sekiz
  6. konu burçlara gelecekse ortalığı bir açıverin çünkü bu nitelikle özdeşleşmiş bir burçtan bahsedilecekse ilk akla gelen nedir? balık.

    evet efendim, mensubu da olduğum bu burcun bireyleri duygusallığıyla nam salmıştır. ancak pasif bir duygusallıktan bahsetmiyoruz. yani ağlar, üzülür, sevgilisi olur ve çok ağlar vs. değil. geçmiş ve gelecek olan ya da olmayan her nen üzerine duygusunu koyabilir. bunlar somut şeyler de olmayabilir. hayal dünyasında kurulan ve gerçeğe uyarlanamayan fikirler/düşünceler de bu kapsamda. seçim yapacaksa da her zaman aklının uyduğuyla değil duygularına, hislerine göre seçim yapar. çoğu zaman da bu yüzden kaybeder.

    her neyse burç özellikleri bir yana. duygusal olmak her ahvalde verimli bir özellik değildir. kazandıracağı yerler vardır ancak kısıtlı düzeyde. dünyadan bahsediyoruz, kötülüğün hüküm sürdüğü. ha bu arada her duygusal insan iyi insandır diyemeyiz ama bu insanlardan müthiş bir zarar göreceğinizi sanmıyorum. ettiğiniz kadar bulursunuz. belki de hiç.

    duygusallığını bariz bir şekilde -yani göz önünde- yaşayan insanlardan olamadım hiç. ağlarsam kimse görmez, düşüncelerimi ya da üzüldüğüm şeyleri çoğu zaman hiç söylemem dahi. çünkü muhtemelen oldukça saçma ve basit şeyler olduğu düşünülecek. ha çok mu önemli böyle düşünmeleri? elbette hayır.

    ve bu insanların duygusallıkla doğru olanı, kalp ile mantığı iyi sentezlemeleri gerekir. diğer türlü yaşamda kaybeden olmaya devam edeceklerdir.