1. eskiden insanlar aldığı eşyanın üzerinden jelatinini bile çıkarmazken şimdi bazı insan müsveddeleri kalkmış sesi giden televizyona yandan üsten vuruyor, hiçbir suçu olmadığı halde pili bitmemiş yetim kumandayı yere çakarak hakkına giriyor, başkasına kızıp telefonu fırlatarak telefonun elektronik haklarını gasp ediyor.

    işin kötü yanı şu ki son dönemlerde hunharca yapılan bu saldırılar umarsızca artıyor ve insanlar sessiz kalarak bu zulme ortaklık ediyorlar.

    siz zannediyor musunuz ki yarın öbür gün bunlar robot olduğu zaman intikam almayacak ?
    bu robotlar hesap soracağı zaman hiç utanmayacak mısınız ? o gün geldiğinde ben bunların yerinde olsam dedelerime bu zulmü yapanlara "piyu piyu" diye 2 el lazer atar ve dönüp arkama bakmazdım bile...
  2. o eskidendi. yeni elektronik aletler estetik dizayn olarak gelişmiş göründüğünden insanlar şiddeti azalttı. şimdi o telefon fırlatmalar, televizyona tokat atmalar yok.
  3. geçmişte de günümüzde de çok defa karşılaşabileceğiniz bir tür şiddet. bu şiddetin odağı eskiden 3310, 6600 veya a1050 benzeri telefonlarken, şimdilerde bilhassa 1 yaşından büyük notebooklar ve masaüstü bilgisayarlardır. telefonlar hassaslaştıkça notebooklar sağlamlaşmış, ssd teknolojisi sayesinde kullanıcı dilediği zaman dilediği notebooka şiddet uygulayabilir hale gelmiştir.

    günü gelip de bu cihazlar dile geldiğinde teker teker istiklal mahkemeleri kurulacak ve bu kullanıcılar yargılanacaktır.
  4. dokunmaya kıyamadığımız lcd tv'mizin görüntüsü bir gün kafayı yedi. renkler kaymaya, değişmeye falan başladı, biz de doğal olarak servisi çağırdık gelip baksınlar diye. usta geldi, televizyona baktı ve dönüp şöyle dedi; "kusura bakmayın birazdan yapacağım şey için ama bunu tamir etmenin tek yolu var.", "ne kusuru efendim." düşünüyorum adam niye tamir etmeden önce özür diliyor kafa hafif gidik falan mı acaba. usta tek eliyle televizyonu arkadan tutup, tam ekranın ortasına paaaattt diye bir tokat koydu ama o tokatı bana vursa savrulurum yani öyle bir tokat. sonra elini yumruk yapıp altıyla vurarak ekranda gezdirdi ve televizyon düzeldi. o günden itibaren o televizyon 6 ay kadar daha bize hizmet verdi. her hafta bozuldu*, her hafta ahaliden biri tokatladı ve düzeldi. sonrasında abim tokatlama işini abartmış olacak ki ekranda bir göçükle beraber çöpe gitti.
    bozuk
  5. bu zamanda at bakalım tekefonu televizyonu at kır gör en az 2 bin liradan başlıyor bir telefon fırlatmak hadi yiyorsa fırlat da göreyim.
  6. bence babalara yakışan(?) harekettir.

    kasetçalar vardır küçük mesela, ergensindir, melankolik şarkılar dinlerken sesini fazla açmışsındır. yan odadan bir uyarı gelir, iki gelir, akabinde 3. uyarıya ramak kalmışken odanın kapısı bir hışımla açılır. kasetçaların fişi daha prizden çıkarılmadan tutulur yere çalınır....

    ah kaç kasetçalarım heba oldu.* adam gergin adam. bir dediğini ikiletmemek gerek, 3 senin neyine di mi...

    sonra mesela tetris için (tetrisi de elektronik alet kabul ediyorum ben bu arada) kardeşinle kavga edersin, veya televizyon kumandası, tutar duvara fırlatır, televizyona fırlatır, tüplü tabi hassas değil kırılsın ama kumanda-tetris paramparça...

    şimdi o kumandayı 24 aydır taksit ödediğin plazmaya at bakayım babacım kimin içi daha çok acıyacak...
  7. tekme atınca çalışan makineler biliyorum ben onlardan sonra insan bir miktar etkilenmiyor değil
  8. pilde işe yarayan eylemdir.bitmiş bir pili sert bir yere vurusanız biraz daha idare eder.saat pillerinde ise arkasına tırnağınızla bir iki çizik atasanız aynı etkiyi gösterir.pildeki anot ve katot dengeye ulaşınca pil biter.şiddet uygulayarak bu dengeyi bozmuş oluruz.böylece anottan katota akış bir süre daha devam eder.
  9. playstationa kafa atmıştım cdyi okumuyorum diye. çalıştı sonra. ilerleyen zamanlarda aynı sorunu yine yaşadım. tekrar kafa attım. çatladı makine. benimde kafam şişti baya. bence dövmeyin makineleri. hiçbir şeyi dovmeyelim olm niye dovuyoruz. hem yazık hem ayıp. evet pişmanım