1. ağaç duruyor.
    yol da, ot da.

    duran bir şey var bende,
    ağaç gibi.
    onu ayaklandırıp, oradan oraya
    gitmem zor.

    bende bir ağaç duruyor, bir ot
    eserse arada rüzgâr
    ağacın saçlarını o tarıyor.

    aşk ayaklandırmıştı bir kere
    hatırlıyorum, ama…
    şimdi rüzgâr şimdi güz
    ağacın dallarını zorluyor.
    ###

    güneşte kalmış bir kadın gün batımlarına aşık.