1. aile ister haklı olsun ister haksız; bu baskıyla çocuğa dünyayı dar edebilir.
  2. çocuk itaat kültürü ile yetiştirilmişse, sadece aileye itaat ettiği zaman saygı görür. çocuğa birey olduğu için saygı duyulmaz, saygıyı itaat ederek haketmesi gerekir. aşağılanmalarla, hakaretlerle, küçük düşürmelerle, bağırarak konuşmakla, emir vermekle ve bazen fiziksel şiddet uygulayarak çocuk iyice sindirilir. iyice kıvama gelen evladımız yarın iş hayatına atıldığı zaman başına ne gelse ses etmeyecek, yalaka olmasa bile en iyi ihtimalle kendi içine kapanıp ezilmiş bir breycik olarak yoluna devam edecektir.
    aile kavramı, içtenlikle söyleyebilirim ki bu ülkenin bu hale gelmesinde en etkili silahtır.
    aile içi otorite kavgaları da cabası.
    kısaca başa gelen çekilir.
  3. vurdun, parçaladın ama iyi tespit ettin.
  4. ülke olarak başkalarını baskı altına almayı, onlara istediğimiz şeyi yaptırmayı sevdiğimiz bilinen bir gerçek. aile baskısıyla istemediği bölümü okuyanlar, sevgilisi izin vermiyor diye dışarıya çıkmayanlar, müdürü dar görüşlü olduğu için yaratıcı fikirlerini gerçekleştiremeyen çalışanlar... insanların özgüven eksikliğinden kaynaklanıyor bu bazen. kendi düşüncesini ifade edemiyor, etse bile savunamıyor. özgüvensiz olmak insanın kendi suçu değil tabi ki (en azından sadece kendi suçu değil). yetiştirilme biçimi çok etkili bu konuda mesela. zaman içinde bunu aşmak da kişinin kendisine bağlı biraz. yenemezse de sistemin kendisine sunduklarını kabul etmek zorunda kalan, ara ara gücü yettiği kişileri ezmeye çalışarak egosunu tatmin eden insanlar ortaya çıkıyor. böylece ezilen biri yine başkalarını ezerek bir başkasını da ezecek insanları yetiştirmiş oluyor.

    yani olay kişinin hem kendi elinde hem değil. hiçbir zaman tam bir suçlu göstermek mümkün değil. ezen de suçlu ezilen de. bu sistemi kuran da suçlu devam ettiren de.
    jimi
  5. laz kizidur o.