• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.14)
efrasiyab'ın hikayeleri - ihsan oktay anar
çok uzak zamanlarda değil, günümüzün otuz, bilemediniz elli yıl öncesinde, üstelik hep "ülkemizde" geçiyor efrâsiyâb'ın hikâyeleri. ancak... sanki o zamanlardan ve o mekânlardan değil de, başka zaman ve mekânlardan, hatta başka dillerden aşina olduğumuz hikâyeler... yani, puslu kıtalar atlası'nı ve kitab-ül hiyel'i okumuş olanların tahmin edebilecekleri gibi, üzerine söz söylemesi zor, "içine dalması" keyif verici kitaplardan: estetik'le oyun'un, mizah'la felsefe'nin bir edebî buluşması... (kitap bilgileri idefix'den alınmıştır.)
  1. ihsan oktay anar'ın diğer kitaplarına göre biraz daha geri planda kalsa da bu kitap aslında çok eğlenceli bir kitap. uzun ihsan bu kitabında doğu-batı sentezini mizahi öğelerle harmanlayarak çok güzel işlemiş. size tavsiyem bir çırpıda okumayın. hikayeleri günlere bölerek okuyun ki kitabın tadına varabilirsiniz. ayrıca yakaladığınız ayrıntılar yüzünüzü gülümsetecek cinsten.

    ayrıca ekşide şöyle bir entry okudum, bir daha okuyasım geldi(spoiler olabilir):

    ilk hikayenin, yani güneşli günler'in sona ermesinin ardından, dünya tarihi isimli hikayenin içine gireriz, mallarını dağıtan tüccarı görürüz, kapısında bekleyen çulsuzlardan birisi oluruz cezzar dede ve ölümle birlikte.
    ikinci hikayeden(bidaz'ın laneti) sonra kemanıyla karşımıza fezai(hırsızın aşkı)çıkar.
    üçüncü hikayenin(bir hac ziyareti) ardından ezine canavarının kahramanları, bu kez düğün yaparken karşımızdadır.
    dördüncü hikaye(dünya tarihi) bitince şarap ve ekmekteki erdemli kırmızı başlıklı kızı meydanda nutuk atarken görürüz, kız yardım eder ölüme, ama uzun ihsan yine de kaçar.
    beşinci hikayenin(ezine canavarı) ardından göklerden gelen çocuk gülerk kent çıkar karşımıza, hatta o kadar güçlüdür ki, ölümü bile yere serer.
    altıncı hikaye(hırsızın aşkı) biter, ve bir odada, resminde hiç doğuramadığı güneşi bu kez doğururken görürüz güneşli günler'in kahramanını.
    yedinci hikayenin(şarap ve ekmek) sonrasında, aptülkehribar(bidaz'ın laneti) kurtarır bu kez uzun ihsan'ı.

    ve son perde gelir de, gökten gelen çocuk bitince, eksik kalmış parça da tamamlanır.bir hac ziyaretinin delisi, gerçek kimliğine kavuşmuştur, karşımızdadır, uzun ihsanı kurtarır.hem de bu kez uzun ihsan, yaşamak için biraz daha süre alır ölümden.
  2. (bkz: ihsan oktay anar) 'ın kitaplarını yayınlanma yıllarına göre okuyorum. (bkz: puslu kıtalar atlası) ve (bkz: kitab-ül hiyel) 'in ardından bu kitabın yazım dile ise okumaya daha kolay geldi. ölüm ve cezzar dede'nin karşılıklı olarak anlattığı hikayelerden oluşuyor. hikayeler masalların doğu anlatımıyla yeniden söylenmesiydi ve içinde yer yer yakalanan göndermelerle 'lan ben bunu biliyorum!' edasıyla bir tebessüm oluşturuyor.

    !---- spoiler ----!

    benim yakaldıklarım; (bkz: kurtadam) , (bkz: drakula) , (bkz: kırmızı başlıklı kız) , (bkz: süpermen) bunlardı ki başka da vardır.

    !---- spoiler ----!
  3. (bkz: ihsan oktay anar) 'ın diğer kitaplarına nazaran okunması daha kolay ve yine bir çırpıda okunan diğer bir kitabı.
    hiram
  4. gulerk kent ney la gü gül öldüm.... bu arada uzun ihsan efendinin bu romaninda dil bir nebze olsun hafiflemis ucuncu romaninda nihayet cumhuriyet donemine giris yapilmis eski turkce kelimeler yerine nispeten daha anlasilabilir kelimelere yer verilmistir.
  5. bir ihsan oktay anar öykü kitabı.
    dünya tarihi öyküsü en dikkatimi çeken öykü oldu. "kendini tanı" öğretisini tekrarlamis her bilge gibi. ufak detayları kacirmamak lazım.

    "ve gülümseyen herkes cennete bakıyor demektir. "