• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (5.50)
etin cinsel politikası - carol. j. adams
her on yedi saniyede bir kadın tecavüze uğruyor. her bir saniyede yüzlerce hayvan öldürülüyor. "dayak yiyen kadınlar" gerçekliği her gün yüzümüze çarpılıyor ekranlardan ve gazete sayfalarından. çiftliklerin esir ettiği, mezbahaların katlettiği hayvanlar "marketteki et"e indirgeniyor günümüzde. etin hem protein için zorunlu olduğuna hem de gücün kaynağı olduğuna inanmamız için örülen mit, aslında erkeğin potansiyel şiddet eğilimiyle üstünlük kurmasına neden oluyor. etçilleri yiyen etçiller, kafamızdaki iktidar piramidinde en üste yerleştiriliyor ve bu haliyle gündelik hayatımızın her köşesine sızıyor. reklamların neredeyse tamamında eti yenen hayvanların kadınsı temsil edilmesi ve erkek zihninde seks yapılacak kadının et veya piliç görüntüsünde olması yapbozu kendiliğinden tamamlıyor.

işte carol j. adams bu kitapta, yukarıda sayılan olguları ve genel olarak ataerki ile et tüketimi arasındaki diyalektiği çözümlüyor. ona göre, erkeklik inşasının önemli bir parçası başka bedenleri denetim altında tutmaktır; et yemek de bunun önemli bir aşamasını oluşturur. "et yemek, erkek iktidarının her öğünde yeniden ilan edilmesidir." onun kuramıyla, pornoda veya sof-rada (aslında erkeğin yazdığı tüm "metinlerde") parça parça tüketilen tüm adsızlar, "kayıp gönderge" olarak yeniden bedene kavuşuyor.

bu kitap, kadın ve hayvanın tüm yönleriyle eş olduğunu savunmuyor; yalnızca şiddet ve tahakkümden beslenen erkek egemen kültürün yeri yurdu olmadığının, zayıf bulduğu her şeyi ve herkesi "erkek" tanımının dışına atarak alt edilecek bir öteki ilan ettiğinin, özneden nesneye indirgediğinin altını çiziyor. yiyecek/giyecek başka bir şey yokmuşçasına, birtakım canlılara yaşarken kafesi, ölürken ise kan gölünü reva gördüğümüz sürece savaşları ve ayrımcılığı olumlayan eril şiddet kültürünün ve hiyerarşinin aramızdan ayrılmayacağını hatırlatıyor.

bu kitapta ışık tutulan erkek şiddeti, kadın düşmanlığı, et yeme kültürü ve militarizm arasındaki bağlantılar, bugün de carol j. adams'ın yirmi yıl önce teşhis ettiği zamanki geçerliliğini koruyor.
-j. m. coetzee-
(tanıtım bülteninden)
  1. mesut
  2. "kayıp gönderge sistemi; kendini uzaklaştırma, üstünü örtme, yanlış yorumlama ve suçu başkasının üzerine atma aracılığıyla hakimiyetini sürdürür." der carol j. adams.
    mesut
  3. "pornoda parça parça tüketilen kadın bedeni ile sofrada parça parça yenen hayvan bedeni arasında her ikisinin de özünde sömürülmemesi gereken varlıklar olduğunu yadsıyan erkek egemen zihniyet vardır. erkeklik inşasının bir kısmı et yemek ise, bir başka kısmı da ötekileştirilmişlerin bedenlerini denetim altında tutmaktır." demiş.

    çünkü pornolar ve et içeren besinler sadece erkekler içindir kadın bunları tüketmez. alaska atabaskları, mosuolar falan hep vegan.

    kitapta parmak basılan güzel noktalar olduğu bir gerçek. ve yine tamam insanlık olarak dünyada güzel şeyler yapmadık ve bunun sorumlusu kadınlardan çok erkekler lakin carol adams'ın klasik "erkek her şeyin sorumlusudur ve kötülüğün vücut bulmuş halidir." anlayışı kitabın ana konusu olunca şahsen pek katlanamadım.

    sonuç olarak feminizm ile erkek düşmanlığını karıştıran tonlarca insandan birinin yazdığı, vejetaryen olmayan her erkeğin katil, vejetaryen olmayan her kadının eline kan bulaştırdığı için yine erkeklerin suçlu olduğunu belirten kitap.
    bozuk