• izledim
    • izliyorum
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
falling water
dizi, gördükleri rüyaların tek bir rüyanın farklı farklı parçaları olduğunu yavaş yavaş fark eden birbirleriyle alakasız 3 kişiyi merkezine alan bir psikolojik gerilim draması. bu üç kahramanımız da birbirinden farklı arayışlar peşindedirler. birisi kayıp kız arkadaşını, birisi oğlunu, sonuncusu da katatonik annesi için tedavi bulmaya çalışmaktadır. gördükleri rüyalar onlara arayışlarında ipuçları sunmaktadır.
  1. sırtını carl jung'un koloktif bilinçdışı'sına yaslayarak rüyanın anonimliğine dair söylem geliştiren, soru soran 2016 çıkışlı tv serisi. tüm bilinçlerin birbirine bağlı olduğu iddiasıyla, varoluş kavramına dair algıyı değiştirecek yeni bir düşünce sistemi üzerine kurgu üretiyor. girizgahtan alıntılanan şu monolog ile detaylandırılabilir:

    !---- alıntı ----!
    hiç rüyalarınızın size bir şeyler anlatmaya çalıştığını düşünür müsünüz?
    hepimiz rüya görürüz ve rüya gördüğümüzde sadece bize ait olduklarını düşünürüz. peki ya yanılıyorsak?
    ya rüyalarımız hepimizin rüyalarının oluşturduğu koca bir mozaikteki seramikler gibiyse?
    peki ya bir insan, doğru insan kendi rüyasından çıkıp sizin rüyanıza girebilirse? peki bu insan sizseniz?
    !---- alıntı ----!

    !---- kolektif bilinçdışı ----!
    kolektif bilinçdışı, psikanalist carl jung tarafından kullanılan analitik psikoloji konusudur. jung'a göre kolektif bilinçdışı, insan veya hayvan hafızasında kayıtlı ve yaşadığı kültüre dayalı her türlü imgeler, semboller, dil ve diğer tecrübeleri kapsar ve psikenin bu tecrübeleri kendi kendine nasıl organize ettiğini inceler. jung kolektif bilinçdışını, kişiye özel tüm deneyimleri kapsayan kişisel bilinçdışından ayrı tutar. kolektif bilinçdışı, tüm bir türün kişisel deneyimlerini bir araya getirip organize eder. (wikipedi)
    !---- kolektif bilinçdışı ----!

    ilişki ağacındaki esrar, düşsel ve düşünsel hareketlilik lynch filmlerini, konuyu ele alış yöntemi waking life'ı andırıyor. yalnızca üst tema itibariyle nolan'ın inception'ı ile kesişiyor.

    fallling water, gerçek / düş iç içeliğini zaman atlamalı ve örgülü aktarılıyor. olay, mekan, karakter ve imge gibi, ayrışık ve başkalaşık maskeli bağdaşık figürler seyir ve takip konforundan oldukça uzak, bir o kadar da albenili. sinemada nihai mesaja erişmek için mücadeleyi göze alan izleyici gurubuna hitap ediyor desek yersiz olmaz.

    özelikle ana ve altı karakter setlerinde tipoloji, özgünlük ve karakter/kimlik eşleşimine özen gösterilmiş. alışagelmiş kitle kaygılı rutinden arınık kalmaya çalışmışlar.

    planlama ve organizasyon takıntımın bana verdiği sine siber yetkiye dayanarak karmal ve sarmal yapıyı masaya yatırdım. ilişki ağındaki nitel ve nicel değerleri yoğunluk hassasiyetiyle kategorize ederek etkileşimli infografik hazırladım. uzun zamandır beyaz perde ürününe uygulamak istediğim bir yöntemdi. falling water özenli örgünün yanı sıra hem söylem hem de görsel kaygısı ile heyecan verici bir oyun olanı sundu.

    falling water - mess with cohesion

    infografikte kategoriler renk kodları ile ayırt edilebiliyor. kalem kalınlığı ile 1'den 5'e kadar ölçeklendirilmiş bağlar üzerinde ilişik mevzuya dair anahtar kelimeler mevcut. ilişki yoğunluğu ve ağırlığı baz alınarak konumlanan figürler üzerine tıklayarak filtre uygulanabiliyor, var ise görsel ve metin açıklamaya ulaşılabiliyor. henüz yayınlanan 5 bölümü kapsayan grafiği zamanla güncelleyeceğim. kendime not şiarıyla yola çıktığımdan imla ve dil yozluğu içeriyor.

    lejant:
    bordo: ana karakterler (tess, taka, burton, bill boerg)
    kırmızı: diğer karakterler # 1 (the boy, taka's mom, the woman in red,...)
    turuncu: diğer karakterler # 2 (alice, andy, levon,...)
    sarı: diğer karakterler # 3 (javier, miranda, sabina,...)

    lacivert: topluluklar (topeka, white sand equity, the company,...)
    yeşil: imgeler (blue flyer, green sneakers, mere anarchy,...)
    turkuaz: mekanlar (topeka city blues, sn. joseph hospital, marcelo's,...)

    !---- selam olsun ----!
    bildiğimi sandığım şeyler yumruğumu sıktığımda ellerimden kayan kumlara benziyor.

    aynı yıllar önce bilim adamlarının atomları en küçük parçacık sanmaları gibi.
    ama sonra atomların altında protonları bulduk. protonların altından da kuarklar çıktı. kuarkların altında ise sicimleri bulduk.
    ama sicimler parçacık bile değil. enerji titreşimleri sadece.

    dünyanın çok katı olduğunu sanıyorsun sonra eriyip gidiyor.