1. sevgili immanuel tolstoyevski'nin blog sayfası. birgün blog takip edeceğim hiç aklıma gelmezdi, yazmaya da okumaya da küçümseme ile bakıyordum. fakat yazıyor adam, güzel de yazıyor herkese tavsiye ederim. kariyerinizi çöpe atma rehberini de tamamlamış, bu yazı dizisinde dili oldukça iyi kullanmış, akıcı olmuş. (kafası rahatsa demek ki)

    edit: buyrun
    abi
  2. immanuel tolstoyevski'nin blog adresidir.

    eleştirilerimi de şuraya bırakayım.
    -son zamanlarda fikirlerini -büyük ihtimalle- kitaba bırakmak için içi boş yazı dizilerine başladı. kitap yazarı olma hayali için inanılmaz mantıklı hamleler yapıyor yıllardır zaten. onedio, facebook, twitter, instagram, 500px derken baya çevre kurdu kendine her paylaşım ağında.

    -ilk zamanlarında yazdığı yazılarla şimdikiler arasında inanılmaz farklar var. bir kere dili ve üslubu oldukça gelişti. psikolojik arkaplanında merak ve motivasyon seviyesini yüksek tutarak yazılarının okunurluğunu arttırdı.

    -yine blog'unun ilk zamanlarında kurduğu araştırma link ağı, sosyolojik tespitler, entry adı altında kitap özetleri git gide azaldı. sanırım o da fark etti kazancı olmadığını. şimdiki zamana yaklaştıkça tespit ve bilgiler azalmaya başladı, film ve dizi göndermeleri arttı. bu da yakında kitabının çıkacağına işaret ediyor.

    - şimdi falan diyorum ancak bunları yazmam gerekli olduğuna inanıyorum. muhteşem bir gelişim eğrisi var immanuel tolstoyevski'nin. bunları dinlediği podcast'lerden, okuduğu bilimsel ve psikolojik yazılardan(hepsi genelde rss feed'e sahip sitelerden) aldığı bilgilere bağlıyorum. kötü bir şey gibi yazdım ama öyle değil gerçekte. bilişsel gelişime önem verdiği için en güzel bilgi kaynaklarına yaslamış sırtını. ancak kaynak belirtmeden podcast'lerde tartışılan konuları ya da kitap özetlerini kendi düşüncesiymiş gibi yazıya dökünce ister istemez bir ön yargı oluşuyor insanda. umarım bu yazdıklarıma da kızmıyordur, büyük ihtimalle görmez bile, ancak gerçekler böyle.

    gel gelelim bu kadar eleştiri üzerine beğeniyor muyum yaptığı çalışmayı? evet. araştırmaya yönlendiren bir yapısı olduğundan bu da.
    neden
  3. bir ara küçük bağışlar alan bir site idi, şimdi bağış link'i yok. gerçi yazarı zaten into the wild'in baş karakteri gibi bir hayat yaşadığından gayet doğal.
  4. abi'nin tavsiyesiyle okumaya başladığım blog. kariyerinizi çöze atma rehberi ile başladım. ilk izlenim, sistemi sorgulayan ve çözmüş bir havası var.

    !---- spoiler ----!

    ''egonuzu ezmeye çalışan ilkel sistemler size "cumartesi çalışmazsam işten atılırım" dedirtir. egonuza oynayan akıllı sistemler ise "cumartesi çalışmazsam arkadaşlarım işten atılır, şirket de batar, her şey bana bağlı" dedirtir. böylece her seferinde tekrar ikna edilme veya korkutulma gereği olmadan, gönüllü olarak çalışırsınız. "kendini vazgeçilmez hissetmek", statü merakına kıyasla, daha rafine bir bağımlılık. ama yine de bir bağımlılık. büyük sistemlerde ufak çarklar olmamızı, kendimize böyle yediriyoruz. ''

    !---- spoiler ----!