1. cok koyu bir beşiktaş taraftarı olarak futbolla ilgili yazmayı pek sevmiyorum ama şunu kesinlikle söylemeliyim. bu ulke sporunda birseylerin değişmesini istiyorsak eğer kesinlikle bu tarz adamlar çoğalmalı.
    iynco
  2. yaptığı son açıklamayla kendinden soğutan başkanımız.
  3. bugün türkiye'nin her ilinde, devletin desteği ile, stadyum devrimi yapılırken, yöneticiliği boyunca sezerler, enaramolar, pektemekler dururken, bir anda, kendini mükemmelim çizgisine çekmiş kişi.
    stadyumun yıkılacağını bile bile, ortaya bir plan koymayarak beşiktaş'ı hangi hafta nerede oynayacağı belirsizliğine sokan sen,
    daha önce olimpiyat'ı denemiş bir galatasaray var iken, bu hatayı tekrarlayan yine sen,
    gebze veya konya... ankara veya kayseri... seyrantepe veya şükrü saraçoğlu alternatiflerinde bir sonuca varmayarak, beşiktaş'ın 3 yıllık tribün gelirlerinden eden sen,
    beşiktaş markası üzerine gideceğine, vodafone'un marka iletişim müdürü olan, yine sen,
    stadyumun bitiş tarihini bile bilmekten uzak, kombineleri 2 yıl önceden satan yine sen...
    yaptığın futbolcu ve amatör şube işletme hatalarını yazmamak en doğrusu. okumaya değmez.
    elinde kupan veya finalin yok iken, bu taraftar hep sırada, hep takımının yanındaydı.
    lütfen sus ve başkanlığını yap. bu borcun hesabını sormayan da sen ve senin yönetimin, o adamı tff başkanı yapan da senin atadığın delegelerin..
    taraftara gider yapma, sen gidersin, taraftar gitmez... beşiktaş'ın gerçek sahibi taraftarıdır.
  4. beşiktaş'ın başkanıdır. stadın yenilenmesinde kendi yönetiminin çabaları vardır ve beşiktaş tarihinde önemli başkanlardan biri olarak geçecektir.

    ayrıca: çin'e futbolcuları itelerken kulüp para kazanıyor diye hoşumuza gidiyordu, fakat fikret başkan taraftarlarına da çinli muamelesi yapıyor.
  5. beşiktaş'ın sahip olduğu ve uygun fiyata satmayacağı herhangi bir şey var mı merak ediyorum. taraftarın şu sıralar pek beğendiği başkan. gidişi nasıl olacak merak ediyorum.
  6. fenerbahçe başkanı aziz yıldırım'ın yolundan tam gaz gitmektedir. güç zehirlenmesi olayına kapılmaması ve ileride kendisini kulübün tek sahibi olarak görmemesi en büyük dileğimdir.
  7. kendisi hem stad hem de transfer konularında başarılı olmuş ve son yıllarda öne çıkan beşiktaş başkanlarından olmayı başarmıştır. mario'yu ucuza almak, ersan'ı pahalıya satmak bir başarı olsa da niang twitter'da türkiye'de oynamak istiyorum gibi bir şeyler yazınca onu transfer ettiğini de unutmadık. şu an gittiğin yol, yol değil başkan. sanırım güç seni zehirledi.

