• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (10.00)
Yazar suat derviş
fosforlu cevriye - suat derviş
atilla dorsay'ın önsözüyle...bir gece kadınına, bir karanlık kızına bundan daha güzel ve onu daha iyi vasıflandıran bir sıfat bulmaya imkân mı vardı! güzelliği kadar, ismi de kaldırımlarda meşhurdu.güzelliği dillere destan, yeri geldiğinde mangalda kül bırakmayan, gökyüzündeki yıldızlardan düştüğüne inanacak kadar saf bir fahişe fosforlu. istanbul'un her sokağını, karakollarını bilen cevriye'nin karşısına hiç tanımadığı bir adam çıkar. hayatında kimse cevriye'ye, hastalığında kendisine bakan, itina eden, ilk kez bir kadın olduğunu hissettiren bu adam gibi davranmamıştır. bu yabancıyı tanımasıyla birlikte cevriye daha önce hiç hissetmediği, hiç bilmediği duyguları tadacak ve sevmeyi, tutsaklığı öğrenecektir.suat derviş, ilk kez 1968'de yayımlanan fosforlu cevriye adlı kitabında, toplumun dışına itilmiş, "öteki" olarak konumlandırılan bir fahişenin hayatını anlatıyor. toplumun farklı sınıflarından karakterlere yer verdiği, sade bir dille yazdığı ve insan sevgisini temel aldığı bu romanıyla, toplumda var olan iki yüzlülüğe de ironik yaklaşımıyla dikkat çekiyor.(tanıtım bülteninden) (kitap bilgileri idefix'den alınmıştır.)
  1. şu kısa mı uzun mu karar veremediğim hayatımda okuduğum en güzel kitap. beni şimdiye kadar hiç bir kitap bu denli etkilememişti. aslında sebebini de tam bilmiyorum ama çok etkiledi işte. aslında filmlerde de çok var sevdiği uğruna ölen ancak bu romandaki başkaydı sanki okumadım yaşadım. bu kitabı okuduktan sonra (kendi tabirimle "yaşadıktan" sonra) sevdiğim adama bakışım değişti (bakış açım değil bildiğin bakışım). roman bittikten sonra sanki onları ben yaşamışım da bana 2. bir şans verilmiş gibi hissettim. bir insanı nasıl sevebileceğimi öğrenmişim gibi devam ettim hayatıma.