1. fizik müfredatının daha kapsamlı olduğu, orta öğretim kurumu.

    neden bir fizik lisemiz yok mesela, ya da matematik. temel bilimler meslek sayılmadığından mı?

    feza gürsey fizik lisesi olsa mesela, giren öğrencilere diğer liselerden daha üst düzeyde fizik öğretildiği bir lise. fen lisesi gibi değil, fizik ile biyolojinin eşit değer gördüğü veya kimya deneylerinin fizik deneylerinden az yapılmadığı yerler onlar, fizik lisesi için fizik önceliklidir. orada hocalar fizik teorilerini tartışır, öğrenciler fiziğe duydukları merakla gelir derslere.

    hayali bir lise fizik lisesi, türkiyede 2 tane olsa yeter. feza gürsey'ler daha yetiştirmeliyiz bu okullarda.
  2. "eğitim seviyesi arttıkça akp'nin oyları düşüyor."

    bunu diyen bizim bir bakanımızdı. şimdi bu liseler neden açılmıyor yerine imam hatipler açılsın diye neden çırpınıyorlar? adam açıklamış. eğitim seviyesini yükseltip başlarına iş açmak istemiyorlar. bu yüzden bu yönetim ile böyle kurumların açılması imkansız.

    ben basit örnekle " ilayda şamilgil " kimdir nedir bir araştırınız.
  3. bilime sanata önem veren bir topluluk olmuş olsaydık bunu yapar eğitim seviyemizi arttırabilirdik.ancak bizim ülkemizin bilimden sanattan çok hocaya imama ihtiyacı olduğu için imam hatip liseleri açılıyor.

    "insanlar veremi 5000 yıl lanetledi ancak çözümü aşıydı."

    ülkenin doğusundan batısına doğru güzel bir aşı yapılması gerekiyor ki akıllanalım.
  4. eğitim sisteminde olması gereken çok yenilikten biridir.

    böyle bir lisenin açılmasıyla geleceğe başarılı, alanında uzmanlaşmış hatta duayen isimler yetiştirilebilir.

    peki, örnekleri denenmedi mi?

    (bkz: sosyal bilimler lisesi) veya (bkz: fen lisesi) bunlar alanlarının genelleme adıyla oluşturulmuş liseler olmakla beraber amaçları yine kendi branşlarında uzman ve yeterli kişiler yetiştirmektir. bu amaçla çeşitli asılsız vaatlerle kandırdıkları öğrencileri tıpkı birer meslek lisesi formatında eğiteceklerini iddia etmişlerdir. sonuç mu? başaramadılar.

    bu liseler 10.sınıftan itibaren müfredat olarak diğerlerinden ayrılmış ve "farklı" bir görüntü çizilmek istenmiştir. ardından "tüm ülke genelinde liselerin ilk iki yılı aynı" hale getırılerek sankı sosyal bilimler lisesini hazırlık dahil şekilde okurken alanında donanımlı bır genç olmayı hedefleyenden; fen lisesine ülkenin en yüksek puanlarını alarak yerleşen gençlere kadar "çalıştınız çalıştınız alın size fen/sosyal bilimler lisesi" denmiş ve bu ıkı durumdaki gençlere de henüz hayallerinin başındayken "çalışmakla bu ülkede bir yerlere gelinmez" mesajını dibine kadar vermişlerdir.

    şimdi ben de isterim alanında donanımlı fizikçiler, matematikçiler, tarihçiler, edebi isimler yetişsin ama bız bu branşları genel anlamda bır başlıkta toplarken bıle -yüzeysel anlamda bilgiyi verip geçerken bile- sistemi birbirine katıp asıl amaçtan sapıyoruz. kaldı ki tek bir branş üstünden ilerlenecekse bunun ıcın yeterli eğitmenler olmalı. yeterli kitaplar, yeterli planlar, özenle hazırlanmış bir müfredat...

    bu liselerin ve burada yetiştirilmeyi bekleyen parlak beyinlerin o sözde yöneticiler için herhangi bir kıymeti olabilir mi? sistem mümkünse genclerin düşünmemesini, sorgulamamasını stabil olmasını istiyorken kendi eliyle deha yetişecek yolu açar mı? sermayesine kilit vurmak istemez kimse.

    harcalarlar efendim! o gencecik beyinleri de harcarlar. "fizik lisesi" adı altında edebiyat dayatırlar mesela. balıklara sorarlar ağaca tırmanabılır mısın, diye. hatta tırmanmak zorundadırlar, sormak falan ne iş! yıllarca okuturlar ama ne anlatılanları öğrenip geliştirebilen ne de kendi branşında yeterli öğrenciler vardır.

    eğitime koca bir ömür verip de bu denli eğitimsiz kalınan tek ülkedir; türkiye.