    (bkz: breaking bad)
  8. vefadan bi haber olan taraftarların,bir iki yanlış davranışı sonucu yerin dibine soktuğu gerçek beşiktaşlı,beşiktaş tarihinin en zeki başkanlarından biri.
  9. geçen zor ve karanlık zaman diliminden sonra anlatmaya, söylemeye çalıştıklarını - yargılamadan, objektif olarak - anlamaya, takip etmeye çalışıyorum; ve hatta demeçlerinin özünde haklılık payı taşıdığını da savunurum, ama kullandığı kabadayıesk üslup, seçtiği sözcükler, konuştuklarını boş hale getirmekle birlikte, itibarını da zedeliyor. özellikle beşiktaş için böylesine kritik ve gergin dönemde duygularını dışavurmaktan sakınmalı, olabildiğine soğukkanlı davranması gerekiyor zannımca. çok basit nedenlerle gaza gelmesi, ve eleştirel olarak öncelliği kendi taraftarına yöneltmesi kötü günlerde başını çok ağrıtır, haberi olsun...
    pek tabii ki stad yapımındaki emeği göz ardı edilemez, fakat ister medya da, isterse de reel yaşamda yaptığına bu kadar abartıya kaçacak düzeyde methiyeler düzülmesine anlam veremiyorum. o koltukta oturmak, beşiktaşın başkanı olmanın bir parçasıdır yaptığı. başkan sadece transfer politikasıyla ilgilenmez, takımın gelir ve giderlerine göre eylemler gerçekleştirmez, gerekiyorsa stad yapmak da görevidir ve bu görevin altından iyi kötü (aslında iyi) çıkabilmiştir. tabii ki yaptıklarının egosal bir getirimi olacaktır; ancak biraz dışarıya yönelik, kendi (sahibi değil) başkanı olduğu kulübe veya taraftarına değil.
    beşiktaş taraftarının karakterini elimin içi gibi ezbere bilirim. kendi kendimizin düşmanı olduğumuzu, stadlarda kendi taraftarlarımızı dövdüğümüzü, beşiktaş çarşıdaki kutlamalar zamanı çıkan barzo kavgalar vs. bunlar yıllar yılı beşiktaşın parçalarına dönüşmüştür ve sayın orman anladığım kadarıyla bu "fazlalıkları" beşiktaştan uzaklaştırmak istiyor. ama unutmamalı ki, bunlar beşiktaş"ın iyi günleri, kötü günde bu takımı bırakılmıyor, ama faturası yönetime çıktığı eski hikayedir. yani şu anda yanında heykel gibi duranların, fikret ormanı beşiktaş peygamberi sayanlar, kaçacak olası sezon sonu şampiyonluğundan sonra görelim. gömerler adamı. yemediğiniz küfür kalmaz. ulan bu taraftarın "ahmet dursun, seba gitsin" demişliği "yeter yıldırım demirörenciliği" vardır; orman bir stad yaptı diye mi peygamberleşecek? zaman geçtikçe beşiktaş taraftarı çok hassaslaştı. insanlar artık şampiyonluk istiyor; tinerci, şerefli üçüncülük gibi laflardan gına geldi. ha, benim için şampiyonluk önemli değildir, bunu da her defasında savunurum. beşiktaş şampiyon olmasın zaten, beşiktaş bir futbol takımını aşan bir meseledir; benim için şampiyonluğu eksik kalsın. çünkü beşiktaş taraftarı bilir ki, arabesk olsa bile, bu takım kaybettikçe takıma olan inanç daha çok pekişiyor. ne var ki fenerlisine de, cimbomlusuna da saygı duyarım ama, her zaman dediğim şey vardır: türkiye"de fenerli, galatasaraylı olmak çok kolaydır, beşiktaşlı olmak ve öyle kalabilmek bir beceridir. bunu söylerken de diğer rakiplerimizi küçümsediğim düşünülmesin, anlayan özünde ne söylemeye çalıştığımı zaten anlamıştır.
    ama fikret orman bu algıyı da yok etmeye çalışıyor. bırak kalsın fikret başkan, bu algı bir gecede oluşmadı ki, onu bir gecede değiştiresin. saray takımı değildir beşiktaş; soylu takım yakıştırması yapabilirdin, ama saray değil. bu ülkede ancak sarayın soytarısı olursun, beşiktaşın böyle duruşu, felsefesi olamaz. diğer taraftan eziklik tanımlamasına gelirsek eğer, yine az önce belirttiğim bir diğer "tinerci" "ezik" tanımlamalarını yıkmak istemiş. "bizden korkacaksınız!" "titreyeceksiniz!" vb minvale çıkıyor bu kapı; ne gerek vardı? ben başımı yere eğik eve gittiğim günleri severim mesela. olur böyle şeyler beşiktaş"ta. bırakınız ezik, tinerci desinler başkan, bunlar taraftar atışmalarının "güzel" yanları; sen özünde bundan çekindiğini ne diye belli ediyorsun? locandan mağlubiyetlerin acısı belki villalarda ağlamaya benzer ama, kapalıda ki mağlubiyet açısı beste söylemektir.
    korkuların ve çekingenliklerin var başkan. değmez, sen yoluna devam et, benim için biliç"i gönderip, şampiyonluk sevdanı dışavurduğunda gözden düşmüştün, ama bir çok taraftar ve benim gibi taraftarlar da sana saygı duyuyor. taraftarınla lütfen çatışma. yaptığın arena gitmen adına inler, rüyaların karışır, değmez. sen tapelerde küfür yediğinde şu an kızılderili atasözüyle karikatürüze etmeye çalıştığın taraftar arkandaydı; bazı şeyler unutulmaz azizim.

    ha bir de bazı taraftarlara "kahvenizi evden yudumlayın" demişsin. çarşı"ya gönderme olarak algıladım; evet çarşı"nın hataları camiayayı sıktı, akıllanmaları gerekir; ama zaten uyguladığın - bir nebze de haklı - bilet fiyatları için zaten bir çoğumuz kahvemizi evlerimizde yudumlayacağız. stat taraftarı da pek moda oldu ya, olur öyle.

    saygılar, sevgiler.