1. haydi gidelim,
    ateşli peygamberi şafağın,
    gizli patikalardan ulaşalım
    o yeşil timsahı kurtarmaya, aşkla sevdiğin.

    haydi gidelim,
    isyankar ve marslı yıldızlarla dolu
    cepheyle aşağılanmayı bozguna uğratarak
    zafere erişmeye ya da ölümle buluşmaya yemin edelim.

    duyulduğunda ilk atış sesi ve uyandığında
    çalılıklar bakirelere yaraşan bir şaşkınlıkla,
    orada, yanıbaşında, olgun savaşçılar olarak,
    bulacaksın bizi.

    saçıldığında sesin dört rüzgara doğru
    adalet, ekmek, özgürlük, tarım reformu,
    oradai yanıbaşında, aynı vurgularla,
    bulacaksın bizi.
    ve yerini bulduğunda bunca emeğin sonunda
    zalime karşı doğruluğun uğraşı,
    orada, yanıbaşında, bekçilik edeeken mücadelenin sonuçlarına,
    bulacaksın bizi.

    yaralı böğrünü yaladığı gün canavar
    milliyetçi bir mızraktır onu orada vuran,
    orada, yanıbaşında, gururlu yüreklerimizle,
    bulacaksın bizi.

    sanma ki bozabilirler bütünlüğümüzü
    rüşvetle kuşanmış yaldızlı bitler,
    tek istediğim bir tüfek, mermiler ve bir siper.
    başka hiçbir şey.
    ve şayet engellerse yolumuzu demir,
    amerika tarihine geçen
    gerillaların kemiklerini örtmek için
    bir mendil isteriz kübalıların gözyaşlarından.
    başka hiçbir şey.