• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (0.00)
ecco homo - friedrich wilhelm nietzsche
"yazar olarak ayrıcalığım nedir, az çok biliyorum; benim yazılarıma alışmanın beğeniyi nasıl 'bozduğunu' da gözlerimle gördüğüm durumlar oldu. insan başka kitaplara, hele felsefe üstüne iseler, düpedüz dayanamaz olur. bu soylu ve ince dünyaya girebilmek benzersiz bir seçkinliktir, almanlıkla hiç ilgisi olmamalı insanın bunun için; kısacası, öyle bir seçkinlik ki bu, onu kendi hak etmiş olmalı insan. ama kim amaçlarının yüksekliğiyle bana benziyorsa, gerçekten coşkular yaşayacaktır burada öğrenirken: çünkü ben daha hiçbir kuşun uçmadığı yükseklerden, daha hiçbir ayağın yolunu şaşırıp inmediği uçurumlardan geliyorum. söylediklerine göre, benim kitaplarımı elinden bırakamazmış insan, uykularını bile kaçırırmışım geceleri... kitap denen şeyin daha gururlusu, daha incelmişi yazılmamıştır, onlar yeryüzünde erişilecek en yüksek doruğa, sinizme erişirler yer yer; hem en ince parmaklarla, hem en zorlu yumruklarla elde edebilmeli onları..." (tanıtım bülteninden) (kitap bilgileri idefix'den alınmıştır.)
  1. nietzsche"nin eserlerini analiz ettiği, kendini ön plana çıkarttığı otobiyografik kitaptır ecco homo. nietzsche, ecco homo"yu, "kişi nasıl kendisi olur" sorusuyla yanıtlamaktadır. ayrıca az önce belirttiğim gibi, nietzsche, zerdüşt"ün doğuşunu (bir ormanda, tan kızıllığında), deccali yaratan düşüncelerin tohumlarını, tan kızıllığı, müzikten tragediyanın doğuşunu ve wagnercilik ilişkilerini anlatır.
    almanlardan (daha doğrusu almancılık ve dünyaya alman kültürü olarak dayatılan menfaatden) nefret ettiğini defalarca belirtir. alman ırkının beyniyle değil, bağırsaklarıyla düşündüğünü söyler. zamanında strauss"a yaptığı ağır saldırıda, çok sevdiği insan sarrafı stendhal"den şöyle alıntı yapar: "yüksek bir topluluğa girdiğinde işe düelloyla başlamak gerekir". evet, nietzsche"de işe bir silahla, kendi kahkahasıyla belirtiği gibi özgürlüğe saldırıyla başlamıştır. bunu uzunlamasına açıklar.

    nostalji ve geçmiş hakkında derin yaramız olan hatıraları irinle metaforize eder ki, hatıra yıllarca yaralarımızda vücut bulan irinlerdir, der.

    nietzscheci felsefede olmazsa olmazlardan olan beden olgusu ecco homo"da yine gün yüzüne çıkar. üstad utanmasa bir diyet tarifi de verirdi. bedenlerimizi çok hafife aldığımızı, bunun pek de insanca olmadığını belirtir. içkiden uzak kalmamızı salık verir; düşünceyi uyuşturan her tip yan maddeye karşıdır nietzsche.

    ve sahnenin sonlarına doğru yine şovunu yapmadan duramaz; bununla da bir çok kişiye ilham olduğu gibi, bir çok kişiyi de sakat bırakır: ben balık tutmak istediğim için oltamı suya daldırdım. ne yapalım, suda balık yoktu...