• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
el secreto de sus ojos - juan jose campanella
ülkenin en önemli mahkemelerinden birinde yıllarca sorgu müfettişliği yapan benjamin esposito, görevini bırakarak inzivaya çekilmeye karar vermiştir. bu süreçte, görev yaptığı süre boyunca kendisini oldukça etkileyen bir vakayı kaleme alıp romana çevirmeyi planlamaktadır. yaklaşık otuz yıl önce işlenen bu vahşi tecavüz ve cinayet vakasıyla ilgili detayları yeniden hatırlamaya başlayan adam tekrar bu dava üzerinde çalışmaya ve bu üstü kapanmış suçu aydınlatmaya karar verir. belge ve bulguları yeniden inceleyebilmek için ilk adım eski çalıştığı yere geri dönmektir. esposito için bu süreç adaletin ve vicdan kavramının acı gerçeklerinin su yüzüne çıktığı bir yolculuğa dönüşür.
  1. latin amerika sinemasının en çarpıcı örneklerinden biri, 2009 yapımı arjantin filmi. türkçe'ye "gözlerindeki sır" adıyla çevrilmiştir. bizimkine benzer bir siyasi yapıya sahip olan arjantin'in yakın siyasi geçmişine de ışık tutan film en iyi yabancı film dalında akademi ödülü kazanmıştı.

    unutmadan, koskoca ve dolu bir stadyumda çekilen müthiş bir plan sekans vardır filmin bir yerlerinde.
  2. tüyler diken diken edecek kadar müthiş ve etkileyici sona sahip film.

    !---- spoiler ----!

    tecavüzcünün suçunu itiraf etmesi için kadının uyguladığı taktiğe hayran kalmamak elde değil. ve elbette;

    " söyle ona benimle bir defa dahi olsa konuşsun"

    !---- spoiler ----!
  3. aka the secret in their eyes

    içerdiği yaklaşık 5 dakikalık plan sekans, hayatımda izlediğim en etkileyici çekimlerden biridir. ufkumu açmıştır. başta futbol olmak üzere, sportif yayınlar ve tribün kültürü ve seyirciliğinin / taraftarlığın sosyolojik boyutlarına dair bir çok fikrin önünü açmıştır bende.

    ilgili sahne
  4. çekim kalitesine,kurgusuna,repliklerine hayran olduğum film. ilginç olarak da en sevdiğin aşk filmi dendiğinde cevap olarak bu filmi veriyorum. filmin içindeki adamın karısına olan aşkı beni en çok etkileyen aşktır kesinlikle. demekki bir aşkı hissetmek için illa ki sulu sahnelere ihtiyacımız yok.
    mavi
  5. hangi açıdan tutarsanız elinizde kalan filmdir. bana göre hiç bir özel yani , çarpıcılığı yoktur. arkadaş tavsiyesiyle izledim , izlemesem ne kaybederdim hiçbi şey heralde
    bragi
  6. bu filmi özel yapan birçok neden var. birer kelimeyle bile anlatılacak olsa uzunca bir cümle kurmak zorunda kalabilirsiniz. filmin adından bile başlayabilirsiniz bütün konunun ne kadar özel olduğunu anlamak için.

    spoiler olabilir uyaralım

    suçlulara devlet yaklaşımı, ağır işleyen ceza sistemi, resmi kurumlardaki karışıklıklar, yolsuzluklar, göreve getirilen ya da görevden alınanların ne meziyetlerle seçildikleri, v.b. gibi birçok detay bulabilirsiniz kendi ülkenize benzetebileceğiniz. sanki sizin topraklarınızda geçiyormuş, sizden bir parçaymış gibidir bu film. ilerledikçe daha da çok hissedersiniz bunu. "arjantin mi, yoksa türkiye mi?" dersiniz konuya mekan olan.

    politik kısımlarının yanında yaşam şekilleri ve hayata bakışları da bizler gibidir bu filmdeki insanların. duygusaldırlar ve fedakarlık önemlidir onlar için. tıpkı sandoval'ın yaptığı gibi.

