1. 1)ilk defa görülen bir konuyu öğrenmek
    2)birkaç kez duyulan bir konuyu öğrenmek
    3)unutulan bir konuyu tekrar hatırlamak
    en zordan en kolaya doğru yaptığım bu sıralamada görmemiz gereken şey çalışmayı küçük parçalara ayırmanın gerekliliği ve kolaylaştırıcı etkisidir.
    çalışma planı yaparken buna dikkat edilmelidir. günde bir saat yerine 2 günde yarımşar saat çalışarak öğrenmek çok daha etkili olmaktadır.
  2. bu teknik özellikle biyoloji çalışmak için birebirdir.
    o günki enerjinize gore sabah programı sunuyormus gibi ya da herhangi bir tv programı yapıyormuş gibi bir hava vererek ses kayıtları eşliğinde konuyu anlatmak, düzgün bir ses kaydı çıkarabilmek için arada duraklamak, yanlış ve düşük cümleleri bastan almak konunun ogrenilmesinde hem 2 kat etkili oluyor hem de süreyi beşte birine indiriyor.
  3. önce bir hedef süre belirleyip kronometreyi geri sayıma ayarlayarak başlayıp, dikkatiniz dağıldığında kronometreyi durdurarak gerçek çalışma sürenizi tespit edebilirsiniz. masada geçirilen surenin yarısını bile çalışmak için verimli kullanamıyoruz, bunun farkındalığı ise çalışma şevkini artırıyor.
  4. imkanı olanlar için: dersi derste anlamak, not almak.

    imkanı olanlar için dedik.
  5. bu sene keşfettiğim ders çalışma sistemimi anlatacağım şimdi;
    öncelikle derste dersi dinleyip hocanın önemli gördüğü yerleri not ediyoruz daha sonra hocanın notunu temin edip hızlıca gözden geçirirken derste önemli olan yeri notun üzerine isaretliyoruz. son olarak da o derse ait çıkmış sorulara bakıp sorulan soruları da not üzerine isaretliyoruz ve sınavdan kısa bir süre önce önemli yerleri ve önceki senelerde sorulan soruları işaretlenmiş notumuzu tekrar ediyoruz.

    özellikle ezberlenmesi gereken bilgileri içeren derslerde çok işe yarıyor,
    nagan
  6. ben müzik dinlerdim. tavsiye etmiyorum.
  7. biraz motivasyon, ses yalıtımı iyi bir kulakiçi kulaklık ile düşük-orta volümde largo tempo barok dönem müziği, 50-10 veya 60-15 dakikalık çalışma seansları.

    sürekli çalışmak durumunda olan bünyeler için işin profesyonellerinden(*:psikolog, eğitim danışmanı vs ) öğrendiğim, benim de kullandığım, tavsiye edebileceğim yöntem budur. deneyin.
    merc
  8. evde çalışmak yerine güzel bir yeşil alan tercih edilebilir, özellikle de ders çalışmaktan sıkılan, bir süre sonra duvarı seyretmeye başlayan arkadaşlar için tercih edilmelidir.
    imkan varsa (bu devirde anlaşabileceğin insan bulmak zor) yanına kafa dengi bir arkadaş alınıp, ders-futbol futbol-ders eşliğinde çok da güzel zaman geçirebilir.
  9. zorunlu ders çalışmak kadar kötüsü yoktur.

    sürekli ötelemeler ve sonrasında yumurta kapıya dayanınca gelen ''ağlama krizleri''.

    benim tekniğim ağlamak. ders çalışmak zorunda olduğumu kabullenmek ve bunun için ağlamak. kabullenirsen ve içini rahatlatırsan daha kolay çalışırsın.

    sonrası mı emin ol sınav verilecek.

    not: ağlamayı bekliyorum. işte bu rahatlık en kötüsü.
    ozumm
  10. "en iyi yatakta çalışırdım." diyeceğim anatomik, uygulamalı filan sanılacak ama valla öyle değil(*:swh): abimin odasına konduktan sonra(*:3 artı 1 evlerde salon bayramdan bayrama açılıyorsa gariban ve karşı cinsten olan kardeş oturma odasına konuşlanırdı malum ;)), süper dağınıklığım sonucu çalışma masası ve koltuk dahil birçok yer dolduğu için ilgili kitabı, defteri, kalemi vb. alıp yatağın üstünde çalışırdım. hiç de uyuyakalmadım, lise de üniversite de öyle bitti :)