1. şu an türkiye'nin eğitim sisteminin ne kadar acı olduğunu görmek isterseniz ziyaret etmenizi tavsiye ettiğim yerler. sen iyi puanlarla yerleşmişsin, 4 yıl sonra ilk 10.000'e gireceğin garanti, öyleyse neden bu kurumlar hala çocukları oyalıyor? bu insanları bilimsel olarak yetiştirsene kardeşim. şahsen ben fiziğe ilgi duyuyordum, lise düzeyinden daha üst seviyede öğrenmek istiyordum. peki, pek sevgili hocamız ne yaptı? elime tutuşturduğu olimpiyat kitaplarıyla beni postaladı. orada yapamadığım ya da anlayamadığım şeylerde de yardımcı olmadı. laboratuvar konusuna gelirsek (burada gözlerim dolar) gitme sayımız bir elin parmaklarını geçmez. basit birkaç deneyle geçiştirdiler bizi. suya sodyum atmak, yaprağın enine kesitini incelemek( çoğu mikroskop kullanılamaz haldeydi), bir kere stroboskop deneyi... gördüğünüz üzere bu benim gittiğim fen lisesinin acınası hali... her şeyi geçtim bir de fantastik amblemleri olmasa.. sanırsın nasa ama içerisi çok çok farklı.
  2. ygs lys'ye en iyi ihtimalle olimpiyatlara hazırlayan liselerdir. ilk adımda meslek lisesine gidenler küçümsenir. herkes son derece egoisttir ve bencildir. ilkokuldan beri bulunduğun pek çok ortamda yıldız senken, hep okul birincisiyken burada işler değişir tabi. öğrenci kitlesinin çoğunluğu akıllı olmasa bile en azından zeki kimselerden oluşur.
    eklemeden geçemeyeceğim bir diğer nokta ise herkesin farklı farklı kişiliklere sahip olmasıdır. e bütün insanlar böyledir diyecek olursanız buradakiler ozgunluklerini daha erken yasta belli ediyorlar. diğer liselerde, genelleme yapıyorum dikkate almak zorunda değilsiniz, sürü psikolojisi çok daha yaygin goruluyor, bütün ergenler tıpatıp aynı işte.
    sınavlara hazırlanıp bir fen lisesine girmeyi düşünen kardeşlerim burayı okuyorsa çalışın ve kazanın. ama girdiğinizde çoğunluğun çok çalışmadığını göreceksiniz. su an öğretmenlerinizin sizi çalışmaya teşvik etmek için söylediği pek çok şey abartı. bence okuması kazanmasından daha zor.
    iyi bir universiteye giden bir yoldur benim için sadece.
  3. öğrencileri kadar öğretmenlerinin de egoist olduğu liseler. soru sorarsın hmmm bizden kim var (olimpiyatçılar) git ona sor derler mesela. tek vasıfları yazılı sınavlarda öğrencileri olabildiğince zorlamak. katsayı da kalktı zaten. tercih etmeye pek lüzum yok. ee illa isim diyosanız diyecek bi şey yok tabii.
  4. içi boşaltılmış bir başka kurum, artık bize heryer fen lisesi modunda milli eğitim
  5. emek emek çalışıp kazandığım, biraz da ders çalışmayı sevdiğim için daha rahat yerleştiğim kurumdur. ne var ki dersleri severek girdiğim kurumdan iğrenerek mezun olmama ramak kaldı. gerek öğretmenleriyle gerek idaresiyle hatta bırak teker teker saymayı, genelleme yaparak baktığımda içinde barındırdığı bütün insanlarla üzerimdeki emeklerini reddetmek haddim değil. gerçekten. beni günleri sayar hale getirdikleri için, çevremde ne kadar değişik tipte insanlar olabileceğini gösterdikleri için ve insanlardan iğrendirdikleri için hepsinin bende yeri ayrı.

    homofobiği mi dersin, okuduğum kitaba laf söyleyeni mi? yazılını tekrar okusam 40'tan yüksek not alamazsın diyerek sınıfta öğrencisini aşağılayan öğretmen, arkadaşlarını aldığı puanla ezmeye çalışan öğrenci... eklemeyi unuttum, dersi yarıda bırakıp siyasete girenleri de içerisinde barındırıyor. yani ne ararsanız var.

