• youreads puanı (0.00)
  1. the 2nd law albümünün kıymeti bilinmeyenidir, göze çarpmayan istiridyenin içindeki incidir, bakmaktan vazgeçip sırtınızı döndüğünüz an ortaya çıkan güzelliktir, plug in baby, supermassive black hole, resistance, madness, dead inside “overrated” liğinin çılgınlığı yanında cılız kalan bir yardım çağrısıdır, odur şudur, şu sıralar hayatımı ( hayatta kalma mücadelemi? ) en iyi anlatan şarkıdır. huzurlu, sakin ve damakta sütlü çikolata gibi tat bırakan müziğiyle tamamen tezat oluşturacak şekilde bunalımlı, depresif ve kaotik bir teması vardır. bir diğer örneği için (bkz: no surprises - radiohead)

    ait olmakta sorun yaşayanların şarkısı bile denilebilir ki zaten ait olmanın insanlara atfedilen bir durum olması bile pek çok açıdan saçma. ait olmakta değil de, bulunduğu yerde, şehirde, evde, birlikte yaşadığı ya da iletişim kurduğu insanların yanında, hatta global olarak değerlendirirsek şimdiki dünyada ve sistemlerin işleyişinde huzurlu hissetmekte sorun yaşayanların şarkısı sanırım daha doğru bir ifade. şu sıralar bunu sıkça hissettiğimden midir nedir, explorers benim gözümde özellikle bu zamanlarda çok cazip bir can simidi ya da oksijen tüpü. şarkı bitince bir şey değiştiğinden değil, ( gerçi replay modu da epey iş görüyor ) ama dinlerken en azından şu tuhaf ve bulantılı hisse kapılmış olan tek insan olmadığımı hatırlattığı gibi, sırf bunu düşünmüş olmamın bile yeteri kadar saçma ve olağan dışı olduğunu gösteriyor.

    bellamy' nin kendisine bu şarkıyı yazdırtan vaziyetlerden kırgınlaşan mükemmel sesi, dominic' in boşlukları dolduran ritmi, chris' in uyku ve uyanıklık arasında gibi hissettiren back vokali ve gitarıyla da ayrıca harika ötesidir. en iyi canlı performans ise, dinleyicinin " free us from this world " şeklinde pankart açtığı 2013 roma olimpik stadyumu konserlerindeki performanslarıdır.

    ayrıca sıkça rastlanılan bellamy taktiği gereğince klasik müziğin büyüsü explorers' ta da kullanılmış ve rachmaninov' un piyano konçertosundan bazı kısımlar müziğin iskeletine katılmış. bir reddit kullanıcısından durumu aynen aktarıyorum;

    [–]marmaduke-bonthrop

    explorers; ever since i heard rachmaninov's piano concerto no. 2 op. 18 by chance on the radio the other day, i thought to myself, "bellamy, you son of a bitch."

    beraberlerinde taşıdıkları parmaklıklar arasından çıkacağı anı umutla bekleyen tüm insanlara gelsin o halde;

    " running around in circles feeling caged
    by endless rules
    can you free me, free me from this world? "