1. 1
    köpürerek koşuyordu atlarımız
    durgun denize doğru.

    2
    bu uçuş, güvercindeki,
    özgürlük sevinci mi ne!

    3
    öpüşmek yasaktı, bilir misiniz,
    düşünmek yasak,
    işgücünü savunmak yasak!

    4
    ürünü ayırmışlar ağacından,
    tutturabildiğine,
    satıyorlar pazarda;
    emeğin dalları kırılmış, yerde.

    5
    işık kör edicidir, diyorlar,
    özgürlük patlayıcı.
    lambamızı bozan da,
    özgürlüğe kundak sokan da onlar.

    uzandık mı patlasın istiyorlar,
    yaktık mı tutuşalım.
    mayın tarlaları var,
    karanlıkta duruyor ekmekle su.

    6
    elleri var özgürlüğün,
    gözleri, ayakları;
    silmek için kanlı teri,
    bakmak için yarınlara,
    eşitliğe doğru giden.

    7
    ben kafes, sen sarmaşık;
    dolan dolanabildiğin kadar!

    8
    özgürlük sevgisi bu,
    insan kapılmaya görsün bir kez;
    bir urba ki eskimez,
    bir düş ki gerçekten daha doğru.

    9
    yiğit sürücüleri tarihsel akışın,
    işçiler, evren kovanının arıları;
    bir kara somunun çevresinde döndükçe
    dünyamıza özgürlük getiren kardeşler.
    o somunla doğrulur uykusundan akıl,
    ağarır o somunla bitmeyen gecemiz;
    o güneşle bağımsızlığa erer kişi.

    10
    bu umut özgür olmanın kapısı;
    mutlu günlere insanca aralık.
    bu sevinç mutlu günlerin ışığı;
    vurur üstümüze usulca ürkek.

    gel yurdumun insanı görün artık,
    özgürlüğün kapısında dal gibi;
    ardında gökyüzü kardeşçe mavi!