    yalnızca biliyorum ki, buradakinden kurtulmak için yine ders çalışmam gerekiyor. fakat kendimi kurtarmak için gideceğim yer yine böyle tip tip insanları barındırıyor. ne yapmam gerektiğini bilmediğim, bana bunun dışında her şeyi öğretmeye çalışan bir kurumda okuyorum, evet.

    ayrıca bu kurum beni mezun etmek için üç ayda bir (o da haftalarca gecikiyor tabii) aldığım bursluluk paramdan bir kısmını feda etmemi istedi. vereceğim parayla çok daha iyi şeyler yapabilirim, bu yüzden sessizce oturup kendi kendimi mezun edeceğim günü bekliyorum.
  6. 6 yıl olmuş bitireli. büyük şehirdekilerin nispeten daha özgür bir ortamı olsa da, benim bitirdiğim lise küçük bir anadolu şehrinin (*:çok acıklı hikaye girişi) yaklaşık 8 kilometre dışında, yaşı tutanların bileceği eski belediye otobüsleriyle il merkezine gitmenin 45 dakika sürdüğü, eski hocalarının sınavla yenilerinin cemaat-siyaset bağlantılarıyla atandığı, yemeklerinden sinek eksik olmayan, duşa girmek için 3 kişiden sonra su tekrar ısınsın diye beklenilen, pdr öğretmenlerinin gençlerin ilişki durumlarını takip etmek ve azıcık açık fikirli olan öğrencileri törpülemek görevini üstlendiği rezil bir kurumdu. yine yaşı tutanlar bilir, o yıllarda devrecilik diye bir şey vardı. askere gitmedim ama bizimkinin askerlikten hallice olduğu söylenirdi askere giden büyüklerimiz tarafından. biraz boyun eğsen senden 3 ay büyük adama abi dedirtmeye çalışırlar, yemekhanede harem selamlık oturturlar, sosyal etkinliklerini baltalarlar, eşyalarını izinsiz kullanırlar hatta hoca izniyle şiddet dahi uygulamaya çalışırlardı. (*:sineklerin tanrısı anasını satayım) lise öğretmenleri bizim kuşak fen liselilerin çoğunun eğitimcilere olan saygısını öldürdüler. çocukla çocuk oldular, politik kaygılarla, koltuk sevdalarıyla kırdılar bizleri de. karakterimiz bozulmadan üst devre olduk, mezun olduk, kimseyi de kırmadık üzmedik sanıyorum. en azından 18 yaşındayken 14 yaşında ailesinden yeni ayrılmış ağzı süt kokan çocukların özgüvenini kırmadık.

    yatılıysanız o yaşta gidilecek yer değildir gençler, ergenliğinizi bir sürü liseliyle geçiriyorsunuz zaten, bir de akşamları çekmeyin.
  7. ortam bakımından on numara, öğrencide iş olmazsa ders bakımından berbat olan yerler. son 10 da 8 kişi vardı bizim sınıftan. 8 kişiden bi kaçı ygs de ilk 30 a girdi okulda(34 tıp). yerleşen sayısını söylemek istemiyorum. bi daha derlerse orda dur derim, ulan bitireli kaç yıl oldu hala türev integral bilmiyorum. neyse her kim ordaysa tadını çıkarsın. usain boltun ivme zaman grafiğini çizmeye çalışmak her babayiğidin harcı değil.* yukarıya doğru çizgi çekmişti hıyar çiziyorum diye. tıp okuyo şimdi kendisi.

    çok garip hocalar vardır. olm orası hayata hazırlıyor. bizde ders eksik kaldı ama napak kısmet. özletti kendini şerefsiz. son olarak
    alçak v.a. alçakoğlialçak
  8. 3 yıl okudum, sonradan eşit ağırlıkçı olduğum için başka okula geçtim. bu eski okulum üzerinden gidecek olursam bizim dönemimizde sbs ile girmiştik ve genel olarak kaliteli bir öğrenci topluluğu vardı. daha sonra sbs'yi değiştirdiler ve ondan sonra da teog'la gelenler oldu. bu değişen sınav sisteminden sonra öğrencilerde bariz bir kalitesizlik oluştu ve öğretmenler de bunu bize söylemekten hiç çekinmedi.

    gözümde kalitesi bozultulan başka bir kurum dahadır bu yüzden (devlet) fen liseleri.