1. içeriğinden, türünden ve yazarından bağımsız olarak ismini çok güzel bulduğumuz kitaplardır. sadece ismi bile bazen bir kitabı okuma isteği uyandırır.

    korkma ben varım
    uzun sürmüş bir günün akşamı
    gün olur asra bedel
    varolmanın dayanılmaz hafifliği
    gülüşün ve unutuşun kitabı
    yüzyıllık yalnızlık
    parfümün dansı
    bir düş için ağıt
    saatleri ayarlama enstitüsü
    ciddiye alındığım kara parçaları
    çanlar kimin için çalıyor
    dünya ağrısı
    fakat müzeyyen bu derin bir tutku
    olduğu kadar güzeldik
    çocukluğun soğuk geceleri
    yaşamın ucuna yolculuk
    kucaklaşmanın kitabı
    puslu kıtalar atlası
    çavdar tarlasında çocuklar
    fikrimin ince gülü
    karıncanın su içtiği
    masumiyet müzesi
    her temas iz bırakır
    onca yoksulluk varken
    benim hüzünlü orospularım
    göğe bakma durağı
    küçük şeylerin tanrısı
    tanrı olmak isteyen otobüs şoförü
    bizim büyük çaresizliğimiz
    herkes herkesle dostmuş gibi
    bir süre yere yere paralel gittikten sonra
    aramızdaki en kısa mesafe
    kaosa mütevazı bir katkı
    kalecinin penaltı anındaki endişesi
  2. buzul çağının virüsü
  3. delirmek belirmektir
    çiçek senfonisi
  4. (bkz: 1984) ne alaka yaa laf demek için yazmış diyebilirsiniz ama durun bir daha benimle düşünün. ingilizce söylenişi çok güzel ve ritmik değil mi sizce de? sırf ritminden dolayı art arda ismini söyleyesim geliyor bazen şaka değil.
  5. göğe bakma durağı - turgut uyar (seçme şiirler)