1. öncelikle sıfırdan başlayacağımı söyleyerek merakla beklediğim tavsiyedir.
    elektro değil de ilk önce normalini öğren diyenler de oldu. o yüzden kafalar karışık.
  2. yakalanmayın ayarında bir espri yaptığımı varsayarak söylemek istediğim bir kaç şey var. öncelikle belirtmeliyim ki bir süre klasik gitar çaldım ancak elektrogitarı elime sadece bir kaç kez aldım. o bir kaç seferde de elimdeki gitarın çok farklı olduğu hissine kapıldım. teller, çalma şekli vs klasikten baya farklı. bu nedenle çalmak istiyorsanız direkt alın, hiç klasikle uğraşmayın çünkü hiçbir müzik aletinin sonu yok.

    ikincisi hangi müzik aletinden olursa olsun adam akıllı bir müzik hocasından ve etüt kitabından yardım alın. hocalar sizin yanlışlarınızı gösterirken etüt kitapları alıştırma yapmak için süperdir. sıkıcıdır ama müzik aletindeki kontrolünüzü güçlendirir.

    son olarak da küçük bir hoparlörle beraber bir de kulaklık alın alabiliyorsanız ve devam etmeye niyetliyseniz. yoksa klasik gitar gibi sessiz bir alet değil elektro gitar. çalarken tellerden gelen sesi duymak acı veriyor insana nedense. hiç değilse ben kısık sesle çalmaya çalışırken iğrenmiştim.
  3. çalmak istenen müzik türüne göre değişebilen önerilerdir. rock ve blues ağırlıklı müzik çalınmak isteniyorsa pentatonik scale ler iyice kavranmalı. ama burada bir tehlike var sadece pentatonik scale üzerinde durmamalısınız yeri geldiğinde minor ve major gam notalarından kullanarak pentatonik scale süslenmeli. araştırdıkça büyük sanatçıların zaten böyle yaptığını görürsünüz. dorian, mixolydian falan derken zaten üfff adları bile ürkütücü ben amatör ötesi biri olarak uzak dururum bunlardan. jazz ise bambaşka bir dünya, whiplash - damien chazelle filmini izlerseniz jazz'ı öyle kendi başınıza öğrenemeyeceğinizi anlarsınız. filmde hoca öğrencileriyle "merak etme burada başarılı olamazsan bir rock grubunda çalabilirsin en kötüsü" gibi dalga geçiyordu.
  4. "çalmaya klasik gitarla başla" diyenlere kulak asmayın. dinlemeyi sevdiğiniz (ve tabi ki çalmak istediğiniz) müzik türüne en uygun elektro gitarı alın. yanına güzel de bir amfi alın. pedal hemen şart değil o isteğe bağlı biraz. ama başlangıç seviyesi gitar ve amfi muhabbetinden uzak durun. enstrümanı çok hevesle çalmaya başlarsınız kısa sürede büyük yol kat edersiniz. ama bir yerden sonra gitar size istediğinizi vermez. amfinin tonlarını beğenmemeye başlarsınız. ilk zamanlarda aldığınız tadı alamazsınız ve bir süre sonra soğuyup bırakırsınız. aman sakın yapmayın öyle bir şey. orta seviye hatta onun da biraz üstü segmentte bir gitar alın mutlu mesut yaşayın.

    sadece temel akorları bilip ritim atmak gitar çalmak değildir. bunu da çıkarın aklınızdan. bunu yapanlar sadece kız tavlamak için gitar çalanlardır. onlardan olacaksanız ne zamanınızı boşa harcayın ne de paranızı. o gitarı aldıysanız ona vakit ayırıp ilgi gösterip her şeyiyle öğrenmeye bakın. bir yerden sonra sırdaşınız gibi olur. çok ilginç bir bağ olur aranızda. şöyle düşünün annemin evine gittiğimde gitarımı özlediğimi söylemiştim, "beni özlediğini o kadar söylemiyorsun" dediğinde "en azından seni arayıp konuşabiliyorum annem" demiştim. bu derece bir sevgi kurabilirsiniz onunla aranızda.

    metal gruplarına özenmeyin. çok hızlı olmak marifet değildir. çalıştıkça her şey olur. siz tuşenizi geliştirmeye, çaldığınız şarkıyı hissetmeye çalışın. çaldığınız şarkıyı hissetmezseniz karşınızdakine de bir şey aktaramazsınız. yavaşı çalamayan hızlıyı da çalamaz diye bir kural vardır ki çok doğrudur. sıkılacaksınız belki ama yavaş antrenmanlar yaparak zamanla hızlanacaksınız. bu süre çalışmanıza göre değişir.

