1. ana kara toprakları batı avrupada bulunan ve dünyanın pek çok noktasında deniz aşırı illeri bulunan ülke. yarı-başkanlık ile yönetilir. başlıca komşular belçika, almanya, isviçre, italya, ispanyadır. başkenti ve en büyük şehri paristir. bayrağı mavi beyaz ve kırmızı sütundan oluşur.

    ayrıca son 1 haftadır sendikalarca alınan kararla ülkede neredeyse hiçbir işçi çalışmıyor. ülkede benzin bulmak neredeyse imkansız hala geldi.
  2. fransa bugunlerde tarihinde sayili miktarda gerceklesmis buyuk sel felaketlerinden biriyle mucadele ediyor. yuzyilda bir gorduklerini iddia ettikleri bu felaketin ulkede yol actigi durumdan, yasananlardan bahsetmeye calisacagim bu yorumda.
    televizyonlar surekli sular altinda kalmis tarlalari, evleri, metro istasyonlarini gosteriyor ve en son bu kadar buyuk sel felaketini 1910 yilinda gorduklerini soyluyor.
    gelelim, neden, nasil geldi bu felaket, nereler en cok etkilendi ve neden onlenemedi, ya da gerekli onlemler alin(a)madi?..
    30 mayis -2 haziran 2016 tarihleri arasinda fransa'nin merkezinde gerceklesen (paris'i de icine alan bu merkez yaklasik 200km capinda) yogun yagislar sonrasi (aslinda beklenen ama bu kadar siddetli vurmasi beklenmeyen) paris'ten gecen seine nehri, kendisini besleyen loing nehrinin yogun yagislar sonrasi beklenmedik yukselisi ve tasmasi sebebiyle yukseldi ve sel felaketlerinin yasanmasina sebep oldu. ama bu felaket sadece paris'te yasanmadi. ozellikle montargis sehri ve cevresinde cok daha buyuk maddi hasar yasandi. su ekran goruntusunde loing nehrin bir bolumunun son durumunu gorebilirsiniz (google map de son duruma gore cografi yapiyi guncellemis durumda). nehrin bu goruntusune baktiginizda ana yataginin yaninda pekcok su birikintileri olustugunu goreceksiniz. bunlar nehrin dogal uzantilari degiller, bu felaket sonrasi olusan bir durum. bu bolgelerin hepsi suan hala sular altinda. loign nehrinin ortalama debisi 19 metrekup/saniye iken bu son donemde 150 metrekup/saniye'ye kadar ciktigi goruldu. bu da zaten yasanan felaketin boyutlarini gostermekte.
    genel olarak krizin gelisimini gormek icin sirasiyla 1 2 3 4 5 6 7 8 nolu haritalarda gunbegun alarm seviyelerini, etkilenen bolgeleri ve sular altinda kalan bolgeleri bulabilirsiniz.
    felaketin gelecegi ongoruldu aslinda, birkac gun oncesinde meteoroloji uyarilarda bulundu ama kilometrelerce uzunluktaki nehirlerin tasmasini engellemek bugunku bilimsel kosullarda mumkun olmadigindan engellenemedi. ha daha iyi onlemler alinamaz miydi, evet alinabilirdi. mesela baraj kapaklari daha once acilabilir, nehir yataklari daha az deforme edilebilir, dogal yapilari korunup tasmalari engellenebilirdi belki.. bunlar tamamen benim goruslerim, yerbilimci olmadigimdan fikirlerim bilimsel bir veriye dayanmiyorlar.
    tum nehir seviyelerinin normal seviyeye inmesinin 25 haziran'a kadar kademe kademe gerceklesecegi varsayiliyor. bugun bolgede hava gunesli ve sicak (25°c, turkiye sicagiyla karistirmayin diye diyorum :)). dolayisiyla bu varsayim bana da gercekci geliyor. umarim ne fransa ne de baska bir ulke boyle bir felaketi bir daha yasamaz. ama insanoglunun dogaya verdigi zararlardan sonra bu cok da garip ve kacinilmaz olmuyor ne yazik ki.. saglikli, bol gunesli, sicak gunler dilerim ;)
  3. her zaman avrupa'nın modasını belirleyen ülke olmuştur.

    fransız ihtilali'ne kadar fransızlar peruk giyiyor diye bütün soylu avrupalılar peruk takmaya özenmişlerdir (tabii arada "ne peruğu lan" deyip sadece saçını uzatmakla yetinip doğal takılanlar da olmuştur bu dönemde).

    daha sonra fransız ihtilali sırasında peruk takanların hep kafası gittiği için bu sefer de "sakata gelmeyelim" diye şapka takmaya başlarlar ve bütün avrupa'da şapka moda olur. halbuki daha düne kadar peruk takıyordu hepsi.

    günümüzde de pek farkı yok. abd'de pek moda belirleyici (trendsetter deniliyor sanırım) modacılar yok bildiğim kadarıyla. yine modayı fransızlar belirliyor.

    adamlar "artık kafamıza don giyeceğiz" dese, herkes kafasına don giyer. öyle bir ülke...