• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (7.29)
equilibrium - kurt wimmer
üçüncü dünya savaşının yaralarını zor da olsa sarmayı başarabilmiş yakın geleceğin dünyasındayız. savaşın travmasını üzerinden atamamış olan hakim totaliter sistem, barışı korumak adına insanların duygularını baskı altına almaktadır. sanatsal nesneler bulundurmak veya sanatla ilgilenmek yasaktır. duyguları tetikleyecek hareketler ya da açığa vuracak davranışların cezası çok büyüktür. üst düzey bir güvenlik elemanı olan rahip john preston (c. bale) kurallara karşı gelenleri bulup yok etmekle görevlendirilmiştir. günü birinde preston kimliğinden uzaklaşmaya başlar.

biçimsel olarak matrix’e, öyküsü ile de fahrenheit 451’e yakın olan film, distopik bilimkurgu filmleri arasında ışıl ışıl parlıyor.
  1. fahrenheit 451 kitabı ile çok benzerliği olan bir film. uzak gelecekte geçmesi matrix'i de anımsatıyor biraz. bu tarz filmlerin geneline bakıldığında konu olarak farklı bir yönü yok ama atmosferi iyi yansıtıyor. izlemeye değer bir film.
  2. aslında hibrit bir film. hem fahrenheit 451' den, hem 1984' ten, biraz da cesur yeni dünyadan izler var içinde. bunu da öyle gizli saklı yapmamışlar, filme mantıklı bir şekilde yedirmişler. su gibi akan bir senaryo, on numara aksiyon ve dövüş sahneleri. izlemeyenler daha da geç kalmasınlar.
  3. spoilerlı açıklama!!!!!


    christian bale'in soğuk ve mimiksiz halinin çok yakıştığı film. bu film aslında tabi ki bilim kurgu ama ben daha çok aksiyon olarak görüyorum çünkü kimse kusura bakmasın o dövüş sahneleri (gun kata deniyormuş özellikle finaldeki silahlı dövüş sahneleri) filmi yutmuştu. bi de 1984, fahrenheittan filan aşinayız ekstra bişey yoktu.nitekim abimiz kendisinden beklendiği üzere tek başına gitti distopik dünyayı diktatörün başına yıktı. ama o zamana kadar o küçük çocuğun psikopatik halleri de baya gerdi tabi.

    ya bu arada, sean bean'in her filmde hemen ölmesi hangi filmle başladı çok merak ediyorum acaba bu mu?