1. ırak' ın işkenceleriyle ünlü hapishanesi. aslında işkence demek çok basit kalıyor. bir takım insanlıktan nasibini alamamış canlıların tutuklular üzerinde uyguladıkları hastalıklı fanteziler...

    2003 yılında abd askerleri ırak' a barış ve demokrasi getirmeye kalkınca ebu gureyb mahkumları rahatlamışlardı muhtemelen. amerika, ıraklılara barışı ve demokrasiyi tüm "medeniliğiyle" yaşattığına yeterince emin oldu ve acı çığlıklarıyla ayakta tutulan "harikalar diyarına" geri döndüler.

    öyle ki mahkumlar daha hakim önüne çıkmadan etrafı büyük surlarla çevrili "cehenneme" gönderiliyordu. yakınlarıyla görüştürülmüyor hatta ve hatta giren bir daha sağ çıkamıyordu.

    "ırak'taki işkencelerin anlatıldığı kamuoyundan gizlenen 53 sayfalık bir raporda ebu gureyb'den çıkan resimlerin ardından bu rapordan kimi bölümler de amerikan basınında yer almış, buna göre, "sadistçe, kaba ve gayri ahlaki" diye tanımlanan çok sayıda işkence örneği anlatılırken, "ıraklı esirlere sopalar ve farklı aletlerle tecavüz edildiği, çırılçıplak soyuldukları, kadın çamaşırları giymeye zorlandıkları, günlerce su ve tuvalet bulunmayan hücrelerde tutuldukları ve sürekli olarak dövüldükleri" dile getirilmiştir. " -vikipedi

    olayların ortaya çıkmasından sonra abd'li çavuş charles graner askeri mahkemede yargılanarak suçlu bulunmuştur. bilin bakalım bu vahşice uygulamanın ardından kaç yıl yatmış bu çavuş? yatmış mı daha doğrusu? tüm bu "sadistçe, kaba ve gayri ahlakı" uygulamalara verilen ceza 10 yıl.

    bu belgelerin ortaya çıkmasının ardından 2006 yılında ırak hapishaneyi kapattı. amerika' nın buna gönlü el vermedi sanırım ve ırak' a verdikleri mali destek sonucu ebu gureyp tekrar açıldı, şirin bir isimle tabi: bağdat merkez hapishanesi...