1. notaları birbirine sarılmıştır.
  2. o piyanoyu ne güzel sahiplenmektir! adeta ruhunun yansımasıdır chopin'in besteleri. hüzün o kadar ön plandadır ki benliğinizle dinlediğinizde chopin'in ağladığını hissedebilirsiniz.

    nocturne gibi bir baş yapıtı her bireyin en az bir defa dinlemesi gerektiğini düşünüyorum. chopin'i dinlerken bulutların üzerinde tatlı tatlı hüzünlendiğinizi duyumsayabilirsiniz . ayrıca bestelerinin naifliğini de unutmamak lazım.
  3. kendimi en çok chopin'in bestelerinde bulabiliyorum. kendisi piyanoya ayrı bir boyut getirmiştir. ritmileri kesik bir şekilde çalışı, içinde yaşadığı melankoliyi bize de taşıyor. (bkz: suffocation - chopin) ayrıca ölümünde de (bkz: requiem - wolfgang amadeus mozart) çalınmasını istemiştir. ayrıca -bildiğim kadarıyla- kendisini toplumdan uzak tutmaya çalışan, elitist bir duruşu vardır.
  4. kardeşimle bunu baya tartıştık ama benim en sevdiğim eseri budur.
    chopin-waltz no. 6 in d flat, op. 64 no. 1 (minute waltz) (ismi youtube'dan aldım yoksa ben de waltz no. 6 diye biliyorum.)
    https://www.youtube.com/watch?v=gJdYIqwoJNc
    neden
  5. Nocturne ile ruhunu öyle ya da böyle içime sızdıran bestekar. Kendisiyle tesadüfen beklenmedik bir yerde daha karşılaştık,matt bellamy nin yorumuyla.
  6. fryderyk chopin, 1810 yılında varşova'ya yerleşmiş bir fransız öğretmenin oğlu olarak dünyaya gelmiştir. 1830 senesinde patlak veren polonya devrimi üzerine varşova'dan ayrılarak önce avusturya başkenti viyana'ya, sonra fransa'nın başkenti paris'e yerleşmiş ve paris'te geçimini sağlamak için soylu sınıfa piyano dersleri vermeye başlamıştır. kendine özgü besteleriyle zamanla burda ünlenmiştir.

    chopin, romantik dönemin * piyanisti ve bestecisidir. lehistan folklorunun ezgi ve ritmlerini batı avrupaya taşımış, çoğunluğunu piyano için yaptığı kendine özgü ve romatizm yüklü besteleriyle nam salmıştır.

    fransızlar, ona "frédéric françois chopin" derler.