• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (10.00)
ebedi dönüş mitosu - mircea eliade
“türkçede imgeler ve simgeler, kutsal ve dindışı yapıtlarıyla tanınan ünlü din tarihçisi mircea eliade, geleneksel toplumların tarih anlayışlarını, tarihin getirdiği acılara direnme ve katlanma yöntemleri ve arketipik tekerrür anlayışını incelediği “tarih felsefesine giriş” niteliğindeki bu denemesi ebedi dönüş mitosu için şunları söylüyor:
“eserlerimin hangi sırayla okunması gerektiğini soranlara bu kitaptan başlamalarını salık veriyorum.”
  1. asıl amacı tarih felsefesini aktarmak olan ebedi dönüş mitosu’nun tarihsel fenomenden farkı; spekülatif analiz yerine arkaik toplumların temel kavramlarını incelemektir. arketipler ve tekerrür olarak belirtilen kavramların içini dolduracak olan geleneksel toplumların somut zamanı yadsıma istençlerinin kavranması yoluna gidilmiş. zamanın yok sayılma isteğinin nedeni; ilkellerin tutucu eğilimlerinin sonucu olarak değil de değersizleştirme ile insanoğlunun varoluşunun metafizik bir değerlendirilmesi olarak tespit edilmiş ve hegel sonrası felsefi akımların savundukları “tarih içinde kendini yaparak insan olma” da olmadığı belirtilmiş.
    tarih olarak tarih sorunun doğrudan ele alınmayacağı belirtilen denemede asıl amaç; arkaik toplumların spekülasyon alanında belirleyici olan bazı çizgileri sergilemek olduğu söylenir. metafiziğin temel sorunlarının, arkaik ontoloji öğrenimiyle yepyeni bir biçimde ele alınabileceği inancıyla yazılan kitap hem felsefeciye, hem etnolog ve doğubilimciye; ama hepsinden çok kültürlü insana, uzman olmayana seslenmeye çalışmakta ve konuları kısa önermeler halinde özetlenmiş olmaktadır.
    bu deneme ilk olarak 1949’da fransızca olarak, le mythe de l’etemel retour: archetypes et repetition (paris, librairie gallimard) adıyla yayımlandı, ikinci basım 1985’te chicago-abdde basıldı.

    1945 mayısı’nda kozmos ve tarih başlığıyla başlanan deneme arketipler ve tarih başlığını almış ve sonrasında bu başlık altbaşlığa dönüştürülerek 1949’da ebedi dönüş mitosu adı ile kitaplaştırılmıştır. araştırmanın esas konusu m.eliade’nin de ifadesiyle; “arkaik toplum insanının kendisine ilişkin kurduğu imge ve kozmos’da sahip olduğuna inandığı yer hakkındadır.” arkaik ve geleneksel toplum insanı kendini kozmos’la ve kozmik ritimlerle ayrılmaz bir bütün olarak görürken musevi-hıristiyanlık etkisi altındaki modern insan kendini sadece tarih ile bağlantılı addeder ki bu da başlıca ayrımlarıdır. arkaiklerce de şüphesiz kozmos’un bir tarihi vardır, bu; mitoslarca korunan ve aktarılan “kutsal tarih”tir. hatta mitoslardaki yaratılışa dair esasların çeşitli ritlerle tekrarına dayanan ve böylelikle sonsuza uzanan bir tarihtir. mitoslar örnek modelleri korur ve aktarırlar; böylelikle insan ve toplum zaman içinde farklı zamanlarda yeniden doğar. bu tekrar edilişlerin arkasındaki dinsel ideolojinin neliğini tartışan eliade, eserinde geleneksel ve arkaik toplumlarda çeşitli davranış kategorilerinin kurum ve kurallarının zamanın başlangıcında “vahyedildiğine” inandığını ve dolayısıyla insanüstü ve “aşkın” bir kökene sahip olduklarını düşündüklerini vurgulamak istemektedir. kasım 1958 tarihli metninde, arketip terimini “örnek model” veya “paradigma” ya eş anlamlı kullandığını da belirtir.