    ve en önemlisi de. kendinize güveniniz olsun. havalı olun demiyorum kendinize güvenin diyorum. hayranlıkla izlediğiniz bütün dünyaca ünlü gitaristler bir zamanlar amatördü. siz çalışın emek verin, gerisini zamana bırakın.
    jimi
  5. türlerin birbirleri üzerinde üstünlüğü yoktur, bence. bunu unutmayın. daha sonrasında sürekli dinleyin. bence dinlemek en az çalışmak kadar önemli. ne çalmak istediğiniz de bir o kadar önemli. yani hangi tarzlarda ilerlemek istiyorsunuz. bu sadece tek bir tarz olacak demek değil. fakat enstrüman seçimini etkileyen önemli bir husus.

    gitar alırken amplifikatör önemli değil ilk başta diyenler olacaktır. inanmayın. kötü veya sizin istediğiniz tonları veremeyen bir amplifikatör ile uğraşırsanız, çok hızlı soğursunuz. alacağınız gitarı mutlaka deneyin. içinize sinmeyen hiç bir şeyi almayın. bu amplifikatör için de geçerli. enstrümanınızı sevin. sevmedikçe ilerleyemezsiniz. o yüzden seçim önemli.

    her şeyin hızlı olmasını beklemeyin. sabrınızı kaybetmedikçe tatmin olmaya başlarsınız. hoca da bulmaya çalışın. iyi bir eğitmen çok şey fark ettirir. hatta önce iyi ve güvenilir bir eğitmen bulursanız diğer alanlarda size yardımcı da olacaktır.
  6. 1. şimdi youtube'a giriyorsun
    2. search bara guitar backing track anahtar kelimelerini yazıyorsun,
    3. enter'a basıyorsun.
    4. çıkan zilyon tane güzel gitar müziği altyapısından sevdiklerinin üzerine çalıyorsun.
    5. yareninle mutlu bir hayatın kapısını aralıyorsun.
    6. bu mutlu dünyanda güzel hatıralar bırakmak istiyorsun, bu altyapılar ile kayıtlar yapıyor, videolar çekiyorsun. başkalarına da bu mutlu hayatı empoze ediyorsun.
    igor
  7. yukarda da yazıldığı gibi kesinlikle amfiye daha fazla önem verilmeli. 10 yıl olmasa da bence 4 yıl da böyle tavsiyeler vermek için yeterli bir süre :)

    klasik gitarla başla diyenleri boşver gitsin. bi söylentidir gidiyor anlamadım nasıl olduğunu. yahu arkadaş biri penayla diğeri parmakla çalınıyor , birinin telleri kalın kalın diğerinin telleri parmak kesiyor... klasik gitarla başlamak gerekli , şart bir şey değil.

    üçüncü olarak eğer kendinize inanıyorsanız , sadece heves olmadığını biliyorsanız , adam gibi bir gitarla başlamanızı öneririm. yeni başlıyorsunuz diye 300 tl'ye saçma sapan bir gitar almayın. istediğiniz sesi alamazsınız , hevesiniz kırılır belki de ... alın adam gibi bir gitar çevrenizde bilir kişilere sorarak. emin olun pişman olmayacaksınız.

    gitarda en önemli şeylerden biri sabırdır sevgili yeni başlayacak olan dostum. gitarı eline aldıktan sonra sabırlı olacaksın. bak bu cümle çok önemli. "önemli olan ne kadar hızlı çaldığın değil , ne kadar doğru çaldığın." ilk hocamın üstüne basa basa söylediği cümledir bu. emin ol öyle. hız zaten kendi kendine geliyor daha sonra sen fark etmeden. buradan onur yahya öner'e sevgiler.

    son olarak da duygudan bahsetmek istiyorum. bir soloda aradığım ilk faktör duygudur. dinlediğinde içini kıpır kıpır yapacak. zevk alacaksın ondan böyle dinledikçe. geçen her saniye her notada sana zevk verecek. öyle sololar emin ol 5 saniyede 300 nota basan sololardan daha etkileyicidir.