    ölümsüz denilebilecek bir aşk vardır bu filmin içinde; baymayan, sıkmayan ama iliklere kadar da hissettiren *.

    insana ve insan doğasına dair mükemmel tespitler vardır bu filmde. anlaşılması için çok zorlamanıza bile gerek yoktur kendinizi. doğrudan ve açıktır. "herşey değişir ama tutkular asla" der mesela.

    spoiler bitti sanırım

    yazılacak çok şey vardır bu filmle ilgili, ama yapılabilecek en iyi şey ise ana tema olan "susmak"tır belki de..
  7. 2009 arjantin-ispanya ortak yapımı bir noir film.

    en iyi yabancı film oscarını ve daha bir çok ödülleri toplamış bir film.

    fonda arjantin cuntası, işlemeyen adalet sistemi, göze sokulmadan yansıtılan siyasal atmosfer, suç, ceza ve vicdan üçgeni, adalet ve intikam temaları ve bütün bunların gölgesinde yeşeren itiraf edilemeyen ama kendini bakışlarda gösteren bir aşk.

    ismi ile o kadar örtüşüyor ki film boyunca insanların gözlerinden aslında demek istedikleri, bir bakıma ''gerçek'' okunuyor.


    tınılar, müzikler; oyunculuk, makyaj konusunda da bir o kadar iddialı, sinematografik açıdan arjantin sineması’nı bir seviye yukarı çıkarmış, ışık-gölge oyunlarıyla müthiş bir noir film atmosferi yaratılmış bir film.

    net, telaşsız, sakin kamera hareketleri, akıcı ama gayet sert diyaloglar barındıran senaryosu, aşırıya kaçmayan oyunculukları, sarı, kahve, kızıl tonlarıyla (sanırım kahverengi adaleti simgeliyor) mükemmel görüntü ve kurguya sahip görüntü yönetimi de cabası.

    hem filmin çarpıcı finali, hem de final sahnesi de unutulamayacaklardan.

    bundan sonrası

    !---- spoiler ----!

    ben bunların yanında asıl beni benden alan, bahsedilen bu plan sekansıyla kültleşen stadyum sahnesini anlatmak istiyorum. büyülendim, öyle kalakaldım, o sahne hiç bitmesin istedim.

    kamera gökyüzünden stadyuma yaklaşıyor kuşbakışı, sahada oynayan oyuncuların peşine düşüyor sonra bir süreliğine, ardından tribünlere yaklaşıyor ve filmin iki başkarakterini arayıp buluyor ve onlarla o karmaşada suçlunun aranışı, peşinden koşuşturma ve kameranın tribünden çıkışı hepsi enfesti. filmde hiçbir şey olmasa dahi bu yaklaşık 5 dakikalıksekans için bile izlenir bu film.

    bir de müthiş bir ispanyolcayla yaratılmış bir sahne var:

    25 yıl aşkını söyleyememiş erkeğin kağıda karaladığı not:

    te mo (korkuyorum) şeklinde karalanmış nota 25 yıl sonra a ilave ederek
    teamo (seviyorum) oluyor.


    !---- spoiler ----!
  8. mükemmel bir film, sadece sandoval karakteri için bile izlenir. aynı filmi birden çok kez izleyen bir adam değilimdir ama bu filmi 5 kez izledim ve hala arada açıp bazı repliklerini izliyorum.bu kadar yavaş ilerleyen ve uzun bir film için gerçekten şaşırtıcı.

    !---- spoiler ----!

    esposito: üç saattir o gelince (irene) güzel bir şey söylemek için bekliyorum ama o gelince olmuyor. sen nasıl yapabiliyorsun?

    sandoval: çünkü ben aşık değilim.
    !---- spoiler ----!

    (bkz: unutulmayan film replikleri)
  9. !---- spoiler ----!
    isidoro gomez'in liliana'a olan takıntısı, grup halinde çekilmiş bir fotoğrafta ona çevrilen gözlerinden anlaşıldı malum. ilerleyen sahnelerde yine grupça çekilmiş bir fotoğrafta benjamin, herkes objektife bakarken irene'e bakmaktaydı. bu tarz ayrıntılar nedendir bilmem, izlediğim filmi çok keyifli bir hale getiriyor.
    !---- spoiler ----!
  10. oscar'ın bazen on ikiden de vurduğunu gösterir efsane film.