1. zararlı neşriyat sloganıyla hareket eden, güzel isleri olan site. özellikle ulus baker ve richard brautigan başlıklarını takip etmekten zevk alıyorum.

    yazılardan birinin begendigim bir kısmını buraya linkiyle beraber bırakayım.

    hamis: siteyle herhangi bir bagım yok; reklam yapmakla itham edeceklere binaen önceden diyeyim bunu.

    (...)
    beat edebiyatı içinde bir çok ayrım yapıldı. bunlardan biri, 1945 sonbaharı’nda yaşandığı söylenen bir anekdota dayanır. bir kulübede, bir yatakta ginsberg ve hal chase, diğerinde burroughs ve kerouac yatıyorlarmış. kerouac ve chase, thomas wolfe soyundan geldiklerini (wolfean), diğerleri de bu soya ait olmadıklarını (non-wolfean) ilan etmişler (ginsberg ve burroughs’un, eski dünya’nın kozmopolit “occult” geleneğinden, “baudelaire soyundan” geldikleri söylenir ve “kara papaz” diye adlandırılırlar). bu, aslında oldukça işe yarar bir ayrımdır. bu bakımdan, brautigan’ın da, yeni ufukların vaadini dillendiren amerikalı öncülerin epik geleneğinden, wolfe soyundan geldiği söylenebilir. bu kuşak hakikatin kaynağını ararken “yolda” ölmüş, yolun hakikatine göçmüştür. kara papazlar ise, öfkeyi ve şiddeti hiç eksik etmemişlerdir içlerinden, savaştıkları tam da bu “çirkin ruh” olsa bile. burroughs, bu “gerçekçi paranoyak” kendi içindeki yaratıkla nihayet yüzleştiğini ve şaman’ın ona, artık bu ezeli korkudan kurtulduğuna göre, tipik amerikalı’nın en alt düzeyde temsil ettiği kapitalist iğrenç ruh’la daha etkili bir biçimde savaşabileceğini söylediğini ifade eder. biri 49′unda, aradığı kırılgan hakikati incitmemek için kendi ruhunun uçurumuna eğilip baktı ve göçtü, diğeri 82’sinde, lemurların soyu tükenmesin diye gizli servislerle uğraşıyor ve hâlâ silah koleksiyonunu genişletip sahneye çıkıyor (1997′de göçene kadar). hakikat avının iki yolu. hassas denge. ama bunun mutlaka bir “seçim sorunu” olması gerekmiyor. “şeylerin hali” de olabilir. sarkaç salınımı…

    “ölümü çalarsın çünkü
    canın sıkılmıştır
    iyi filmler gösterilmiyordur
    san fransisco’nun
    sinemalarında
    hız yaparak dolaşırsın bir süre
    dinlersin
    radyoyu ve sonra ölümü terkeder
    uzaklaşırsın
    uzaklaşırsın, bırakırsın polis
    bulsun…”

    r. brautigan
    türkçesi: halil turhanlı


    şurası