    sana bu yolda başarılar demek istiyorum. umarım bir heves değildir sadece ve ilerde ismini duyurursun...
  8. eğer elektrikli gitar çalacaksanız( şu "can can"yapanından "bom bom" olan değil) sakın klasikle başlamayın zira klasikle başla diyen arkadaştır, ailedir, akrabadır size bilmeden ömrünüzün kazığını atar. bir kere senin gönlün elektro gitardaysa eğer, klasik gitar sadece senin canını sıkacak ve bir süre sonra klasiği çürümek üzere bir yere atacak (eğer gitardan henüz soğumadıysan) gidip bir elektro gitar alacaksın. kaldı ki bu işin sadece mali yanı. öğrendiğin tekniklerden bazıları işine yaramayacak. elektroya geçtikten sonra o size klasikle başla daha iyi olur diyen kişinin yüzüne nasıl bakarsınız ben bilmem artık. onun dışında klasik gitar penayla değil parmakla çalınır belki bir senelik klasik gitar eğitiminden sonra bas gitara hazırlıklı olursunuz( ki o bile yeterli değil bas gitarın slap gibi tekniklerinin de olduğunu unutmamak lazım) ancak elektro için aynı şey söz konusu değil ne yazık ki. parmakla çalmak demek el göz koordinasyonunu en aza indirmek demektir. parmak senin parmağın olduğu için gitar telleri üzerinde çok rahat hareket edebilecekken pena uzun çalışmalar sonucunda tam anlamıyla oturabilecek bir şeydir. hele (kendimden biliyorum) klasikten sonra elektroya geçersen penaya alışman çok zor olur ve penadan soğursun elle çalmaya çalışırsın bu da elektro gitar üzerinde bir çok tekniği yapamayacağın anlamına gelir. ha hiç mi çalışarak yapamam dersen, yaparsın ama klasik gitara harcadığın süre kadar buna da harcaman gerekiyor yani klasik gitarla başlamanın hiç bir avantajı yok. klasik gitarla çalınan parçalar hoşunuza gitmiyorsa hiç bulaşmayın derim. (ben bas gitar çalıyorum memnun muyum? evet. ama bu enstrümana beni yönelten etkenlerden biri de pena muhabbeti oldu)

    bu iş için hocaya gerek olmadığını bilmek lazım. azim ve hırs ve biraz da google amca gerisi zaten sana kalmış.

    ruhun çok önemli olduğunu söylemem lazım öyleki gitarlarımdan birini elime aldığımda çoğu zaman gitar benim ruh halime göre tepki verir gibi hissederim. enstruman ruhsuzun işi değildir istediğin kadar teknik bilgin olsun ama ruh yoksa alamazsın o zevki.

    müzik kültürü önemli. bunu yoruma açmıyorum.

    son olarak şu gitarı üç akor için alacaksanız almayın paranıza ziyan.
    hiciv
  9. isin anahtari blues arkadasim. sabahtan aksama kadar bb king, stevie ray vaughan dinleyeceksin birader. araya da 80' glam rock serpistirecekin. cünkü bu isin asil ruhunun yasandigi, hissedildigi zamanlar o zamanlar; önce o ruhu benimseyeceksin. nasil caliyolar ne yapiyolar, calarken izleyeceksin ellerini ayni zamanda. sadece bu ismini söylediklerimi degil tabiki bütün adamlari yalayip yutacaksin ögrenmek icin.

    blues ile ögrenmek hem cok keyifli hem de pentatonik diziler baslangic seviyesinde inanilmaz bir sicrama saglar. ögrenmesi keyiflidir; keyif aldikca dahasini istersin zaten böyle ögrenirsin. inanilmaz kulak gelistirir. blues backing tracklerle alistirma yapmasi daha kolaydir. kafaniza göre takilabilirsiniz (jam).

    gelelim gitar secimine, ekonomine göre baslangic olarak her yöne giden bir gitar tercih et. stilini ve kulagini tam oturttuktan sonra belli karakteristigi olan bir gitar ile yoluna devam edersin eger istersen. ilk gitara cok fazla para verme taraftari degilim gerek yok.

    ekonomi genelde kisitli oldugunu varsayarak ibanezin giris seviyeleri fena degil. her yöne gider. tonlari genelde orta sekerli, saplari görece daha rahattir. (charvel vardi bi aralar ne oldu bilmiyorum konudan cok uzak kaldim.) yukarida belirtmisler; yanina ekipmanina para verirken cimrilik yapma. güzel bir kac pedal (analog pedal her zaman en iyi yatirim) iyi bir amfi al.

    amfiye para kalmadi diyosan masaüstü bilgisayarini müzik istasyonuna dönüstürebilirsin. gereken tek sey üzerinde "asio driver" bulunan "low delay" özelligi olan bir ses karti temin etmek. sonrasi amfi simulasyon programlari... baya saglam is yapiyolar onlar da.

    yan ekipmanlar cok önemli. cünkü onlar senin calisma sevkini ve hirsini arttiriyorlar. düzgün tonu aldigin andaki o haz... iste o senin motivasyonun.