feqiye teyran

Kimdir?

(d.1590- van, ö.1660 bitlis) van'ın müküs(bahçesaray) ilçesinde doğdu. ismi feqe (ilim talep eden, hoca ) ve teyr (kuş) kelimelerinden oluşup "kuşların hocası" anlamına gelir. hayatı boyunca ilmin peşinden koşmuştur. kürt tasavvufi halk edebiyatının en önemli ismidir. hespe reş (kara at) en önemli eseri, "ey av u av" en bilinen şiiridir.
  1. tam bir efsane.
    hala eserlerini ve kendisini tanıyan bilen azdır. kürtlerin yunusu demek yanlış olmaz her halde. "ey av u av" şiirinde suyla konuşmuş ve ona hitap etmiştir. van'ın bahçesaray ilçesinde müküs çayına bakarak bu şiiri okuduğu söylenir.
    şiirlerinde ve eserlerinde bir aşkınlık hali göze çarpar. o, doğa ile konuşur; su ile, taş ile kuş ile... hep bir mananın peşindedir. ve bu mana feridüddin attar'ın "mantık-ut tayr" ında dile getirilen "hakikat" mertebesidir. sembolik olarak anka kuşudur bu. tüm kuşlarla konuşur feqe. "simurg" a ulaşmak için. ve derler ki kuşlarla konuşabilen bir feqe'dir bir de süleyman.
    yunus gibi yüce gönüllüdür o da. sevginin ve aşkın şairi olmuştur, hep iyiyi ve güzeli dile getirmiş ve sevgisi sadece insanı değil, tüm doğayı ve canlıları kapsamıştır.
    hey dilbere, de tu zani
    kulik vebun, lı çiya bani
    bilbil pirs kir, feqî kani
    weran ezim malim xerab
    şiirinde olduğu gibi bülbül "feqe nerede" diye sormakta ve "viranım, evim yıkık" cevabını almaktadır. son olarak yaşar kemal "karıncanın su içtiği" romanında çok güzel anlatmıştır bu filozof-şairi. buyurun:
    feqiye teyran aslında bir kürt emirinin oğludur.. nufuz sahibi olmayı, emirlik yapmayı bir kenara iterek hayatını efsanevi bir kuşu görmeye adamıstır.. yıllarca mezopotamya da ayak basmadık yer bırakmaz.. ziyaret etmediği köy, kuşu bulmak için sorulmadık dengbej bırakmaz yörede.. herkes bu anka kuşu hakkında bildiklerini söyler; birçok insan bu kuşu bulmak adına yola çıkmış, harap olmuş, kayıplara karışmıştır.. herkes en iyi dileklerini feqiye sunarak azık verir, giyit verir, yatacak yer verir, ardından iyi dilek ederler..
    feqi yıllarca bu kuşu bulmak adına gezinir, görülmedik kuş bırakmaz mezopotamya’da.. günlerden bir gün mavi bir kuş görür.. her yer maviye kesilir.. sonra apak bir kuş daha görür.. bu kuş başının etrafında üç kez dolaşır.. halka çizer, gözden kaybolur.. ışıl ışıl parlayan, gözleri kör eden kuşları bulur, heybesine alır.. bu kuşlar feqiyi kör etmezler, feqi nin içini ışıkla doldururlar.. mutluluk olur taşar feqi nin yüreği.. insanüstü sabrı sayesinde kuşların akına vakıf olur.. onları anlar, hisseder ve arkadaş olur kuşlarla..
    sonunda anka kuşunun sesini duyar.. öyle bir sestir ki, taş kesilir feqi.. yüreği dolar.. hayatında böyle ses duymamıştır.. ancak güneş doğarken duyulabilen kuşun sesini duymaya vakıf olur.. bu ermişlik mertebesi sonrasında dengbej olur, kaval ve saz aranır.. bagdat da aradıgını bulur.. gösterişsiz bir kaval kendisine layık bulunur.. bu sıralarda unü,şöhreti tüm mezopotamya da duyulmuştur.. her gittiği yerde dengbej feqiye teyran diye bilinir.. kaval ile anka kuşunun sesinin etkisiyle dolan yüreği duyulmamış besteler çalar.. dinleyenler put kesilir, kımıldayamaz adeta büyülenirler..
    yıllar sonra babasının konağına döner feqiye teyran.. mezopotaya da adını duyan herkes kendisini dinlemeye gelir.. yıllarca feqiye teyran ın stranları söylenir, çalınır bu yörede.. bu sırada kendisi hırka giymiş, kemale ermiş, sakal uzatmış, nurlanmıştır.. ve sonunda ölüm vakti gelmiştir feqiye teyran için de.. yeryuzunde ne kadar kuş varsa toplanır feqiye teyran olmeden önce.. sonunda kimsenin bakamadığı, ışıldamaktan bembetaz kesmiş bir kuş feqinin yanına gelir.. üç kez başının etrafında döner ve halka yapar.. feqi teyran sonunda hakkın rahmetine kavuşur.. derler ki şu kürre-i arzda kuşların diline vakıf olmuş bir hz süleyman vardır bir de feqiye teyran..