• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (0.00)
fahim bey ve biz - abdülhak şinasi hisar
abdülhak şinasi bey, bu çoğunu başkalarının ağzından dinlediği muhtelif şahsiyet yapıcı çizgileri birbirine eklemeden evvel, onların üzerinde düşünüyor, hayat tecrübelerinin meyvelerini topluyor. kendisini tahlil ediyor, zamanın akışını, hakikatlerin firari yüzünü seyrediyor, sonra tekrar yapmakta olduğu portreye dönüyor. onun etrafında kendi benliğinden birtakım zenginlikler ilave için, yine duruyor. ve böylece, bu ağır işçi çalışması, bu şair ve hekim içlenmesi bütün kitap bounca devam ediyor. ağır ve yavaş, tıpkı su içinde yürür gibi veya mazlum ve hulyalı fahim bey'in adımları, önünde hayatın dikenlerini ayıklıyormuş veyahut talihinin geçmesi için seçtiği yolu mütehammil bir nefis muhasebesi karşısında daha kabule değer bir şekle sokmak içinmiş gibi, bu üslup ve arkasında titiz ve itinalı şahsiyetiyle bütün muharrir, fahim bey'in ömrü boyunca, bu ömrün paradoksal merhalelerini katediyor.
ahmed hamdi tanpınar
tasvir-ı efkar, nr.4816, 15 eylül 1941
  1. "ben, fahim bey'le görüşürken, hatta bazen onu düşünürken tuhaf bir hisse kapılıyordum. bana onun hayat ve maneviyatında belki tembellik, belki muhabbetsizlik, belki beceriksizlik ve belki talihsizlik yüzünden, kiralık konağının vaktiyle boş bırakmış olduğu odaları tarzında büsbütün ihmal edilmiş hücreler var gibi geliyordu. o güya bunlarla meşgul olmamış veya bunlara vakit ve imkan bulamamış ve bunları döşeyememiş, süsleyememişti."

    "beceriksiz mi beceriksiz, pısırık mı pısırık! a ne yapayım ben böyle erkeği... onun bilgisi de, iyiliği de kendinin olsun!"

    gerçeklikten çok hayallerde yaşayan bir istanbul beyefendisinin, yetişkin vücudunda bir oğlan çocuğunun, oblomov benzeri bir adamın öyküsü. abdülhak şinasi hisar'ın dili biraz ağır olsa da genel anlamda başarılı, yer yer güzel tespitler içeren, düşündüren eseri.