1. bilimin iki babası kendileri. newton bu iki beyfendi için "daha ileriyi görebildiysem, bunu omuzlarından baktığım devlere borçluyum" demiştir.

    bu iki beyfendi arasında bir mektuplaşma yaşanmıştır. bu mektuplaşma gariptir çünkü bir yanlış anlaşılmalar silsilesine yol açmıştır. galileo zamanında kilise ile ters düşmüştür. ters düşme sebebini bilmeyen yoktur lakin ben kısaca söyleyeyim. kilise tutturmuş dünya evrenin merkezinde, galileo yok diyor. merkezde güneş vardır gezegenler etrafında döner diyor fakat kilise o dönem çok sert. mahkemeye çıkartıyorlar öldürmeye kadar gidiyor neredeyse. galileo da kiliseden gizli keplere mektup yazmak istiyor ve şifreli bir cümle yazıp keplere gönderiyor. hikayeyi başından anlatayım.

    galileo bir teleskop yapıyor ve gökyüzünü gözlemlemeye başlıyor. gözledikçe birçok şeyi keşfediyor. ve heyecanla keplere şu şifreli mesajı "smaismrmilmepoetaleumibunenugttauiras" yolluyor. mesajda kelimelerin ve harflerin tamamen yerleri değiştirilmiş durumda. galileo nun güvendiği tek şey keplerin şifre çözme yeteneğidir. mesajda ise galileo "altissimum planetam tergeminum observavi" yani "en yüksek gezegenin aslında üçüz olduğunu gözlemledim" burda en yüksek gezegenden kasıt satürndür. o zamanlar gözlemlenebilir en uzaktaki gezegen satürndür. peki üçüz derken neyi ima etmiştir bu galileo. tabiki sizinde aklınıza geleceği gibi satürnün halkalarından bahsetmiştir. aklınıza gelmediysede boşverin satürn kim ki zaten. * üçüz demişken satürnü gözlemlediğinde halkalar öyle bir konumdaymışki galileo halkalarıda birer küre olarak görmüş.

    peki bizim kepler bu mesajı nasıl çevirmiş dersiniz. tabiki galileo nun bahsettiği gibi çevirmemiş. kendisi şu şekilde "salve umbistineum geminatum martia proles" çevirmiş. türkçesi ise şu "merhaba, mars'ın 2 uydusu olduğunu buldum." şimdi aşk tesadüfleri sever mi diyelim ne diyelim bilmiyorum ama marsın 2 uydusu vardır. ama galileo nun teleskopu bu uyduları gözlemlemek için yeterli değildir. marsın 2 uydusu var demişken kısaca ondan da bahsedelim. marsın 2 uydusu ilk defa gözlemleyen kişi asaph hall dır.

    bu galileo aynı mektupta farklı bir şifreli mesaj daha yollamıştır. oda şu "haec immatura a me iam frustra leguntur oy" şekildedir. şifresiz hali ise daha doğrusu galileo nun demek istediği ise şu "cynthiae figuras aemulatur mater amorum" şekildedir. türkçesi ise "venüs, ay'ın evrelerini taklit ediyor." gene tesadüf mü diyelim yoksa evren bu şekilde olmasını mı istedi diyelim bilmiyorum ama kepler bunuda birkaç harf eksik olarak şu "macula rufa in jove est gyratur mathem" çıkarımı çevirir. türkçesi ise "jüpiter'in üzerinde dev bir kırmızı nokta var." bu kırmızı noktada gerçekten jüpiterin yüzeyinde var. hemde dünyanın neredeyse 2 katı kadar. tabiki bunuda galileo nun görmesi neredeyse imkansız. bu kırmızı noktayıda keşfeden kişi robert hooke tur.

    şimdi galileo ve kepler sayesinde evrenin ulaşılamayacak yerilerini gözlemleyebiliyoruz. bu adamlar o kadar zeki ki yanlışlıkla bile çığır açıyorlar. *