1. şimdiden programınızı yapıp erkenden biletlerinizi almanızı tavsiye ederim. yine çok çabuk tükenecektir.
    one
  2. listemi hazırladım, kılıcımı kuşandım, biletler için savaşa hazırım.

    özellikle, kynodontas filminin yönetmeni yorgos lantimos'in son filmi the lobster için oldukça heyecanlıyım.

    istanbul, direniş, kentsel dönüşüm ve işçi sınıfı odağında - anladığım kadarıyla - gerçek üstü bir hikaye kurgulayan alman/turk yapımı hasret: sehnsucht *; ortaçağ napoli’si hikâyelerinden uyarlama fantastik, komik ve gotik dönem filmi bir varmış bir yokmuş *; klise eleştirisi yapan karanlık film the club listenin öne çıkanlarından.
  3. sabah 11'den itibaren birçok filme ait biletler tükenmeye başladı. buna lale kart sahiplerinin genel satıştan önce bilet alabiliyor olmasin da etkisi var.

    the lobster için bilet bulamadım. :( 2 ekim'de rexx sinemasi'na ek bir seans açılacağına dair bir duyum aldım, ancak ne kadar doğru bilmiyorum. zira biletix'de satışa çıkmamış henüz.

    bu saatten sonra biraz zor gibi gözüküyor lakin imkaniniz varsa biletleri giselerden almakta fayda var. biletix her bilete 2.50, her filme 5 lira işlem ücreti aliyor. yani iki kisilik bilet icin film başına 10 lira fazladan ödüyorsunuz. 4-5 filmde bu adama epey koyuyor. lanet olsun.
  4. elle ve student izlenmeye değecek filmler gibi görünüyor.
    ancak tüm filmleri inceleyemedim henüz.
    önerisi olan kızıllandırsın.
  5. bir kaç filmi inceledim hoşuma gidenler şunlar;
    -- karanlık görev güney kore filmi kendi ülkesinde çok iyi gişe yapmış ve oscarda temsil etmeye hak kazanmış.

    --- bir ulusun doğuşu severim böyle örgütlenmeli, direnmeli filmleri.

    --- frantz konusu dikkat çekici alman fransız yapımı.

    51 adet film var biraz daha inceleyim editlerim.

    edit: --- arrival uzaylı istilası ve bilim kurgu filmide varmış hollywood' dan çok iyi oyuncular var

    --- florence florence foster jenkins' in biyografisi üzerine yapılmış baş rollerde meryl streep ve hugh grant' ın oynadığı film.
  6. benim için paterson'a gitmenizi tavsiye ettiğim etkinlik. etkinlik görevlilerine eskişehir'e de uğramalarını kibar ve bir o kadar da tehditkar bir tavırla hissettirirseniz ayrıca mutlu olurum.

    ekleme: ve geldi.*
    sde
  7. en sevdiğim yönetmenler ve merakla beklediğim filmlerle filmekimi 7-9 ekim'de ankara yı da şenlendirecek.

    imctv filmekimi için ayrıntılı bir derleme hazırlamış. ilginize ve bilginize.

    "filmekimi programında, altın palmiyeli ken loach filmi i daniel blake’den, xavier dolan’ın cannes film festivali’nde büyük ödül’ü kazanan alt tarafı dünyanın sonu / it’s only the end of the world’e, oscar’lı yönetmen asghar farhadi‘nin bu kez iran’da geçen the salesman’ı, 4 ay, 3 hafta, 2 gün filmiyle altın palmiye’ye layık görülen cristian mungiu‘nun mezuniyet’i, jim jarmusch‘un fazla konuşmayı sevmeyen bir otobüs şoförünün hikayesini anlattığı paterson’u, the beatles’ın ilk yıllarına odaklanan the beatles: eight days a week-turne yılları, cannes film festivali’nde eleştirmenlerden tarihin en yüksek puan ortalamasını alan maren ade imzalı toni erdmann ve pedro almodovar‘ın kariyerinin 20. filmi julieta da festival programında yer alan filmlerden bazıları."
  8. böyle festivallere ihtiyaç var hele ki gişe amaçlı yapılan filmler karşısında kendince tutunan filmleri bizlere ulaştırabildikleri için.

    bu ülke için konuşuyorum sinema salon sektörünü ele geçirmiş cinemaximum'un ülkeye film getirirken hakettiğini düşündüğüm gişe kaygısı duymadan aldığı bir film görmedim; getirdikleri zamanlarda da oscar ödülleri verilmiş olur, vizyona gişe amaçlı girer bu filmler de aslına bakarsak.

    şimdi daha ironik bir kısma gelmek istiyorum. böyle bir etkinliğin yapıldığı sinema salonlarından bazıları evet evet tam düşündüğünüz gibi pempiş cinemaximum salonlarından başka yerler değil.

    bırakin bu ekimde de onlar kazana dursun, bizde bağımsız sinemayı yaşata duralım!