1. yeni aile ve sosyal politikalar bakanı. istanbul'da dünyaya gelmiştir. ak parti istanbul milletvekilidir.

    ilkokulu fatih ilkokulu'nda okuduktan sonra beyoğlu anadolu lisesi'ni (english high school) birincilikle bitirdi. üniversite sınavlarında derece yaparak bilkent üniversitesi elektrik-elektronik mühendisliği'nde burslu olarak okudu, şeref derecesiyle mezun oldu.iş hayatına satürn mühendislik'te proje uzmanı olarak başladı. amerika'nın en iyi üniversitelerinden biri olan new york üniversitesi'nde biyomedikal mühendisliği fakültesi'nden doktora bursu kazandı, meme kanserinin termal görüntülenmesi üzerine çalışmalar yaptı.

    tek temennim bir önceki aile bakanından daha iyi olması.
  2. hollanda tarafından türkiye başkonsolosluğuna girişine izin verilmeyen, 'istenmeyen kişi' ilan edilip sonrasında sınır dışı edilen aile ve sosyal politikalar bakanı.

    haber detayı

    nasıl bir rezilliktir bu anlamıyorum. sen bir bakansın, girişine izin verilmeyince çocuk gibi olayı inada bindirip arabanın kapısını kilitleyerek oturuyor, arabayı kaldırmak üzere vinç getirilinceye kadar diretiyorsun. keşke dış politikada gösterdiğin bu 'yaman' tavrı ülkende çocuk ve kadın tacizleri, şiddet ve cinayet olayları yaşanırken de gösterseydin sayın bakan. ülkenin adını iki paralık ettiniz.

    ha bir de kaymağını yiyecek ya, ntv'ye yaptığı şu konuşmada 'türk vatandaşlarının referandumda avrupa'ya çok güzel bir ders vereceğine inancım tam' diyor. azıcık haysiyetiniz ve gururunuz olsun be, azıcık.
    kahlo
  3. yurda dönüşte yaptığı açıklamada ifade özgürlüğü dedi toplanma hakkı dedi özgürlüğümüz dedi insan hakları dedi. bu kavramların düşüncede olmayınca dilde eğreti durduğunun farkında değildi sanırım sayın bakan.
  4. atatürk'ün milletler cemiyeti için "başvurmayı düşünmüyoruz fakat davet ederlerse katılırız." diye bıraktığı yerden
    bakanlarımızın avrupa'dan kapı dışarı edildiği duruma geldik.

    teşekkürler tayyip amca
    teşekkürler akape
    durmak yok yola devam! istikrar!
  5. viyana kapılarına dayanmış neslin, amsterdam kapılarına dayanmış torunudur.

    tarih kitaplarının süslü sayfalarına adını altın harflerle yazdıracaktı; arabasını vinçle çekmeselerdi eğer. kılpayı diye ben buna derim işte.
  6. aracı durdurulunca "öleceğini zanneden" bir bakan.

    haber

    artık işin içine şehadet şerbeti ve ölmek de girdiğine göre, evet oylarının ne kadar artığıyla ilgili yalan bir grafik alabilir miyiz alo fatih?
  7. ulkesindeki cocuk tacizlerine cozum bulamamis, taciz edenleri koruyup kollamis bir aile bakanliginin koltuguna sahip bir liderdir ki o aile bakanliginin ayni aile fertleri arasinda donusumlu temsil edilmesini yillardir izliyoruz. soz konusu bakanimiz hizini alamamis olacak ki ulkesindeki aile butunlugu icin kilini kipirdatmaktan aciz olmanin verdigi ozguven ile hollanda'nin uzerine magduru oynamaya gitmis, turk dis siyaset tarihinin en rezil olaylarina imza atmistir. evet tum avrupa birligi ne kadar aciz bir ulke oldugumuzu gordu. diplomatik dilden bihaber siyasetcilerimiz kendi neden olduklari darbeyi nasil onledilerse simdi de dis politikadaki rezilliklerini gurbetci halki sokaga davet ederek temizlemeye calisiyor. ulkemin siyasetinin bunlarin elinde olmasindan utaniyorum. birde ustune olumu goze almis oldugunu laf aralarina koyup taraftar toplamaya calisiyor. keske olumu goze alip ulkendeki cocuk tacizcileri ile mucadele etseydin. bilmem ne vakfina peskes cekilen yurtlari denetleseydin, islah evlerindeki cocuklarimiza sahip ciksaydin, aile kavraminin ese iskence edilmesi uzerine kurulu oldugunu dayatan kitapciklari toplatmak uzerine caba harcasaydin. keske o koltugun hakkini verseydin. kanunumuzda yasak olan bir durumu (yurtdisinda secim propagandasi) israrla gerceklestirmek icin magdur oldu. bu yola kefeni ile cikanlardandir.
  8. birisinin oy kazanması uğruna artık avrupa'ya giremeyecek olan şahıstır. bildiğim kadarıyla pasaportuna sınırdışı damgası vurularak almanya'ya gönderilmiş. durum böyle olunca kendisinin aynı pasaport ile diğer avrupa ülkelerine girişi de engellenmiş oluyor. pasaport konusunda siyasi ve bireysel gibi farklılıklar var mı onu bilemiyorum. ancak her ne olursa olsun böyle bir atraksiyon cidden gereksiz bir hamleydi. kendimizi 1600lü yıllarda zannediyoruz ve o kafada hareket ediyoruz. krallara mektupla ayar vediğimiz dönem çok geride kaldı. simgelerle ve külhanbeylikle ne yazık ki eski şan şöhret geri gelmiyor. bunun geri kazanılması için artık bilim ve teknoloji alanında yatırım yapmak ve insanları bilinçlendirmek gerekiyor. konudan epeyce sapmışım ama ne yazık ki durum bu. aile bakanı olsan da atv muhabirlerinin almanya'da gerçekleştirdikleri saçma röportajlar gibi ataklarda bulunmamalısın. sonuç olarak her ne kadar avrupanın ülkemiz üzerindeki bakış açısını önemsemesem de yakışık almamıştır.
  9. "eğer ki bana ankara'dan sayın cumhurbaşkanımızdan 'artık dönebilirsin' denilmeseydi ben orada ölecektim ve oradan ayrılmayacaktım" şeklinde bir açıklamada bulunmuş hollanda fatihı.
    yaptığı açıklamada niyetlerini belli etmişler. işimiz bitti yine mağdur olduk " artık dönebilirsin"
    seed